HARİTAYI BİZ KENDİMİZ ÇİZERDİK!

Türkiye, Cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar iri ve diri!

Türk Milleti Kağanımız Recep Tayyip Erdoğan buyruğu üzre dirilmiş ve topyekûn ayağa kalkmıştır. Bu Türk Milletinin kendine dönüş öyküsüdür. Bu millet uzun yıllardır bir kısır döngüde Zirgüle makamında adeta uyutuluyordu.

Toplumun bir mefkûresi bile yoktu!

Oysa şimdi birilerinin ufuklarının dahi ulaşamayacağı çağlar üstü mefkûrelerini dile getiren devlet adamlarımız ve yöneticilerimiz var. Dün dünyanın devlerine “Ekselansları, buyurduğunuz gibi” kabilinden iki büklüm talimatla ülke yöneten yöneticilerin yerini ülke menfaatlerine Değen her hususta “bir dakika” diyen ve her türlü ikircikli tavrı, yalanı dünyanın önünde yüzlerine haykıran bir Kağan’ımız, bir liderimiz var!

Peki, niye Kağan diyorum?

Bazıları Reis diyor, ben de kendi terminolojimden bir ismi kullanıyorum. Çünkü tarih boyunca Türk devlet başkanlarının birer özel adı olmuştur. Kağan, Hakan, Han, İlteriş, Bey, Buğra, İlig, Tanhu, İlteber, Yabgu,  Hüdavendigar, Sultan, Padişah, Cumhurbaşkanı gibi…

Şimdi başkanlık mevzusu gündemde iken bendeniz de şuracığa bir şerh düşeyim dedim. Madem başkanlık geliyor, Türk tipi bir Başkanlık hayal ediyorum. Kurultayı yapılan, şad’ların Tigin’lerin, Şadapıt’ların kurultayda diz vurduğu o Türk tipi Başkanlık sisteminde bizler Devletin Başkanına eskiden olduğu gibi “Kağan” diyelim. Fena mı olur?

Tabii ki latife yapıyorum lakin her latifenin altında bir hakikat de vardır.

Sadede gelirsek…

Hakikaten vatan hainlerinin ( HDPKK, FETÖ, IŞID) bunca eylemine rağmen, bunca taş koymasına rağmen ve bunca ihanetine rağmen bu ülke dimdik ayakta ise bu ülkede hiç kimsenin ummadığı bir şeyler oluyor.

Millet diriliyor!

Ülke ayağa kalkıyor, fikren ve zikren kişiliğini bulmaya çalışıyor.

15 Temmuz’da yapılan o rezil ve kanlı kalkışmayı bastıran bu millet ve güvenlik güçleri şimdi üç koldan operasyonlar yürütüyor. Bir yandan da sınır ötesine operasyonlar yapan bir Türkiye Cumhuriyeti var. Allah zeval vermesin bu güçlü ve aydınlık bir Türkiye’nin habercisidir inşallah.

Bakınız Mefkûre dedik, ülkü dedik…

Bu ülkenin çocuklarının bir Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi olmalı. Bir kızılelması olmalı. Öyle kuru kuru sulh kelimeleriyle dünyaya sulh gelmediğini gördük ve görüyoruz. Mesela Rusların sıcak denizlere inme hayalinin hiç bitmediğini gördük mü? Gördük. Ya İngilizlerin ve Almanların sömürgeciliği bitti mi? Bitmedi. Peki, ABD’nin çok yüzlü ve menfaatçi müttefik yalanları bitti mi? Bitmedi.

Biz sulh desek ne olur demesek ne olur!

İşte ne yaparsak yapalım bu Ortadoğu ateşi bir şekilde bize bulaştı. Ve hatta en çok bizi yaktı, bizi vurdu. Devlerin güreşinden kaçanlar bize sığındı ve bizim başımıza bela oldu ve olmaya devam ediyor.

Hâsılı kelam yattığımız yerden doğrulmuşken bir daha yatmamalıyız. Bir ülkümüz olmalı bizi her dem ayakta tutan. Büyük Türk Milliyetçisi Hüseyin Nihal ATSIZ bir şiirinde ne kadar güzel anlatmış:

Atandan kalmış olan kılıcı iyi bile, 
Onu bütün gücünle vuracaksın çağında. 
Savaş... Bunu tadını ey Türk sen bulamazsın, 
Ne sevgili yanında, ne baba ocağında... 

Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara, 
Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara... 
Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara 
“Çanakkale” ufkunda, “Sakarya” toprağında. 

İşte budur. Bunu Selçuklu, Osmanlı böyle anlamasaydı imparatorluk kuramazdı. Savunma değil taarruz içinde bir Türkiye hayalimiz hiç bitmemeli. Rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti’nin “İmparatorluğa Mersiye” şiirini çocuk iken ezberleyen ve hiç unutmayan birisi olarak şu dizeler ne zaman dilimin ucuna gelse yüreğim sökülür gibi olur:

“Bin yıl oldu toprağına basalı 
Hayli oldu kılıçları asalı, 
Bülbüllerin onun için tasalı, 

Sazlar kırık, ayar tutmaz telleri, 
Biz neyledik o koskoca elleri?

Hali görür geleceği sezerdik

Bir zamanlar ta Vistül’de gezerdik

Haritayı biz kendimiz çizerdik,

Andırırdık coşkun akan selleri, 
Biz neyledik o koskoca elleri?

İşte Musul, işte Kerkük bizi bekliyor.

Bu topraklar kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın ezeli ve ebedi Türk Topraklarıdır. Hükümetin Musul Kerkük politikasını ta gönülden destekliyoruz. Allah başta devletimizin gözü pek lideri Recep Tayyip Erdoğan ve Vatansever Türk Ordusuna zeval vermesin.  Burada meseleleri doğru okuyan ve hükümeti bu anlamda desteleyin MHP lideri Devlet Bahçeli’yi de Türk milleti unutmayacaktır.

Bu millet sıradan bir millet değildir. Aslan kafeste uzun zaman duramaz, bunu çocuklarımıza iyi anlatmalıyız. Bu tarihi özgüven, yeni atılımlarla desteklenmeli, milli mefkûre ile dolu dolu bir nesil çağlar üstü bir seferberlik içine girmeli.

Aman şuna dokunmayalım, ama sesimizi çıkarmayalım derken kafese tıkılmak da var. Hedonist, materyalist bir kuşakla büyük ülke olamayız. Bu millete ve özellikle Türk Gençliğine “Yarın ki Büyük Türkiye” hayalimizi iyi anlatmak zorundayız.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/502/haritayi-biz-kendimiz-cizerdik.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar