TÜRKİYE’Yİ ELLERE ŞİKAYET ETMEK VATANA İHANETTİR

80’li yıllarda Mamak Askeri Cezaevi’nde yapılanları anlatabilmenin imkanı yoktur. Yaşayanlar biliyor. Mekanı Cennet olsun Muhsin başkan’ın dediği gibi “biz iki şey anlatıyoruz, içini siz doldurun”. Çok anlatıldı bu zulüm. Yeri gelirse yine anlatırız. Bugünleri ilgilendiren önemli bir hatırayı aktarmak istiyorum.


Sanırım 1984 yılıydı. Avrupa’dan İnsan Hakları ile ilgili bir heyet gelmiş ve Türkiye’de işkence var mı araştırma yapmak istemişler. Tabii olarak işkence yapıldığı dile getirilen cezaevlerini ziyaret edeceklermiş. Mamak’a geleceklerinin haberi alındı ve kendi aramızda istişare edilerek karar alındı. Heyet Mamak’a geldiğinde, tutuklularla görüşmek istediler. Mamak’ta tutuklu olanlar denilince herkesin bildiği gibi solcular ve ülkücüler var o tarihte. Diğer gruplardan olanlar çoktan tahliye edilmişlerdi. Solculardan biri çağırılmış ve sorulmuş. Tahminim odur ki solcu tutuklu Mamak Askeri Cezaevi’nde yapılan zulüm ve işkenceleri anlatmıştır. Doğruyu söylemiştir. Hatta işkenceleri anlatmak mümkün değildir ama anlatmıştır.

Mamaktaki işkenceler o solcunun analatabildiğinden çok daha fazladır aslında. Sırada diğer gruptan birisi vardır. Ülkücülerden biri çağırılır ve sorulur; “Cezaevinde size işkence yapılıyor mu?”. Tabii ki yapılıyordu. Hatta bu heyetin önüne çıkarılmak üzere koğuşundan çıkarılarak iç emniyet amirinin odasına giderken bile joplar yiyerek götürülmüştü. Hatta, iç emniyet amiri binbaşı’nın “yanlış bir şey söyleme yoksa!..” bakışları altında bile zulüm altındadır. Ama 20’li yaşlardaki ülkücü genç, kendine bu soruyu soran yabancı heyete iç emniyet amirinin bile beklemediği bir cevap verir; “Burası benim ülkem sizi ilgilendirmez. Siz İsrail zindanlarındakilere gidin sorun” Heyet başka bir soru soramaz.


Bu vatan aşkından, devletine bağlılığından başka bir şey değildir. Kendi devletimi ellere mi şikayet edeceğim? Türkiye’de işkence yapılıyor dedirtip ülkem üzerinde hain planlar yapmalarına fırsat mı verecektim. Hayır. Bu bizim kendi iç meselemizdir. Kendimiz hallederiz. Acı çeksek de ellere şikayet etmeyiz. İşte vatanı sevmek bu. İşte devletine bağlılık bu.


Şimdilerde görüyorum ki; bazıları Türkiye’yi ellere şikayet etmek için himmet paralarını dağıtıyorlarmış. Yazık yazık. 20 yaşındaki bir genç kadar olamadınız mı? O genç kadar vatanınızı sevmiyor musunuz? Türkiye bu zanlar altında kalması sevindirecek mi sizi? Bu nasıl bir vatan sevgisidir?
Rabbimiz Nisa Suresi 59. Ayet-i Kerime’de buyuruyor ki; Ey iman edenler! Allah’a ve Resûl’e ve sizden olan idarecilere itaat edin. Bundan sonra eğer bir hususta ihtilafa düşerseniz, o takdirde Allah’a ve ahret gününe iman ediyorsanız, onu Allah’a ve Resûl’üne götürün. Bu daha hayırlıdır ve yorum bakımından en güzelidir.”
Biz Müslümanız elhamdülillah. Hangi acıyı çekersek çekelim, hangi sıkıntıya düşersek düşelim, Tek çare bunu Allah’a Resûl’üne götürmektir. Tabi bu ölçüler şu an uygulanamıyorsa kendi içimizde çözmektir. Ben bir Müslüman olarak ve bu ülkenin bir vatandaşı olarak nasıl ellerden yardım dileneceğim. Bunun ne kadar yakışıksız ve çirkin olduğunu görmeliyiz. Mamak’taki o 20 yaşlarındaki genç bugünlarde olanları görünce haykırıyor;

“TÜRKİYE’Yİ ELLERE ŞİKAYET ETMEK VATANA İHANETTİR”.

Ne oldu peki? Yıllar geçti o gençler cezaevlerinden çıktılar ama; alınlarında tek bir leke yok. Asla vatanı ellere satmadılar. Davamız İslam diyen koca koca adamlar(!) çocuklarına bu utancı bırakacaklar.


2008 yılında İngiltere Lordlar kamarasında bir konuşma yapan Muhsin Yazıcıoğlu’na Türkiye’deki siyasi gelişmeler sorulunca verdiği cevap açık ve nettir; “İngiltere parlamentosu, Türkiye’nin iç meselelerini değerlendirmeye uygun bir ortam değildir” demiştir, mekanı Cennet olsun.  Muhsin Yazıcıoğlu muhalif bir partinin lideridir ama; vatanına, devletine, ülkesine muhalif değildir. İşte vatanperverlik budur. 28 Şubat’ta “tanklara selam durmam” diyerek en sert tepkiyi koyan yiğit lider Muhsin Başkan’ı da bu hainler, planladıkları darbe için büyük tehlike görmüş ve 15 Temmuz ihanetiyle benzer bir suikastle şehid etmişlerdir. Kaza olma ihtimali artık görünen gerçekler ile ortadan kalkmıştır. İnşallah cezalarını bulacaklardır.


Bu terbiyeden mahrum, mehdilik iddiasına kalkışarak dünyayı kurtaracağı iddia edilen Fetö terör örgütü lideri ise neredeyse her gün tüm yabancıları, yani elleri çağırarak Türkiye’yi şikâyet ediyor hatta onlara yalvarırcasına Türkiye’ye müdahale etmelerini istiyor. Yazıklar olsun.
Ve 15 Temmuz gecesi bu millet vatanperverlik nedir gösterdiler. 246 şehide, 1291 gaziye ve bu vatan nedir bilmeyen, TV ekranlarında güle güle “anavatan Amerika” diyebilenler, Türkiye’yi sadece emellerine ulaşmak için bir yer olarak gören bu hainlere en büyük cevabı veren milletimize selam olsun.


BİR ŞEY DAHA…


Devlet tarihimiz ikibin yıldan fazla. 16 devlet kurmuşuz. “Başkanlık” ile yönetilmediğimiz kaç yıl var acaba? Olsa olsa 50 yıldır. Biz neyi tartışıyoruz Allah aşkına? Müslüman olarak bir başkan seçip itaat etmek imanımızdan kaynaklanıyor ve tarihi kahramanlıklarla dolu bu milletin genlerinde var “Başkanlık” Başkan seçilen ya Hitler olursaymış! Güldürmeyin Allah aşkına. Binlerce yıllık tarihimizde zalim diktatör çıkmamış da şimdi mi çıkacak. Merak etmeyin bu millet Hitler olma meraklılarına 15 Temmuzda cevabını vermiştir. Kimse endişe etmesin,  Recep Tayyip Erdoğan’dan Hitler olmaz. Olsa olsa yeni bir Abdülhamit, yeni bir Fatih olur. Vesselam.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/520/turkiyeyi-ellere-sikayet-etmek-vatana-ihanettir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

SÜLEYMAN ÇAĞLAR
31.10.2016 09:58
MUHSİN BAŞKAN ERDOĞANDAN CUMHURBAŞKANI OLMAZ DEMİŞTİ..AKP'YE YAKINLAŞINCA UNUTTUNUZ MU BU SÖZÜ...

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar