CUMHURİYET

Cumhuriyet,`bizim için devletin halkla buluşmasının adıdır.

Anlayışımıza göre devlet-i ebed müddet olan Türk Devlet Geleneğï’nin Anadolu’daki son halkasıdır.

İmparatorluk bakiyesinin millet olarak vücut bulmuş şeklidir.

Anadolu insanın Mustafa Kemal’in ve arkadaşlarının önderliğinde bütün dünyaya karşı başkaldırı başarısının siyasi olarak tescil edilmiş halidir.

Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla sanal ortamlarda yayınlanan mesajlarda ve videolarda gördüğüm husus, milletçe Cumhuriyete olan inancın dile gelmesiydi. Oldukça sevindirici ve aynı zamanda Cumhuriyetimiz adına umut verici bir durumdu.

Mesajlarda ve videolarda herkes kendi fikrince ve meşrebince bir dil kullanmakta, bu ise Cumhuriyetin kuruluşu ve amaçları konusunda farklı düşüncelere sahip olunduğunu da gösteriyor.

Cumhuriyet, devlet ve millet olarak oldukça sıkıntılı dönemlerden geçtiğimiz zamanımızda ilkeleri ve hedefleri ile hepimizi kendi etrafında birleştirecek değerlere sahip bir kavrayışa sahip olduğu içindir ki, sağduyu sahibi herkesin hakkında ittifak ettiği bir yönetim biçimidir.

Osmanlı’da başlayan yenileşme ve modernleşme çabalarının devamı gibi de düşünebileceğimiz Cumhuriyet, batıda ulaşılan bilimsel, felsefi ve sanat alanlarındaki seviyeyi kendisine amaç edinmiş, Aydınlanmacı ve pozitivist bir karakteri kendisine uygun görmek suretiyle laik bir yönetimi amaçlamıştır.

Kurduğu modern eğitim kurumları ile amacını gerçekleştirmek için kadrolar oluşturmak maksadıyla batıya talebeler göndermiş, millet olmanın gereği olarak da dil, tarih ve coğrafya merkezli bir hedef gütmüştür.

Laiklik, vazgeçemeyeceğimiz bir ilke olarak varlığını sürdürmek suretiyle, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurum ve İlahiyat Fakültelerindeki din eğitimini almış kadrolar sayesinde Cumhuriyet, diğer İslam Ülkelerinde olduğu gibi canlı bombalar ve İslam ile şiddetin yan yana anılmasına sebep olacak İslam dışı guruplardan ve onların eylemlerinden bu toprakları uzak tutmasını da başarabilmiştir.

Cumhuriyet ve Atatürk birlikte anıldığında karşılıklı olarak birbirlerinin değerini artırırlar. Cumhuriyeti anmak, önemli ölçüde Türk Milletiyle birlikte Atatürk’ü de anmaktır. Çünkü “en büyük eserim Cumhuriyettir” diyen Atatürk, elbette Cumhuriyetle birlikte anılmak durumundadır. Atatürk’ün değerini bilmemek, Atatürk’e değil belki ama Cumhuriyete ihanettir ve Cumhuriyetin değerini bilmemektir. Cumhuriyete ihanet ve onun değerini bilmemek, Devletimiz ve milletimiz için iyi niyet sahibi olunmadığının da bir ifadesidir.

Eksikliklerini tamamlamak, uygulamalarda yapılan hataları tekrar yapmamak ve geleceğe Cumhuriyeti yaşatmak penceresinden bakmak gibi bir mecburiyetimiz olduğunu unutmadan hareket etmek suretiyle görevimizi yapabiliriz. Yoksa sadece alkışlayarak Cumhuriyet kutlanamaz...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/517/cumhuriyet.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar