TEZGAH ARKASI İRTİCA

Ne olduğunu sanıyorsunuz!

“Bir deli bir kuyuya taş atar kırk akıllı çıkaramaz” ata sözü bu günlerde popüler.

Delinin kuyuya attığı taşın deli gömleği giymiş “Paralel Yapılanma” olduğunu anladık da, sahnedekilerin tezgah arakası irtica olduğunu acaba anladık mı?..

Asıl sorun, akıllının çıkarmak istediği taş hangisi?

1998’lere doğru geri gidelim…

“Batı Çalışma Gurubu” diye hukukta yeri olmayan bir yapının devletin tepesinde illegal olarak faaliyet gösterdiğini biliyoruz.

O günleri unutmadık.

Paralel Yapılanma” deniyorsa oradan başlıyor.

Batı Çalışma, ülkenin her tarafında ahtapot gibi, bir nevi ikinci istihbarat olarak görev yapıyordu. Tanzimat rüzgarı, Batılılaşma…

Daha da gerilere doğru gidersek, cumhuriyet kurulduğundan beri  Kemalizm’e karşı halkın tehlike olduğunu, bu sebeple antidemokratikleşmenin anayasada yer aldığını görürüz.

Bunların en başında Anayasanın tabulaşmış maddeleri gelir.

Ne demektir: Değiştirilemez, değiştirilmesi asla teklif edilemez?

Yanı bir nevi   kutsanmış rejimin ayeti, hadisi hükmünde. O yüzden  milli iradeyi uhdesinde taşıyan halk ithal rejime karşı hep “irtica” tehlikesi çemberindedir.

İşte o tehlike(!) el altından halen işbaşında.

Başbakanlıkta kurulan izleme kurulunun vazifesi; namaz kılanı, hanımının başı kapalı olanı, İslam diyeni izlemek… Çokça amir ve memuru fişlediler.

Elimde 1998’lerin fişlemeleri var.

İçeriğinde kimler yok ki.

Ülkesine, milletine candan bağlı insanlar.

Tabi ki içlerinde ben de varım.

Benim haneme düşülen not:

“Ankara hakimlerinden, irtica yanlısı.”

Bilesiniz ki, o notların çoğu  şimdi de bazı kalemler tarafından  “FETÖ yanlısı” olarak düşülüyor. Demem o ki, hazır FETÖ varken mağdur edilenler pek çok.

Eski defterler kapandı mı sanıyorsunuz!

Hayır kapanmadı, aslında FETÖ bahanesiyle aynı ellerin yine işbaşında olduğunu haber vermiş olayım. Asıl baronlarla secdesiz işbirlikçiler  firarda…

Efendilerine sığındılar.

Geride kalanlar körü körüne itaatçiler…

Maksat, “iktidar dindar kesime zulmediyor” propagandası.

Gayeleri, İslam’ı kesimi kendi içinden kapıştırmak.

Sözde Paralel Yapı ile mücadele ama perde arkası dindar insanlar hedefte. Kendi aralarında söyledikleri, “bu bir irtica operasyonudur.”

Sana göre öyle değil, ama bir başkalarına göre aynen öyle.

O yüzden sesleri çıkmıyor…

17 Aralık ile Gezi olaylarında olduğu gibi hırçınlıkları yok.

Bu sefer gidişattan oldukça memnun görünüyorlar.

Neden mi?

Bildikleri var da ondan.

Aha bunu burada yazın, göreceksiniz bu kesim şimdilik FETÖ’yu bahane ediyor, çok geçmeden diğer cemaatler diye tutturacaklar.

Senin derdin başka onun derdi başka.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/459/tezgah-arkasi-irtica.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar