KELEBEĞİN FIRTINASI

Bütün dünya Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanlık seçimine kilitlenmiş durumdaydı. Hillary Clinton kazandığı takdirde, mevcut ABD politikalarından çok önemli bir sapma olmayacağı tahmin ediliyor ki, zaten kazanamadı.

Seçim sürecindeki sıra dışı konuşmalarıyla ve ABD’nin geleneksel politikalarıyla çelişen vaatleriyle Donald John Trump, 45. Başkan olarak Beyaz Saray’a oturdu. İkisi arasındaki fark, el-Cezire televizyonunun sunucusu Faysal Kasım’ın da belirttiği gibi, Pepsi ile Coca-Cola arasındaki fark gibidir.

Trump’un kazanmasıyla, bölgemizdeki gelişmeler açıcısından çok şeyin değişeceğini tahmin etmiyoruz. Neticede bölgeyi kan gölüne ve savaş alanına getiren sebep, büyük devletlerin politikalarıdır. Buna Trump’un İslam karşıtlığı sözleri eklenince, iyimser olmak için ortada bir neden olmadığı kendiliğinden anlaşılıyor.

Bölgemizde yani Ortadoğu’da, ister teröre karşı yapılacak operasyonlarda olsun, isterse enerji konusu dâhil diğer bütün problemlerin çözümünde olsun, bölgenin yükselen yıldızı konumundaki Türkiye kilit bir noktada durmaktadır.

Amerika, bölgedeki operasyonlarda kendisince oluşturduğu küçük mahalli unsurlara ve özellikle Avrupa Birliği’ndeki devletlere yaslanarak kendi politikasını oluşturmaya çalışmaktadır.

Yarın işler girift bir hal aldığında, Rusya ve özellikle iki milyon iki yüz seksen beş bin kişilik bir orduya sahip Çin’in sessiz kalacağını kim söyleyebilir? Çin bölgeye müdahil olduğu takdirde, bin mülteciyi barındıramayacağından dolayı onları gördüklerinde şaşkına dönen Avrupa ülkelerinin, Çin Ordusu’na su bile yetiştiremeyeceğini Amerikalıların iyi bilmeleri gerekir.

Dolayısıyla bölgemizde her türlü operasyonlarda, başta Amerika olmak üzere Batı güçlerinin Türkiye’ye ciddi ihtiyaçları vardır.

Bu yüzden Amerika, atacağı adımlarda önce Türkiye’yi devre dışı bırakarak hareket etmeği planladığı halde, sonradan Türkiye’siz yapamayacağını her defasında bir kez daha anlamış bulunmaktadır.

Son Rakka ve Musul operasyonlarında Türkiye’yi dışarıda bırakmak için her türlü oyunu oynayan Amerika, özellikle Genel Kurmay Başkanlarının ülkemizi ziyaretinden sonra “Türkiye’nin hassasiyetlerini göz önünde bulunduracaklarını” açıklaması çok önemlidir.

Düne kadar bir kelebek kadar cansız ve güçsüz kabul edilen Türkiye’nin, bugün dünyanın neresinde bir hareketlenme olursa olsun görüşünün alınmaya çalışılması, bizi bir gerçekle yüz yüze getirmektedir: Türkiye’nin yükselişi. Zira Türkiye’nin başta bölge ülkeleri olmak üzere dünyadaki pek çok ülkeyle tarihten tevarüs eden çok güçlü bağları vardır.

Artık dünyaya şekil veren ülkeler arasında Türkiye olacaktır. Dümyada, bu bakımdan en önemli rolü üstlenmeye aday ülkelerin başında da Türkiye gelmektedir.

Herkes gözünü açmalı; kelebek, kanatlarıyla fırtına koparmaya başlamıştır artık!...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/548/kelebegin-firtinasi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar