GELENEKSEL TÜRK EBRU SANATI VE FELSEFESİ

Geleneksel sanatlarımızın başında gelen ebru, su üzerinde toprak boyalar ile çeşitli desenlerin oluşturulduğu oldukça ilgi çekici bir sanat dalıdır.

Suyun yoğunluğunun kitre ile birlikte ayarlanarak, at kılından yapılmış özel fırçalar ve toprak boyaların kullanılması ile ebru sanatına dair örnekler verilmektedir. Ebru teknesi ise sac veya çelikten imal edilmektedir.

Ebru sanatı oldukça mistik öğelere sahiptir. Teknik özelliklerinin yanı sıra felsefi bir altyapısı bulunmaktadır. Şöyle ki; bazı günler, şafak veya gurup vakti ufka bakarsınız; kırmızı, sarı, lacivert ve mavi renklerin en ilahi tonları ile bulutlardan bir ebrunun daha doğrusu ebrinin şekillendiğini görürsünüz. Yine bazı gecelerde, bulutlu semalar kadar geniş bir ebru teknesine, mehtabın usta fırçasıyla lacivert, mavi ve ışıklı beyazın bütün nüansları serpiştiriverdiğine elbet rastlamışsınızdır. İşte, sanatkar dedelerimiz, bir anda değişip kaybolan bu semavi güzellikleri yeryüzüne aksettirerek, onların ağaç yeşiline ve toprak rengine olan hasretini giderdikten sonra, bu şahane tabloyu kağıt üstünde de ebedileştirmeyi bilmişlerdir. Bu anlayış içinde sanatkarın benlikten uzaklaşan gönlü, sanki ebru teknesinde şekillenmiş gibidir. Artık o zaman büyümeye başlayan ebru teknesi derya kadar genişler, genişler ve bir kainata döner. Ebrucunun gönlü gibi...Hz. Ali ne güzel buyurmuş : Sen kendini küçük bir cisim sanırsın, halbuki bütün bir alem sende dürülmüştür (01 Aralık 2016 tarihinde http://www.ktsv.com.tr/sanat/3-ebru sitesinden erişilmiştir).

Bir başka ifade ile ; boyanın kitreye düştüğü an aldığı şekiller adeta kainatın yaratılışı gibidir. Renkler birbirleri ile hem bir uyum içinde , hem de mutlak bir çatışma halindedir.

Önemli olan bu gelip geçiciliği ve karmaşayı aşmak ve arka plandaki mutlak iyiyi yakalayarak, Allah’ın kainatı yaratmadaki sanatını ve oradaki armoniyi görmektir. Bu ise nesnelerdeki keyfiliği aşarak onlara farklı bir gözle bakarak oluşur. Bu bakış kendinden geçmeyi, benliği ortadan kaldırmayı ve sarhoşluğu gerektirir (Ayvazoğlu,B. 1989 ,İslam Estetiği ve İnsan,s.32-33).

İslam sanatı içerisinde düşünüldüğünde soyut özellikler taşıyan bu sanat dalı ipek yolu ile İran üzerinden Anadolu’ya gelmiştir. Ebru; taşıdığı derin anlam ve teknik özellikleri ile günümüzde hala ayrıcalıklı bir yere sahiptir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/607/geleneksel-turk-ebru-sanati-ve-felsefesi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar