“İLTİSAK” NE DEMEKTİR?

Bazı kelimelerin gündeme gelmesinde siyaset rol oynuyor. Eşgüdüm (koordinasyon), dinlence (tatil), çekinser (müstenkif oy) kelimelerinin genelleşmesi rahmetli Bülent Ecevit’in kullanımıyla gerçekleşmiştir. Binaenaleyh (bunun üzerine, bundan dolayı) kelimesi rahmetli Süleyman Demirel’in; kerhen (istemeyerek) kelimesi de rahmetli Necmettin Erbakan’ın kullanımıyla dilimizde güncellik kazanmıştır.

20 Temmuz 2016 gününden beri gündemimize giren kelime “iltisak”tır. 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. Maddesinde “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan” cümlesinde geçen kelime, söz konusu kanunun çok tekrar edilmesiyle güncellik kazanmıştır.

Tıptan Hukuka “İltisak”

Biraz geç kaldım izah etmekte ama geç kalmam boşuna değil. “Her kelimeyi ben mi izah edeceğim? Bu milletin benden ve rahmetli Hakkı Devrim’den başka popüler kelime izahçısı yok mu Allah aşkın?” diye düşündüğüm için biraz ağırdan aldım fakat gördüm ki bugüne kadar “iltisak” kelimesinin doğru dürüst bir açıklaması yapılmadı basında.

Kelimenin kökü “lam, sad, kaf” üçlü kökünden oluşmaktadır. Türkçe’de “lüsûk” ve “iltisâk”  türetmeleri kullanılmış. Tabii “lüsûk” artık kullanılmıyor; bir hukuk terimi olarak “iltisak” kullanılıyor.

“İltisak” kelimesi, bizde “bitişme, kavuşma, yapışma, birleşme” anlamlarında kullanılmıştır. Önceleri sadece bir biyoloji ve hekimlik terimi olarak çeşitli terkiplerde kullanılmıştır. “İltisâk-ı ecfân: göz kapaklarının hastalıktan dolayı bitişmesi;  “iltisâk-ı em’â: hastalıktan dolayı bapırsakların birbirine yapışması”;  “iltisâk-ı esâbî: parmakların bir hastalıkla aşırı bir şekilde birleşmesi”

Eskiden, eklemeli (agglutinant) dillere  “iltisâkî lisan” denirdi. Bu Kelime köküne başka başka eklerin gelmesi demekti. Eklerin geldikleri kökle bir anlam ilişkisi yoktur; sadece o kökün anlamına katkıda bulunur ve cümle içinde yer alış şeklini belirler.

Kelime genel olarak sad harfi ile yazılırdı ama bazen ze harfiyle, bazen de sin harfiyle de yazılmıştır. Fakat nasıl yazılırsa yazılsın, anlamda herhangi bir değişiklik olmamıştır.

Kelime bizde biyoloji ve hekimlik alanında değil, kanun terimi olarak hayatiyetini sürdürmüştür. Hukukta, “bir konu, kavram veya olayla bağlantılı kişi” kişi anlamında kullanılmaktadır. Konu “ilgili olmak”ta düğümlenmektedir.  Yani, doğrudan veya dolaylı bir ilgi hususu söz konusudur.  İrtibat kurulan şeyin doğrudan kendisi değil ama onunla yoğun ilişkisi olan; ona bağlı veya bulaşmış olan” şeklinde bir kavramlaştırma söz konusudur hukukta. Doğrudan bir ilişki yoksa iltisak olunan olay ile iltisaklı olan arasında nihai planda bir ilişki vardır. Bu kavram, bünyevî/organik bir aynılığı değil, ancak sonuçta olumlu veya olumsuz etkilenme durumunu izah eden bir kavramdır.

Kanun Hükmünde Kararname’de “milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan” ifadesi var. Buradaki “üyelik, mensubiyet, irtibat” kelimeleri ile “iltisak” kelimesinin birbirlerinden farkı var ki, ayrı olarak kullanılıyor. Günümüzde “iltisak” kullanılmadığı için onun anlamı da yo oldu veya “irtibat, münasebet, ilişki, ilgi” gibi kelimeler arasında kaynadı gitti. Oysa “iltisâk” kendi kavram ve anlam değeri olan bir kelimedir.

“Üye olmak” ve “mensup olmak”ta bir problem yok; kamuoyunun üzerinde durduğu husus, “irtibat” ile “iltisâk”ın farkının ne olduğu.

İrtibatlı olmak, organik bir irtibat içinde olmak demektir ve karşılıklı deklare edilen bir ilişkiyi belirtir ama “iltisak” doğrudan organik bir ayniyet veya ilişkiden ziyade, sonuçtan olumlu veya olumsuz bir şekilde etkilenmek demeye gelmektedir.

Örgütçülükle İlişkisi

Konu FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü) olunca durumu şöyle izah edelim: Bir kişi doğrudan FETÖ mensubu olmayabilir ama FETÖ’nün yaptıklarından doğrudan nemalanabilir. BU nemalananlar, kendilerinin FETÖ mensubu olmadıklarını zannederler veya öyle iddia ederler ama her seviyeden FETÖ’cü militanların açıktan destekçisi olmasalar bile, FETÖ’cülerin faaliyetlerinin sonuçlarından istifade ettikleri için, gizli destekçileridir. Doğrudan FETÖ mensubu olanlar veya irtibatı tespit edilenlerle mücadele kolaydır ama asıl mücadele iltisâklı olanlarla yapılırken zorlaşır.

Veya PKK(PYD,YPG)-HDP  iltisâkı da aynı şekildedir. Yasal olarak PKK ile HDP’nin hiçbir organik bağı yoktur ama ideolojik zemindeki ilişkileri sonucu, PKK’nın yöredeki baskısı, HDP’lilerin meclise girmesini doğurmuştur. İşte bu nihai oluşma, bir iltisaktır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/553/iltisak-ne-demektir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

bursalı
16.03.2017 09:28
hocam eline sağlık.bu kelımeye ben de takmış durumdaydım.
Mustafa Memiş
22.09.2017 13:18
Merhaba. 2014 yılında Fetö'ye bağlı bir dershanede kpss eğitimi aldığım için atamam güvenlik soruşturmamın olumsuz sonuçlanması sebebiyle iptal edildi. Kurum savunmasında KHK'daki maddeyi aynen belirtmiş ...irtibat,iltikas vs. Bu madde benim durumumu da kapsıyor mu? Yani atamayı yapmamaları doğru mu sizce?
Ali Rıza Tura
03.06.2018 16:47
Bir de Türkçe'ye "saçmaya indirgemek" olarak çevrilen bir Latince terim var: Reductio ad abusdum. İltisaklı olmak terimini bu mantık terimiyle örnekleyelelim: Semtimizde kaçak olarak yapılan bir AVM nedenitle gayrı menkulümün değeri artıyor. ve ben bu artıştan yararlanarak dairemi yeni durumdan yararlanarak eskiden olan fiyatın epey üstünde bir fiyattan satıyorum. Daha sonra AVM'nin kaçak olduğu tespit edilip yıkılıyor. yapanlar suçlu bulunuyor. Bu durumda ben te bu kaçak AVM ile iltisaklı olmakla suçlanıp tutuklanıyorum! Olabilir mi böyle şey. Olamazsa verdiğiniz PKK /HDP iltisak ilişkisi de bir bu kadar saçmadır.
Adem AKPINAR
21.11.2018 11:28
Açıklamalarınız için Teşekkürler. Haberlerde duyduğumda anlamını merek ediyordum. bilgilenmiş oldum

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar