TÜRKİYE BÜYÜYÜP TURAN OLACAK!

Bu mefkûreyi ne çok unutmuşuz meğer!

Hatırlıyorum da bizim lisedeki ders kitaplarımızda Ziya Gökalp şiirleri bulunurdu! Meşhur TURAN şiirini o yıllarda ilk kez sanırım Nihat Sami Banarlı’nın yazdığı 11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı kitabında okumuştum.

Güzel yazılmış bir ders kitabıydı.

Milli hasletlerimizin her yönüyle yer bulduğu, özenle yazılmış bir kitaptı.

Sonra ne oldu bilmiyorum, ders kitaplarını,  her kafadan bir sesin çıktığı, hiç kimsenin elini taşın altına koymadığı ve hatta belki de yetersiz kaldığı adı “Komisyon” olan ısmarlama gruplar, bu ders kitaplarını yazmaya koyuldular. Ülküsüz, hedefsiz, günü veya seneyi kurtarma telaşıyla yazılan ders kitapları sıralardaki yerlerini aldı.

Bu sütunlarda nedenini sayamayacağımız birçok sebepten dolayı bu kitapların artık kapakları bile açılmıyordu. Artık her şey ama her şey testlerin ve dershanelerin insafına terk edilmişti.

Gençlerimizin okumaktan maksadı tek bir şeye indirgenmişti. Üniversiteyi kazanmak! İyi bölümlere gitmek, çok para kazanmak, prestijli mevkileri kapmak! Artık tek hedef buydu…

Şimdilerde bakıyorum da ne çok yanlış yapmış, ne çok zaman kaybetmişiz. Gençliğimizi hedefsiz, mefkûresiz bir yığın haline getirmişiz. Vatan, bayrak, dil, din, tarih, milli birlik ülküsü gibi kavramları içselleştirmemiş bir gençlik boy vermiş yıllar yılı.

Gezi ayaklanması da, Fetö yapılanması da, PKK terör örgütünün hiç tükenmemesi de yaptığımız bunca hatanın ürünüdür… Biz eğitim ve kültürde bir türlü istediğimiz çıkışı yapamadık ne yazık ki!

Türk Milliyetçiliğini hep uzak durulması gereken, arkaikleşmiş ideolojik bir yere koyduk.

Oysa Türk Milliyetçiliği ülkemizin bekası için olmazsa olmaz mefkûremiz idi ancak bu ön yargı dağlarını bir türlü aşamadık. Büyük bir milletin bekası için bu Kızılelma, bu ülkümüz hep yadırgandı, aşağılandı, modası geçmiş bir ideoloji olarak görüldü.

Hatta bu ön yargı bir ara öyle bir boyuta vardı ki Arif Nihat Asya’nın ünlü “Bayrak” şiiri bile ders kitaplarından çıkarıldı. Oysa bu millet ne zaman meydanlara inse söylemeden geçmeyeceği bir şiirdi Bayrak şiiri.  Yine aynı şairin “Biz kısık sesleriz… Minareleri sen ezansız bırakma Allah’ım” diyen şiirini de koymadık bu ders kitaplarına…

Dilaver Cebeci üstadın meşhur ”Türkiye’m”  şiirini sanatçı Mustafa Yıldızdoğan bestelediği günden beri dilimizden hiç düşürmedik ama bu şiir de şairi de ders kitaplarında yerini almadı!

Dostluğu ve iyiliği Fethi Gemuhluoğlu’ndan okuyamadı Türk gençliği!

Vatan uğruna ser verip sır vermemeyi Osman Yüksel Serdengeçti’den öğrenemediler! Ötüken dağlarından beri Türk’ün gür ve Alperen nidasını:

“Dedem Korkut der ki: Evet

Vardır düğün, dernek, davet

Fakat Oğuzlarda devlet

Olmaz, dedikodu ile!”

Diye haykıran destan şairimiz Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’ndan işitemediler!

“Savaşmaktan kaçınır kim varsa alnı kara

Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara”

Diye gençliğe ata yadigârı özdeyişler muştulayan büyük Türk Milliyetçisi Hüseyin Nihal Atsız’a herkes hem kör hem de sağır oldu. Duymadılar, görmediler, işitmediler!

Daha kimler, hangi kıymetlerimiz var adını sayamadığımız lakin hiç biri bu komisyonlardaki öğretmenleri geçemediler! Komisyon kelimesi neden bu kadar işlevsiz ve kakofoniyi çağrıştırır bende bilmiyorum ama bu kelimeye fena gıcık olduğumu söyleyebilirim…

Ziya Gökalp dedim, bin ah işittiniz benden biliyorum…

Üstad upuzun yıllar önce ne kadar güzel söylemiş;

“Nabızlarımda evet, çünkü ilm için müphem 
Kalan Oğuz Han'ı kalbim tanır tamamıyla 
Damarlarımda yaşar şan-ü ihtişamıyla 
Oğuz Han, işte budur gönlümü eden mülhem: 

Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan 
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan”

Ziya Gökalp’i, Diyarbakırlı gençler; Seyyid Ahmet Arvasi’yi Van’lı gençler tanıyamadılar, okuyamadılar, bilemediler! Bilselerdi, anlasalardı, o kutlu mefkûreyi tanısalardı biz belki de bugün doğu meselesini konuşuyor olmayacaktık!

Van yeni Hüsamettin Subaşı’lar, Diyarbakır yeni İzzet Altınmeşe’ler, Cahit Sıtkı’lar yetiştirmiyorsa bunun vebali kimdedir acaba? Herkeste, hepimizde! Artık eğitim ve kültür en öncelikli meselimiz haline gelmelidir! Nitekim siyasi, ekonomik ve sosyal konular değişebilir ancak kültür ve medeniyet unsurları değişmez, değişmemelidir!

Sözlerimizi ünlü mütefekkirimiz Ziya Gökalp’ın sözlerini bir temenni niyetiyle bitirelim:

“Düşmanın ülkesi viran olacak

Türkiye büyüyüp Turan olacak!”

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/592/turkiye-buyuyup-turan-olacak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Bilge
07.12.2016 15:42
Yazdıklarınıza katılmamak imkansız... Evet kültürümüze, tarihimize, edebiyatımıza sahip çıkan bir millet olmayı başarırsak Türkiye büyüyüp Turan olur elbet... Saygılar...
Kılıçkıran
01.06.2017 10:07
Geç kaldım ama,hayırdır ! Bunları siz mi söylüyorsunuz???

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar