YANGIN YÜREĞİMİZDE

Kaç kez yüreğimiz dağlandı, kaç kez anneler feryatlar kopararak ağladı!.

Her gün dökülen gözyaşı, nisan yağmuru sanıldı.  Hep kopan yürek bizim yüreğimiz, hep kanayan yara bizim yaramızdır. Ateşin düştüğü kalp da bizim.

Baharını beklediği hayattan kopan canlar, nice canı çaresiz bırakır. Çaresiz ve ümitsiz.

Bir tek Adana’da yansaydı bedenim, bir yol, bir teselli bulur, yarama tuz dökerdim.

Bu kaçıncı ihmalin bedeli çocuklarımız.

Yetkililerden bilgi alınır, bilgi paylaşılır, suçun yükleneceği bir gariban bulunur.

Sonuç muhtemelen elektrik kontağıdır. Zaten çoğunlukla suçlu olarak imdadımıza kontak yetişir.

Kimse yerli yersiz elektrik kesintisi yaparak, teçhizatların arızalanmasına, yangınların çıkmasına ve canların yanmasına sebep olan elektrikten sorumlu kuruma bir soru sormayı aklına getirmez nedense.

Bu kurum her zamanki gibi parayı tahsil etmenin derdinde olacak, yanan canlar bizden gidecek.

İlk sorgulanması gereken kurum, elektrik dağıtımından sorumlu kurum olmalıdır, sonra diğerleri.

Elbette başka sorumlu varsa hesaba çekilmeli.

Balığı baştan kokutmamak gerek.

Ne olursa olsun giden canlarımız, genç fidanlarımız geri gelmeyecek.

Mehmet Deveci’nin dediği gibi: “Söze kelam olmaz dilin ve yürek yangın yeri olur da, sığınacak Hira’lar arar gönlün… “

Gerçek yangın yüreğimizde, vicdanımızda…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/602/yangin-yuregimizde.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar