ANADOLU'NUN TAPUSUNU LOZAN'DA ALMIŞIZ

Karadenizli olmakla Karadenizlilik farklıdır…

Karadenizli ülkesinde iş adamı, yatırımcı, çalışkan…

Karadenizlilik öyle değil…

Fevri, aceleci, en son söyleyeceğini en başta söyleyerek dayağı yer…

Kabadayının biri Trabzon’un çömlekçi semtinde elini kolunu sallayaraktan, bazen de naralar atarak gezinirken, huy kapan birisi elindeki keskin bıçakla arkadan yaklaşmış, tam da enseye indireceği esnada kabadayı anı dönüş yapınca bakmış ki iş görüldüğü gibi değil, oldukça çetin, hem de kabadayının suratı korkutucu.

Çaresiz, bıçağı havaya kaldırarak bağırmaya başlamış:

“Habu bıçak satluktur..!”

Güya bıçak satıyor…

Öylesine, sıkıyı görünce “çark etme” denir.

Lozan için konuşan çok da, iş sıkıya gelince bıçak satıcılığına dönüşüyor.

Tarih deyince, cesur olalım mert olalım.

Evvele şunu sormak lazım:

Lozan masasına galip mi mağlup mu oturduk?

Resmi tarih gerçekleri hala bu milletten gizliyor.

Anadolu’nun işgali ile Lozan masası aynı kapıya çıkar.

Neden işgal ettiler neden çekip gittiler?

Milletin asıl direnişi amenna, ama o tarihin Hiroşima’sı da var. Almanya ve Japonya gidi devletleri dize getirenler ittihatçılar sayesinde Osmanlı’yı parçalamadılar mı?

E sonra gel bakalım, iste benden ne istersen!

Çocuk mu avutuyorsun, bebek mı uyutuyorsun?..

Cumhurbaşkanı geçmişte “iki sarhoş” deyince alındılar.

Hadi ayık diyelim de bunun neresi ayık!

Sen kalkar, mağlup olarak oturduğun masadan şunu da aldım, bunu da aldım dersen adama ne derler? Ya sarhoş veya aklı kıt derler.

Akıllı demezler.

O kadar çok şeyler almışız ki, üzerine bir de “promosyon” nevinden Anadolu’nun tapusunu vermişler. İşte asıl yüz kızartıcı tablo burası…

Hele de milliyetçi geçinenlerin bu tip bir ayıba kafa sallamaları daha bir başka yanılgı, bir başka cehalet. Anadolu, kimin Anadolu’su?

Roma gibi küf değil tarih kokan…

En azından bin yıllık mazisi olan bir vatan.

Bu vatan toprağında sanki gecekonduda oturuyormuşuz gibisinden Lozan’da tabu almaya gittik. Ayıptır, tarihimize hakarettir…

Bu cümleyi sarf ederken  Malazgirt de mi aklınıza gelmedi?

Alp Arslan’ın kemiklerinin sızladığını hiç düşünmediniz mi?

Hem şanlı tarih diyeceksin, hem de Lozan masasının bir ucuna sığınmacı olarak oturarak tapu alacaksın… Sizi bilmem de söylerken benim yüzüm kızarıyor.

Çıkıp birisi de tapu iptal davası açarsa!

Elimizden gitti Anadolu.

Ne olacak sarhoş!.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/447/anadolunun-tapusunu-lozanda-almisiz.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar