BİR ALPEREN: NİYAZİ YILDIRIM GENÇOSMANOĞLU!

Eklenme Tarihi: 10.10.2016 08:24:49 - Güncellenme Tarihi: 10.10.2016 08:30:15

Türk kimliğinin ve kültürünün en eski sözlü ürünüdür destanlar.

Binlerce asrın imbiğinden süzülüp gelmiş olmaları bile başlı başına bir destandır zaten! Net olmasa da geçen binlerce yılı bize hatırlatmaları, bize geçmişi öğretmeleri ve hafızamızı tazelemeleri hayati derecede önemlidir.

Tarih bilincimizin birer sözlü ve yazılı vesikasıdır destanlar.

Destan dendi mi her nedense merhum destan şairimiz Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu gelir aklıma. Belki de şairimizi böyle hatırlatan şeylerden biri de hayatı boyunca destansı eserler kaleme almış olması ve bu eserlerle destanlaşan bir isim olmasıdır.

Dede Korkut hikâyelerini destansı bir dille nazma çeken Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu alanında en etkili ve en güzel eserleri kaleme alan isimdir:

? İç Oğuz?da dış oğuz?da

Sözün sonu baş Oğuz?da

Hanlar hanı Bayındır Han:

?Olabilmez!? dese bir an

Uçabilmez kuş Oğuz?da!?

Bu destansı metni doğru dürüst anlayabilene ne mutlu! Türk Devlet geleneğinde liderin sözünün ne denli önemli ve tartışma götürmez bir gerçeklik olduğunu anlatması bilmem bazı insanlara bir şeyleri hatırlatıyor mu?

?Dedem Korkut der ki: Evet

Vardır düğün dernek davet

Fakat Oğuzlarda devlet

Olmaz dedi kodu ile!?

Şairimiz Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, sadece bu iki kıta ile bizlere sayfalar dolusu sözü, nasihati o muhteşem destansı diliyle ne de güzel anlatıyor. Tabii ki anlayana?

Şair Gençosmanoğlu:

?Kopuzdan Ezgiler, Bozkurtların Ruhu, Genç Osman Destanı, Kür Şad İhtilali Destanı, Malazgirt Destanı, Bozkurtların Destanı, Destanlarla Uyanmak, Destanlar Burcu, Boğaç Han Destanı, Salur Kazan Destanı, Alperenler Destanı? adlı birbirinden kıymetli 11 eseri kaleme almıştır. Büyük çoğunluğu Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları tarafından neşredilmiştir.

Merhum Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu çağımızın Dede Korkut?udur.

Bizler mekân ve zaman olarak tanış olmasak da kendilerini hep bir ağabey, bir hoca ve can bilenlerdeniz. Dedem Korkut şafağı gibi benliklerimizi milli varlığımızın öz değerleriyle nakışlayan bu bilge şairimizin birçok şiiri hala coşkulu zamanlarımızın sesi olmaya devam ediyor.

?Aylardan Ağustos günlerden Cuma

Gün doğmadan evvel iklim-i Rum?a

Bozkurtlar ordusu geçti hücuma

Yeni bir şevk ile gürledi gökler

Ya Allah? Bismillah? Allahuekber?

Önde yalın kılıç Türkmen başbuğu

Ardında Oğuzun elli bin tuğu

Andırır Altay?dan kopan bir çığı

Budur, peygamberin övdüğü Türkler

Ya Allah? Bismillah? Allahuekber?

Yiğitler kan döker, bayrak solmaya

Anadolu başlar vatan olmaya

Kızılelma?ya hey? Kızılelma?ya

En güzel marşını vurmada mehter

Ya Allah? Bismillah? Allahuekber?

Türk milletinin gür ve hür sesi olan Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu kadar Türklüğe hizmet etmiş başka birileri de var elbette lakin o Türk milletinin destansı sesi olmuştur.

Gençosmanoğlu?nun şiirlerinde arka fonda her an çalan bir mehteran bölüğü ve yalın kılıç kuşanmış bir Oğuz Beyini bulursunuz her dizede? Sözü de özü de öylesine Oğuzcadır. Türk Milliyetçiliğinin en keskin ve en mert kalemi Hüseyin Nihal Atsız?dan sonra belki de en etkili eserleri Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu yazmıştır.

Türk Milletine son asrın en güzel eserlerini armağan etmiş olan bu büyük şairimiz neden çokça gündeme gelmez veya getirilmez acaba? Bu milletin hatıra gelmeyen daha nice nice güzel adamları vardır oysa!


Kartal yuvasıdır Söğüt?te burçlar, 
Devletin zırhıdır sınırda uçlar, 
Gazi Osmanlara zağlı kılıçlar 
Yunus Emrelere söz verilmeli...

Allah bu necip milletin destanlarını da şairlerini de susturmasın inşallah?

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/465/bir-alperen-niyazi-yildirim-gencosmanoglu

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar