'EKŞİ ELMALAR've 'DAĞ II' FİLMİ

Diğer sektörler gibi Türk sineması gişe rakamların göre film üretir. Yüksek hasılatta komedi filmleri açık ara öndedir. İkinci sırada mutlu sonla biten aşk filmleri yer alır, diğerleri de bu ikisinin gerisinde sıralanırlar. Sektörün bu prangasını kırmak istediğim için bol küfürlü, sulu zırtlak komedi filmlerine asla gitmem, gidenleri de uyarırım. Romantik aşk filmlerine  ise kısmi amborga uygularım. Sezonda on aşk filmi vizyona girerse bir ya da ikisi benden ancak vize alabilir.

Sinemada benim tercihim sosyal içerikli filmlerdir. Çünkü insanım, çünkü sinema sanatını salt bir eğlence aracı olarak görmem, yaşadığım toprakların sorunlarına, acılarına, sevinçlerine fransız kalmak istemem.

“EKŞİ ELMALAR” ve YILMAZ ERDOĞAN’IN YERLİ DURUŞU

Bu sezon gittiğim ilk film Yılmaz Erdoğan’ın “Ekşi Elmalar”ı oldu. Erdoğan duyarlı bir sanat adamı. Başarının getirdiği öz güvenle içinde gençliğini yaşadığı sosyalist ve bölücü örgütleri hiç takmıyor. Hatta yeri geldiğinde gayet sanatkârane bir şekilde eleştiri oklarını da göndermekten çekinmiyor. Ekşi Elmalar da “Reisin kızı” ile Ankara’da ODTÜ’nin devrimci öğrencisi arasında temiz bir aşk filizlenir. Hakkari’den Ankara’ya  güllü dallı, kırmızı bir zarfla elden bir mektup gönderilir. ODTÜ kantini Marks, Lenin, Mao, Che resimleri ile donatılıdır. Devrimci kahramanımız mektubu aldığında önce omuzunun üstünden kantine derinlemesine bakar. Çünkü kimsenin o güllü dallı aşk mektubunu görmemesi gerekir, çünkü aşk burjuva duygusudur, aile burjuva kurumudur. Mektubu hızla alıp cebine koyar ve şunları söyler:

“Biz üç beş aya kadar devrim yapacağız, aşka meşke ayıracak zamanımız yok.”

Bu sözleri söyleten sosyalist öğretidir, mektbu alıp cebine koyan ise insani kimliğidir. Filmin finalinde aşk, sosyalist öğretiyi mağlup edecektir.

Yılmaz Erdoğan, çocukluğunun geçtiği Hakkari’ye objektif bir gözle yaklaşır. Konu kahramanlarının Alanya’ya göçmesi öncesinde Bölücü örgüt PKK’ya göndermede bulunur: “Buraları yaşanmaz hale getirdiler”.

Sol görüşlü sinema eleştirmenleri Erdoğan’ı “Tam yeri gelmişken neden bölücülük yapmadın?” diye eleştirirken, bazı saplantılı sağ kalemler de “Erdoğan bölücüdür, bu filmde bölücülük yapmaktadır” şeklinde zırvaladıklarını gördüm.

Kısacası Ekşi Elmalar yerli bir film; sevinci, acısı, öfkesi, aşkı ile bizim insanımızın ve bu toprakların hikâyesi.

DAĞ II ve ALPER ÇAĞLAR’IN MİLLİ DURUŞU

Alper Çağlar genç bir yönetmen. Henüz 35 yaşında. İdeolojik kampların hiçbirine dahil değil, iyiki de değil... Çünkü Siyasal İslamcılar vatan, bayrak, millet, cumhuriyet kavramları başta olmak üzere her şeye muhalif, Ülkücüler slogancı, aradaki cemaat yapıları vaazcı... Edebi türler ve sinema sanaatı ise kesme şekeri çayın içinde eriterek sunmalıdır. Ama ideolojik kesimler “Aç ağzını” der ve kocaman bir kesme çeker atarlar ya da ince belli bardaktaki tavşan kanı çaya altı tane şeker koyarak servis ederler. Alper Çağlar herhangi bir kampa dahil olmadığından sanatı sloganlaştıran bu risklerin uzağında, “teşkilatsız milliyetçiler”in temsilcisi yani.

Dağ II filmine gitmeden önce Dağ I filmini internetten bulup seyrettim. Alper Çağlar sinemanın yerleşik kalıplarını kıracak gençliğe ve cesarete sahip ama Dağ I de sinemanın kalıplarını kırmak isterken küfür prangasını ayaklarında gördüm. Çünkü “bol küfürlü diyaloglar gişeyi arttıran ajite bir öğedir” algısına kapılmayı bir yönetmen için özgüven eksikliği olarak görürüm ya da bir sporcunun doping hapı almasına benzetirim. Dağ II filminde küfürler hayli azaltılmış belli ki Alper Çağlar’ın özgüveni yükselmiş.

DAĞ I filmi vaazsız, slogansız bir şekilde asker ve vatan sevgisini konu odağına alırken DAĞ II’de Musul, Kerkük Türkmenleri üstünden soydaş kavramını da çok başarılı bir şekilde konu odağına yerleştirdiğini görüyoruz. Dağ II’nin ele aldığı konu ile Türk sinemasının kalıplarını kıran gişe başarısının temelinde işte bu üçleme yatmaktadır. Üstelik Alper Çağlar’ın geriye dönüşleri Türk ve Dünya sinemasında örneği görülmeyecek şekilderiye çoktur. Konu kahramanını betimlemek için, ana hikayeyi aksatacak kadar, neredeyse film süresinin yarısı geriye dönüşlere ayrılmıştır. Dağ I filmine göre ana hikaye güçlendirilmiş olmasına rağmen yine de tam kıvamını bulamamıştır.

Ahmet Haşim’in şiir için koyduğu bir kural vardır: “Şiirde her kelimeyi çekip alarak tek tek test ediniz. Eğer bir kelimeyi çekip aldığınızda duygusundan bir şey kaybetmiyorsa atın o kelimeyi”. Bu kuralı ben yazdığım Kurt Nefesi ve Boraltan Köprüsü romlarımda sadece kelime için değil cümle, parağraf ve olay örgüsünde uyguladım... Gördüm ki geriye çok yalın bir cümle, çok saf bir üslup, çok konsantre bir olay örgüsü kalıyor.

Dağ II filmini seyrederken Ahmet Haşim hep aklımdaydı. Alper Çağlar’ın kurguladığı sahneleri Haşim’in kuralına göre tek tek test ettiğimde, filmden çıkartıldığında ana hikayenin akışının bozmayacak birçok  sahne gördüm. Üstelik bu sahneler kahraman betimlede tekrar sahneleriydi. Oğuz ve Bekir’in kankalığı neden birden fazla sahneler ile betimleniyor?.. Örneğin düğün sahnesi veya boğuşma sahnesi çekilip atılsa hem geriye dönüşler azalmış, hem de tekrardan kurtulunmuş olurdu. Tabii bunların yerine yeni karakterler, trükler konulmalıydı.

Alper Çağlar ana hikayeyi biraz daha güçlendirebilseydi, aşırı geriye dönüşlerle zayıflatmasaydı millet, vatan ve asker sevgisi gibi sağlam bir temele oturan Dağ II filmi Türk Sinemasının baş yapıtlarından olabilirdi. Şu an için 2 milyonu aşan, 3 milyonu da aşmasını temenni ettiğimiz Dağ II filminin başarısı kusursuzluğundan ziyade milli kavramları önemseyen “teşkilatsız yeni kuşakların” Alper Çağlar’ın üçlemesine gösterilen saygı duruşudur.

Dağ II filmi 3 hatta 5 milyon gişe başarısını yakalaması için herkes sinemaya koşmalıdır. Çünkü böyle bir başarı Türk sinemasında bol küfürlü komedi filmleri dönemini kapatıp yeni bir dönemin milatını müjdeleyebilir. “Öz yurdunda garip, öz vatanında parya” olan Sakarya’nın ayağa kalkışı da sinema sanatı ile gerçekleşebilecektir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/611/eksi-elmalarve-dag-ii-filmi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Nuri
08.02.2017 13:55
Güzel yazi

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar