OSMANLI’DA “PARALEL DEVLET” YAPILANMASI ve FEYZULLAH EFENDİ / 1.

15 Temmuz’dan beri ülke gündemini Fetö’nün darbe teşebbüsü işgal ediyor. Herkesin diline pelesenk olmuş yanlış bir ifade var: “Efendim geçmişte Fetullah yapılanmasının bir benzerine rastlamadığımız için gerekli tedbirler alınamadı”. Bu ifadenin yanlış tarafı şu: Tarihimizde Fetullahın kurduğu “paralel devlet yapılanması” ve bu yapının devlete kurduğu “kumpas” ilk değildir. Birincisi, Osmanlı Devletine karşı Sultan II. Mustafa döneminde Şeyhülislam Feyzullah ve oğlu Fetullah Efendi tarafından kurulmuştur... Feyzullah, Fethullah, Fetullah... İsim benzerlikleri dikkatinizi çekti değil mi?..

Başka bir benzerlik daha var: 1. kumpas’ın kahramanları Feyzullah Efendi ve oğlu Fethullah Efendi de Erzurumludur.

Mehmet Akif Ersoy  "Tarih"i tekerrür diye tarif ediyorlar; hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?” diyeli uzun yıllar olmuş... Ama tarih 15 Temmuzda yeniden tekerrür etti... Çünkü 1. Kumpas’ın kahramanı Feyzullah Efendi’yi tanıyıp ibret alma şansımız olmadı.

Üstelik 15 Haziran 2014’de Erzurum Atatürk Üniversitesi bir sempozyum düzenliyor:”Seyyid Feyzullah Efendi Sempozyumu”. Osmanlı’nın idam edilen son Şeyhülislamı olan Feyzullah Efendi bu sempozyumda “Seyyid”, “Allah dostu” “Büyük evliya” gibi sıfatlarla takdim ediliyor...  Hatta “Feyzullah Efendi’nin babası Erzurum Müftüsü Seyyid Mehmed Efendi” olarak işaretleniyor... Babası “Seyyid” olunca haliyle Feyzullah Efendi de bunu hak edecektir.

Devrin tarihçisi Silahtar Mehmed Ağa da Erzurum Müftüsü Mehmed Efendi’nin Şemsi Tebrizi soyundan “Seyyid” olduğu iddiasını “Şemsi Tebrizi seyyidlik iddiasında bulunmamıştır, kendisi Tebrizli Güney Azerbaycan Türküdür” ifadeleriyle hem Erzurum Müftüsü Mehmed Efendi’nin hem oğlu Feyzullah Efendi’nin “Seyyidlik” sahtekarlığını ifşa etmiştir ama “Seyyid Feyzullah Efendi Sempozyumu”nun Fetöcüleri için bu bilginin fazla önemi yoktur. Tarihçi İsmail Hakkı Uzunçarşılı da Feyzullah Efendi için "Silahdar tarihinin kaydına göre seyyitliği yani evlad-ı peygamberiden olması sahte imiş" demektedir... Uzunçarşılı’nın yazdıklarının da sempozyumcular için bir önemi yoktur. Hani kurt kuzuya demiş ya, “Suyumu bulandırdın, ben seni yemeye azimli ve kararlıyım”... Bizim sempozyumcular da Feyzullah Efendi’yi hem “Seyyid” hem “Büyük evliya” yapma azmiyle toplandıkları aşikar.

Görüldüğü gibi 1. kumpasın kahramanı Feyzullah Efendi’nin aile ortamı ile 2. kumpasın kahramanı Fetullah Gülen’inki arasında “sağlıksız ortam” benzerliği vardır.

FEYZULLAH EFENDİ’NİN GERÇEK ADI

Erzurum Müftüsü Mehmed Efendi’nin büyük oğlunun adı Mehmed’dir. Aile ortamında “yükselme için her yolu mübah gören”  bir anlayış ile hırs küpü olarak yetiştirilir. Diğer taraftan Erzurum’da, Abdülmümin Efendi’den Arapça, Farsça ve fıkıh dersleri alır; yörenin seçkin alimlerinden Vanî Mehmed Efendi’nin de derslerine devam eder. Mehmed çok zeki, çok çalışkan bir o kadar da kurnazdır.

Mehmed Vanî Efendi, Fazıl Ahmet Paşa’nın Erzurum Beylerbeyliği sırasında derin ilmi ve hitabet gücü ile dikkati çeker. 4. Mehmed’e Fazıl Ahmet Paşa aracılığı ile takdim edilir ve Topkapı sarayı vaizliğine getirilir.

Vanî Efendi’nin himmeti ile 1661’de Mehmed, İstanbul’a davet edilir. İstanbul’a gelişinden bir yıl sonra Vanî Efendi’nin kızının gönlünü çalmayı başararak 1662’de evlenir. Bu evlilik onun yükselme hırsının tetiklediği bir eylemdir. Damat Mehmed’in artık önü açılmıştır. Her şey baştan düşündüğü gibi gelişir. Vanî Efendi’nin aracılığıyla IV. Mehmed’in şehzadesi Mustafa’ya 1669’da hoca olarak tayin edilir. Bir yıl sonra da padişah fermanı ile müderrislik diploması alır. Bundan sonra çevresinde etki gücünü yükseltmek için ismini Feyzullah olarak değiştirir.

Fetullah Gülen’in de “Fethullah” ismini değiştirmesini de hatırlayalım... Fethullah diye yazılınca ”Allah’ın fethi, dinin açılması, yaşamaya başlamak, Allah’ın nusreti” gibi 'yücelik atfeden' manalara gelirken “h” harfsiz olarak hiçbir anlam taşımaz... Resmi olmayan işlerde bile “Benim adım Fethullah değil Fetullah” ısrarını saftirik bir bakışla anlayamadık malesef.

“Feyzullah Efendi” yeni ismiyle gayet havalı bir şekilde ilmiye mesleğinde hızla yükselir. Haydarpaşa, Üsküdar Mihrimah Sultan, Sahn-ı Semân ve Ayasofya Medreselerinde müderrislik yapar. 1674’te İstanbul Kadılığı pâyesiyle Sultan Ahmed Medresesi’ne tayin edilir; 1678’de ise Rumeli Kazaskerliği pâyesiyle Şehzâde Ahmed’in  hocalığına getirilir.”

2. kumpasın kahramanı Fetullah Gülen de örgüt mensuplarına  generallerin, yüksek bürokratların, siyasetçilerin kızları ile evlenme tavsiyesi dikkate alınırsa aslında bu yolun Feyzullah Efendi’nin gittiği yol olduğu görülecektir.

Feyzullah Efendi, bu ilmi kariyerine rağmen kendine şöhret sağlayacak popülist davranışlar da sergilemekten geri durmaz. 1686'da Üsküdar'da padişaha ait bulunan "Bayram Paşa Yalısı" çayırına at bağlamaktan çekinmez. Bu davranışı o devir Osmanlı muaşeretine göre çok ağır bir suçtur.  4. Mehmed bu duruma öfkelenerek Feyzullah Efendi’yi idam ettirmek ister ama geleneğe göre ulemanın idam edilmesi mümkün olmadığı için infaz gerçekleşmez. Ama Feyzullah Efendi'nin ismi ulema defterinden silinir. Beş gün sonra iki şehzadenin annesi Gülnuş Emetullah Sultan araya girer ve padişah tarafından Feyzullah’ın affedilmesi sağlanır. Bundan sonra şehzadelerin hocalığına bir daha dönemez.

II. Süleyman’ın tahta çıkışından sonra 14 Şubat 1688'de Feyzullah Efendi Şeyhülislam olur. Fakat o yıl Balkan cephesinden dönen kapıkulu askerleri isyan çıkarırlar. Bu isyan kısa sürede bastırılır. Fakat bu bastırma hareketine başlamak için Saraya çağrırlan Şeyhülislam Feyzullah Efendi saraya gitmez. Bu nedenle onun zorbalarla fikir birliğinde olduğu kabul edilerek görevinden azledilir ve Erzurum’a sürgüne gönderilir.

Birinci İstanbul seferinde hayli riskli adımlar atarak kelleyi hep son anda kurtaran hırs küpü Feyzullah Efendi Erzurum’da sarığı önüne koyup etraflıca bir durum muhasebesi yapmış olmalı ki ikinci İstanbul seferinde daha tedbirli, daha sinsi, Osmanlı için daha tehlikeli tavırlar geliştirecektir.

(Devamı Var)

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/559/osmanlida-paralel-devlet-yapilanmasi-ve-feyzullah-efendi-1.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar