BAŞKANLIK SİSTEMİ
Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Bir ülkede esas olan nedir, sorusuna cevap vermeden önce rejim tartışmasına girmek Müteveffa Süleyman Demirel’in çokça kullandığı ifadeyle, fevkalade yanlıştır.

Bu bakımdan rejim tartışmalarından önce üzerinde durmamız gereken asıl mesele bir ülkede öncelikli olan şeyin ne olması gerektiğinin doğru şekilde belirlenmesidir.

Bu düşünen, konu üzerinde kafa yoran, devlet nedir, sistem nedir, rejim nedir sorularına cevabı olan kişilerin yapması gereken bir iştir.

Yoksa dolu mideyle ağzından çıkarttığı geğirtileri fikir diye sunan kişilerin işi değildir bu konularda konuşmak.

Fakat ülkemizin birçok konusunda olduğu gibi, bu konu da TV ekranlarında bıyığı yeni terlemiş, fakat okumadan her şeyi bilen acar gazetecilerimiz tarafından enine boyuna tartışılmaktadır.

Evet, bir ülkede esas olan nedir?

Bir ülkede esas olan öncelikle devletin varlığıdır.

Konu vatansa, her şey teferruattır, sözünde olduğu gibi…

Konu devletse her şey teferruattır…

Bunun açık anlamı şudur:

Yapılacak hiçbir uygulama, ne adına yapılacak olursa olsun, devletin varlığına, bekasına, ebed müddet oluşuna kesinlikle zarar vermemelidir.

Çünkü bu millet gerek insanlık tarihi kadar eski milli tarihinde, gerekse bin yıllık Anadolu tarihinde devletsizliğin ne olduğunu iyi öğrenmiştir.

Devletsizliğin ne olduğunu iyi öğrendiği için de devletine sarılmış, ona gelebilecek zararı sezdiği andaysa canını fedadan çekinmemiştir.

Bunun en yeni ve canlı örneğini bu millet, Amerikan güdümlü, Rabin Oğlu Fetullah (FETO) Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz işgal hareketine karşı göstermiştir.

Bu aziz milletin direnişinin ayrıntılarını hepimiz biliyoruz.

Umarım ilerleyen zaman diliminde bu direnişin ayrıntıları daha da belirginleşir ve bu muhteşem direniş yazılacak her türden eserlerle ebedileşir.

Evet, Anadolu insanı için devlet ebed müddettir.

Evet, Anadolu insanı için ya devlet başa ya kuzgun leşedir.

Anadolu insanı cihan devletinin mensubu olmanın şuuruyla bilir ki, devlet olmazsa dinini insan gibi yaşayamaz.

Çünkü din, insan gibi yaşanmak için hür olmayı gerektirir.

Özellikle toplumsal hayata dini, elbet İslami güzelliklerin, İslami değerlerin, İslami huzurun yansıyabilmesi için devlet olmazsa olmaz derecede önemlidir.

Allah Resul’ünün (sav) Mekke’den Medine’ye hicretini de bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

Bunun için O Güzel Nebi’nin (sav) Mekke’den Medine’ye hicreti, Cafer bin Ebu Talip (Cafer Tayyar) başkanlığındaki seksen civarındaki sahabenin Habeşistan’a hicretinden çok farklıdır.

Cafer bin Ebu Talip başkanlığındaki sahabenin Habeşistan’a hicreti özellikle can güvenliği bakımından emin belde arayışı…

Kâinatın Efendisinin (sav) Mekke’den Medine’ye hicreti ise hem emin bir belde arayışı, hem de devlete giden yolun aşılmasıdır.

Bu arada Rabin Oğlu Fetullah’ın kendisine tapanlara söylediği “hicret edin” talimatının İslami anlamda hicretle hiç alakası yoktur.

Çünkü Allah Resul’ünün hicreti, ifade ettiğimiz gibi, devlete giden yolun aşılması, devlete giden yoldaki engellerin kaldırılması içindi.

Oysa Rabin Oğlu Fetullah güya hizmet amacıyla ve himmet adıyla bu milletten topladığı paralarla bu aziz milletin sevdalı olduğu devletine kastetmiş, bin yıldır bu topraklarda İslam’ın bayraktarlığını yapan, İslam’ın son ordusu konumundaki bu aziz milletin devletini Vatikan ile bir olup çökertmeye kalkışmıştır.

Konumuza dönecek olursak:

Anadolu insanı devletine sevdalıdır.

Devletini gözü gibi koruması, devleti için canını fedadan çekinmemesi bundandır.

Bütün bunları göz önünde tutarak şunu demek durumundayız:

Bu millet devleti güçlü kılacak, devletini daha da güçlendirecek her türden rejim değişikliğinden yana olacaktır.

Çünkü devlette esas, yönetim biçimi değil, devleti güçlü kılacak, milletin devlete yüklediği görevleri hakkıyla yerine getirebilecek olan yapılanmadır.

Eğer parlamenter sistemde yeterince sağlanamayan güvenlik ve adaletin tesisi, başkanlık sisteminde sağlanacaksa, hiç mesele yok…

Fakat başkanlık sisteminde de güvenlik yeterince sağlanamayacak, içimizde sayısını kimsenin tam olarak bilmediği terör örgütleri cirit atacak ve askerimiz, polisimiz, korucumuz kahpece suikastlara kurban gidecekse, yönetimde istem değişikliğine hiç gerek yok…

Meseleye devletin var oluş sebebinden bakmalıyız.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500