KORKULARINIZI BAŞINIZA TAÇ DİYE GEÇİRECEĞİZ!

ABD öncülüğündeki şer ittifakının yanlışı da aşan felaket politikalarının hülasası kesinlikle Ortadoğu’da barış ve güvenliğin sağlanmasını istemedikleridir. Daha da vahim olanı kendilerince tespit ettikleri sorun alanları üzerinde kışkırtıcı, çatışmacı politikalar üretiyorlar. Bilinçli bir kaos yaratılıyor. Yıkımlara, ölümlere, halkların birbirinden nefretine ne ölçüde sebep olurlarsa kendilerini o ölçüde başarılı sayacaklardır. Bundan emin olun.

Bütün bu olanlara hadi ‘Kâfir kâfirliğini, zalim zalimliğini yapacaktır’ deyip geçelim. Geçelim de yaşanan bunca acının ıstırabını yüreklerinin derinliklerinde duyması gereken sorumlu insanlar, siyasi liderler, yöneticiler, aydınlar, kanaat önderleri niçin aklı başında hareket etmezler? İşte şimdilik ümit vaat etmeyen bu durum bizleri derinden üzmektedir. Öldüğümüze mi yanalım? Bizi kendimizle vurduklarına mı yanalım. Bizi bizle vuruyorlar. İnsanlarımız kendi insanına düşmanın kılıcını sallayacak kadar cesur bir aymazlık içinde nasıl olabilir? Fazla düşünmeyin. Akıl alır gibi değil ama insan cahil, geri zekâlı, satılmış olunca olur. Üstelik kendi coğrafyasının insanını bir ibadet aşkıyla şehit eder. Aman Allah’ım nasıl bir akıl ve benlik tutulmasıdır bu? Bizde PKK’nın ve 15 Temmuz Paralel Devlet darbecilerinin ruh durumları bundan farklı mıydı?

Bugün bölgemizde İslâm varlığını bütünüyle yok etmeyi amaçlayan çok kanlı, çok öldürücü saldırı planları üstelik bölgenin unsurları devreye sokularak yürütülmektedir. Türkiye olanca gücü ile bu şeytansı amaç ve kurguları boşa çıkarmaya, dahası püskürtmeye çalışıyor. İyice karıştırılan Suriye’den sonra şimdi Musul üzerinden Irak korkunç savaş ve çatışmaların alanına dönüştürülmek istenmektedir. Kâfirin sözüne güvenilemeyeceğini anlayamayanlar, onların talimatıyla Müslüman kardeşlerine saldırı hazırlığı içine girmişlerdir. Irak’ın ufuksuz, politikasız siyasi aktörleri ABD öncülüğündeki Siyonist kurguya çanak tutmaktadır. Hangi yalan vaat ve ödüllerle kandırıldılar yani memleketlerini sattılarsa, DAEŞ üzerinden Türkiye’ye, Türkmenlere, Peşmerge güçlerine, Sünnilere karşı bir tuzak hazırlanmaktadır.

Yalanlarla buraya kadar geledirler. Bakalım benzer yalanlarla nereye kadar gidecekler? Hemen söyleyelim ki, PKK’ya indirdiği ağır darbeler, 15Temmuz darbe ve işgal girişimini püskürtüp faillerini hızla cezalandırması, Suriye’de PYD’yi ve DAEŞ’i Fırat’ın batısında çökertmesi, göçmenlere koşulsuz kucak açması, Barzani ile yakın ilişkisi ve daha da önemlisi öteden beri sürdürdüğü açık, insani ve birleştirici politikalar, Türkiye’yi alacağı pozisyonda rahatlatmış, çok güçlü konuma getirmiştir. İçeride yaptığı temizlik ve ayıklamadan sonra eli rahatlayan Türkiye, hemen aktif, çevik ve hızlı bir harekâtla bölgeye müdahale ederek bütün dünyaya çok net bir kararlılık mesajı vermiştir. Hangi devlet, hangi ad ve güç adına orada bulunursa bulunsun, Türkiye’nin var olması ve müdahalesinden daha haklı ve geçerli bir sebebe sahip olamaz, dayanamaz.

Tarihi, kültürel, doğal bağlantılarımızdan dolayı biz hem Suriye’de hem de Irak’ta olduk, olacağız, olmaya devam edeceğiz. Türkiye sahaya inmiştir. Bölgeyi bölmeye, parçalamaya, birbirine düşman etmeye dönük şeytani planlar bozulana kadar devam edecektir. Çünkü doğrudan Müslüman ve İslâm varlığına saldırıyorlar. Biz bu Haçlı Siyonist saldırılarına seyirci kalamayız. Gün dönmüş, devir değişmiştir. Dengelerin ve denklemlerin yeniden kurulduğu günler yaşıyoruz. Tarihi sorumlulukla olanlara seyirci kalamayız. Sadece önlemeyecek, oyunu bozacak ve hakim olacağız. Ne olursa olsun bunu yapacağız. Bu sadece Türkiye’nin değil aynı zamanda Mekke’nin, Kâbe’nin, Kudüs’ün ileri savunması içindir. Bu İslâm sancağını yüzyıllarca canı ve kanı pahasına dalgalandırmış bir milletin yüzyıllık, binyıllık bir sınanmadan onurluca, Müslümancı çıkma savaşıdır. Teslim almak istiyorlar. Teslim olmayacak, teslim etmeyeceğiz. Bu böyle bilinsin. Gelişmeleri hâlâ dış siyasetin sıcak konjonktürel durumları olarak görenler de yüzyıllık güzellik uykularından artık uyansınlar. Onları uyarın. Dün Bosna direnişi onları uyarmadıysa, Afganistan’ın Irak’ın, Filistin’in işgali onları uyandırmadıysa, Mısır’da seçilmiş Mursi iktidarına yapılmış emperyalist darbe, PKK’nın on yıllarca süren ve kazdıkları hendeklere gömülen kanlı planları, Gezi olayları, 15 Temmuz kalkışması onları uyarmadıysa, tutun, sarsın onları ve uyandırın. “Bizi yok etmek istiyorlar, uyanın”

Uyanmalı ve bütün hatlarımızla bölgede var olmalıyız. Başta istihbaratımızla, silahlı güçlerimizin en vurucu birimleriyle, soft power dedikleri yumuşak güç ve kamu diplomasimizle, sivil toplum örgütlerimizle, yardım kuruluşlarımızla, diplomatlarımızla, her şeyimizle, tüm hatlarımızla, tüm gücümüzle bölgede var olmalıyız. Hedef DAEŞ’tir evet ama asıl hedef bu kirli, şerli örgütü kurup üzerimize salan ABD’dir. Ok yaydan çıkmıştır. Açık açık ABD bize düşmanlık yapmıştır, yapmaktadır. ABD bütün bir Müslüman ümmete düşmanlık yapmaktadır. Onların bizi öldürmek, servetlerimizi talan etmek, vatanımızı işgal etmekten başka amaçları yoktur. Onlar ne stratejik ortak, ne de dosttur. Bütün halklar, Iraklılar, İranlılar, Suriyeliler, Suudi Arabistanlılar, Katarlılar, herkes herkes bunu böyle bilmelidir. ABD yalancıdır. Yalan, siyasi söyleminin baş enstrümanıdır. Yalanla sızmakta, yalanla oyalamakta, yalanla düşmanlık, fitne, nifak tohumları ekmektedir. Sözümbize stratejik dostunu bırakıp stratejik terör örgütleri ile ittifak kurmaktadır. Sözde NATO üyesiyiz ama bir NATO üyesi olan Türkiye ile hasmane ilişkiler kurmaktadır.  NATO üyesi olmayan Irak yönetimi ve Rusya ile üstelik Türkiye’ye karşı tutum almaktadır. Bu gâvurların maskesi düşmüştür. Kendi ilkelerine, sözlerine bile sadık bağlı kalmayacak kadar silik şahsiyetli, namussuz adamlardır. Sözlerine sahip çıkmadıkları, sözlerinin arkasında durmadıkları için namussuz adamlardır. Ayrıca zalimdirler. Evet ABD fitnenin, fesadın, zulümlerin başıdır. Bu hakikatin herkes tarafından özellikle Irak ve İran yönetimi tarafından görülmesi, görülmesi yetmez gereken tavrın alınması icap eder. Bunun için çok derin, çok ince bir bakışa da gerek yoktur. Her şey ortadadır.

Musul’a operasyon hazırlığı aşamasında bile birçok gerçek ortaya çıkmıştır. Aslında Musul’un DAEŞ’e nasıl altın tepsi içinde sunulduğu bilinmektedir. Musul DAEŞ’e verilirken geride hangi gizli, karanlık ittifaklar kurulmuştur? Irak ve İran yönetimine, yönetimde etkin kişilere neler söylenmiş, nasıl ikna edilmişlerdir? O gün o çok kahraman Irak askerleri bir kurgu icabı dün nasıl ABD askerleri önünden kaçıp gittilerse DAEŞ çapulcularının da önünden kaçıp gittiler. Şimdi de kalkmış ocaklarına incir diken ABD’nin sözüne uyarak güya DAEŞ’e savaş açacaklar. Yetmezmiş gibi Türkiye’ye efeleniyorlar! Siz mi, o kahraman askerlerinizle mi DAEŞ’le veya Türkiye ile savaşacaksınız?

Bakın buradan bir şey söylüyorum. Yapılmak istenen Musul üzerinden Irak’ı korkunç bir cehennemin içine atmaktır. Musul’da DAEŞ’in ABD ve CIA beslemesi işbirlikçileri çoktan ayrıldı veya ayrılıyorlar. Nasıl mı? Elbette ABD’nin sağladığı imkânlarla. Kaldı ki geriye bölgenin aldanmış, aldatılmış kimi çocukları kaldıysa onların artık işe yaramayan, yaramayacak olan bir kısmı feci şekilde öldürülecekler. Onlara çok arzuladıkları cihad ve şehadet adına korkunç ölümler armağan edilecektir. İnsan üzülüyor. Bu arada ortada fol yok yumurta yokken ABD’nin yine Irak’ta Musul yakınlarında ve DAEŞ’e sınır kimi Sünni aşiretleri yanlışlıkla bombalaması da ne kadar ilginç değil mi? ABD ne hikmetse doğrulukla hiç DAEŞ’i bombalamadı ama yanlışlıkla hep Sünnileri bombaladı. Bir de aklımızla alay ediyorlar, görüyor musunuz? Yapılan aslında DAEŞ’e zorluk çıkaracak aşiretlerin burnunu sürtme operasyonudur. Ayrıca Türkiye’nin DAEŞ’e yapılacak Musul’u Kurtarma Hareketi içinde yer almasını istememenin mantığı nedir? Türkiye’nin asıl amacınızı gizlediğiniz oyununuzu bozacağından mı korkuyorsunuz? Türkiye sizin maskenizi mi düşürdü, düşürecek? Gizli, kirli, hain ittifakınız mı açığa çıkacak? Türkiye’nin Suriye’de olduğu gibi DAEŞ’i süpüreceğinden mi endişe ediyorsunuz? Yoksa mezhep çatışmalarına izin vermeyeceğinden mi? Türk ve Kürt kardeşlerimizi koruyacağından mı çekiniyorsunuz? PKK’ya hayat hakkı tanımayacağından mı eminsiniz? Çekinin, endişe edin, üzülün, emin olun, korkun. Bütün korkularınızı başınıza krallık tacı olarak geçireceğiz. İçinizi bile kemiren korkularınızın imparatorluğunda korkularınızın tadına varın. Ölün korkunuzla!

Bu süreçte en akıllı tutumu Barzani aldı. Başından beri Barzani Türk güçlerinin koruması altında zaten. Hem silahlı hem istihbarat güçlerimizle ona destek veriyoruz. Veriyoruz, çünkü Barzani’yi Türkiye’ye karşı kullanamayanlar onu darbeyle devirme planları yaptılar. Ama Türkiye’ye rağmen başarılı olamadılar. Ayrıca Barzani en derinlikli en akıllı, en adaletli, en uzun vadeli politika izleyenin Türkiye olduğunu biliyor, görüyor. Türkiye’ye sırt dönmenin korkunç sonuçlarını kestiriyor. Ama ABD’ye uşak olmakla bir netice elde edeceklerini sanan Irak ve İran yönetimleri de bir bilseler. Değil mi?

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/455/korkularinizi-basiniza-tac-diye-gecirecegiz.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar