İNSANLIK EN TEMEL STRATEJİMİZDİR

Zekâ, yaşadığımız olayların zorluk kolaylık derecelerine, yalın veya karmaşık oluşlarına göre biçimlenir.

Keşke zekâmız alevlerden, yangınlardan, yıkıntılardan kurtulmak için gösterdiğimiz canhıraş çabayla teşekkül etmeseydi. İyilikleri, bollukları, zenginlikleri bölüşmenin zekâsına sahip olsaydık. Mutluluğu, huzuru, coşkuyu bölüşmek ne güzeldir. Bunu içimizde bir ukde, bir hayal, bir düş gibi söylüyoruz. Hayaller azaldıkça sabır çoğalıyor. Dayanma, direnme artıyor.

Ne talihsizliktir ki paylaşarak hafifletmek durumunda kaldığımız sıkıntıların, ıstırapların, trajedilerin zekâsına sahip olduk, oluyoruz. Acılarımızı, hüzünlerimizi paylaşıyoruz. Her birimizi adamakıllı stratejist olmaya zorlayan sıkıntılar zekâ türünü de üretmiştir. Bu topraklarda var olmak mangal gibi yürek, yıldırım gibi bir zekâ ve ölümüne bir cesaret ister. İçine çekildiğimiz cehennemden çıkma çaba ve arayışları, bizi zeki, çevik, dirençli ve olgun yapıyor. Bu ateş bizi yakıp kavuruyor. Evlerimiz, şehirlerimiz, vatanlarımız cayır cayır yanıyor. Bütün Müslüman coğrafyalar yanıyor. Ama her şeye rağmen umudumuz kül olmuyor. İnancımız yok olmuyor.

Eğer  bu yangınlardan çıkarsak yaşanmış bütün acıların, ıstırapların, feryat ve figanların, yaşanmış bütün mahrumiyetlerin ötesinde gerçek bir insanlık medeniyeti yükselecektir. Bir eşikten geçiyor olduğumuz için bu yangını içimize attılar; şehirlerimizi, ülkelerimizi tutuşturdular. Zafer sonuna kadar dayananların olacaktır. Sonsuzluğun Rabbine inananlar sonuna kadar dayanacak ve direneceklerdir. Sonuna kadar kâfirlere direneceğiz. Onlarla işbirliği içinde olan münafık hainlere, her türlü fitne ve fesada direneceğiz. Bütün hainliklere, ihanetlere, arkadan vurmalara direneceğiz. Bütün göz boyamalara, gerçeği gözden kaçırmalara, yanıltmalara, saptırmalara rağmen bütün art niyetleri, komploları görecek ve karşı hamleler yapacağız. Bu hamleleri yapmaya başladık.

Oyunları kurguladıkları gibi gitmiyor. Kazdıkları kuyuya kendileri düşmeye başladı. Bizi çökertmek için başlattıkları 15 Temmuz darbesine direniş kendi sonlarını hazırlamaya başladı. Güneyimizde Kuzey Suriye ve Irak üzerinden yaptıkları kuşatmayı da parçalamaya başladık. Sadece bizi kuşatmak istedikleri terör koridorlarını değil, asıl anlayışlarını, kurgularını, planlarını, yüreklerini, beyinlerini parçalayacağız.  Bakalım kim kazanacak? Kimler ve hangi değerler kazanacak? Var olmak için başkasını öldürmeye doyumsuz olanlar mı, yoksa ölümlerin, öldürmelerin teslim alamadığı hayatlar, o hayatların iman ve özgürlük aşkları mı? Biz buradayız, yaşayacak ve yaşatmaya devam edeceğiz. Yaşamak ve yaşatmak belki bizi yoracak ama asla onurlu yaşamaktan bıkmayacağız. Bakalım öldürerek kendi hayatınızı ne kadar var edeceksiniz? Bakalım öldürmenin yaşamaktan bıkan yorgunluğunu ne kadar taşıyacaksınız?

Güneşin kesif bir sis ve duman sebebiyle görünmez olduğu doğrudur. Ama bu durum bu kara örtünün sürgit devam edeceği ve güneşin yok olduğu anlamına gelmez. Hepimiz, herkes son yüzyıldan bu yana hiç olmadığımız kadar canlı, diri ve uyanık durumda bir ucundan tuttuğumuz perdeyi aralamaya, güneşle buluşmaya çalışıyoruz.

Olayları başka ülkelerin stratejistlerine taş çıkarırcasına derin ve dikkatli, doğru bir ustalıkla anlıyor, analiz ediyoruz. Kâfir emperyalistlerle uzlaşmaz, köklü, derin ayrılıklarımız var. Onların yalan, yanlış ve sahteliğe dayalı stratejilerine biz doğru bir bakış ve cesur bir yürekle karşı koyuyoruz. Belki de dümdüz, dosdoğru davrandığımız için tutumumuzu stratejik bulmuyorlardır.  Bulmasınlar. Temel stratejimiz kim olursa olsun bütün mazlum ve müdafaasız insanların yanında kim olurlarsa olsunlar zalimlere karşı olmaktır.

Haktan, hukuktan, özgürlükten, adaletten, iyilikten, yardımdan, hayattan, insanlardan yana olacağız. O çok stratejik davrananlar kimden yanadır diye sormak bile gereksiz. Halep bombalanırken, yüz binlerce, milyonlarca insan öldürülür veya vatanlarından sürülürken kimden yanalar?

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/509/insanlik-en-temel-stratejimizdir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar