KRİZ

Eklenme Tarihi: 25.09.2016 10:21:04 - Güncellenme Tarihi: 26.02.2020 09:21:58

Günümüzde bütün dünya büyük bir kriz yaşıyor: Siyasi, dini, ahlaki, ekonomik, askeri bir kriz. Bireysel olarak varoluşsal bir kriz içerisinde olduğumuz gibi toplumsal olarak da bu küresel krizin içerisindeyiz. Bu krizin elbette çok yönlü nedenleri var. Bir nedenle açıklanabilecek ve anlaşılabilecek bir kriz değil bu.

Sanayi Devrimi ile birlikte enerji kaynaklarına duyulan ihtiyaç ve bu ihtiyacı karşılamak üzere geliştirilen teknoloji ve buna hizmet eden bilim alanlarında meydana gelen kriz, bugün yaşadığımız olumsuzlukların başlıca nedenleri olarak akla gelebilecek olan şeyler. İnsanlığın ihtiyacı olan şeyleri karşılamak amacıyla geliştirilen aletlerin rasyonel bir kaynaktan üretilmediği ve rasyonalitenin egemen olmadığı toplumlar, bu krizden en çok etkilenen toplumlar olarak karşımıza çıkıyor.

Krizden en çok etkilenen toplumları ve bu toplumların coğrafyalarını, doğalarını da modern teknoloji tehdit ediyor. Teknolojiyi, amaçları gerçekleştirmek için insan tarafından üretilmiş araçlar olarak tanımladığımızda, araçlar amaçlara hizmet edecek tarzda imal ediliyor. Bu imal işi, bilimsel bir iş olmanın ötesinde ve dışında cereyan ediyor. Bu, bir insanlık krizidir. Bu krizden çıkmanın yolu, bilim ve teknolojiyi kriz oluşturacak bir sürecin eğitiminin dışında tutmaktan geçiyor.

Krizi derinleştiren nedenler de var. Bunlardan ilki, insanın düşünmeyi yitirmesidir. Düşünmeyi yitirmesi, varlıkla olan bağını koparmasından kaynaklanıyor. Varlıkla bağın kopması, felsefesizliğin de bir işaretidir. Çünkü insan, varlıkla bağ kurduğu zaman varlığın içine girer ve kendisinin de varlığın bir parçası olduğunu anlar. Bilgilerimiz çok arttığı halde varlık konusundaki cehaletimize yetişmek mümkün değil günümüzde.

Böylesine hızlı ve değişken bir dünyada oturup soluklanmak ve sükunet içerisinde düşünmek de son derece zor görünüyor.

Varlıkla bağın kopması, gerçek olanla ve bunun bilgisi olan hakikatle ilişkiyi de yok etti. Modern dünya, kitle iletişiminin yaygınlaşması ve internet sayesinde sanal gerçekliklerin oluşmasını hazırladı. Varlık ile olan bağın kopma sebeplerinden birisi de budur. Artık insanların ayağı toprağa basmıyor. Artık insanlar, ?bu benim toprağımdır, yurdumdur? diyebilecekleri toprağa ve yurda sahip değiller.

Krizi derinleştiren en önemli nedenlerden birisi de, bilim ve teknolojiden kaynaklanan krizi toplumsal, siyasal kavramlar kullanmak suretiyle asıl nedenleri örten bir siyasal akıldır. Bu kavramların başında demokrasi, insan hakları, özgürlük, barış, adalet gibi kavramlar geliyor. Bu kavramlar için yapılan eylemler ve girişimler ile bu kavramlar arasında karşılıklı bir uygunluk bulamayışımız, bu kavramları da araç değerler haline getiriyor.

Kriz gerçekten çok büyük ve şimdilik insanlığın geleceği konusunda umudumuzu yitirmemek için nedenler aramaktan başka çaremiz görünmüyor.

Burada çok kısa ve yüzeysel olarak ifade edilen düşünceler, karamsar bir teorik düşünüşün ürünü değil, sadece bir durum belirlemesidir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/419/kriz

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

19.05.2019 Medeniyet Tasavvuru
27.01.2019 HAYAT: Yeniden bir daha mı?
06.01.2019 Bedenin değeri ve öldürme
03.06.2018 Mücadele ve insan
27.05.2018 Bir garip tahlil...
25.03.2018 Bir Hareket ve Fikir Adamı Olarak Topçu Paneli
25.02.2018 Kendini Aşan Düşünce
11.02.2018 Milliyetçilik mi? Ama Nasıl Bir Milliyetçilik?
04.02.2018 Hakikate karşı suç işlemek
28.01.2018 Kötülük, İnsanın Bir Vehmi mi Gerçeği mi?
21.01.2018 SAVAŞ VE OYUN
14.01.2018 KENDİMİZİ NASIL İNŞA EDER VE ANLARIZ?
30.12.2017 NEREDE KALMIŞTIK?
27.12.2017 NEDEN GERİ KALDIK?
15.12.2017 NURETTİN TOPÇU'YA GÖRE RÖNESANS İHTİYACI
09.12.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN ANADOLU MİLLİYETÇİLİĞİ VE SOSYALİZMİ
30.11.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN DEMOKRASİ KARŞISINDAKİ TUTUMU
24.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK ve İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-2
22.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK VE İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-1
18.11.2017 Kerime Yıldız?a Nazire: SİNEMADAN FELSEFEYE...
02.11.2017 VEFA ÖDÜLÜ VE TOPÇU
13.08.2017 KİTLELEŞME, KİŞİ OLMAYI YOK EDER...
23.07.2017 AKLA DUYULAN İHTİYAÇ
16.07.2017 KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ?
02.07.2017 HAKİKAT VE DOST
11.06.2017 AHLAK VE DİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE KISA NOTLAR?
03.06.2017 BİLİM-FELSEFE VE SANAT İÇİN?
21.05.2017 POZİTİVİZM Mİ?
13.05.2017 YÖNETİCİLİK İLE MUTLULUK BAĞDAŞIR MI?
07.05.2017 ÖLÇÜ MESELESİ
23.04.2017 ÇOCUKLAR VE OYUN
16.04.2017 ZAMAN-İNSAN İLİŞKİSİ
02.04.2017 SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN
19.03.2017 İNSAN DÜNYASI: ANLAŞILMAYI BEKLER...
12.03.2017 AVRUPA VE KRİZ
26.02.2017 BİLME İSTEĞİ: BİLİM VE FELSEFE
12.02.2017 İKİ DÜNYA: EVET-HAYIR
29.01.2017 Gerçekliğin Sözünden Sözün Gerçekliğine...
22.01.2017 TARİHİN SONUNDA DEĞİLİZ...
12.01.2017 NEREYE GİDİYORUZ?
29.12.2016 TARİHE BAKIŞ
25.12.2016 MİLLİLİK ESAS OLMALI
22.12.2016 BİR DEĞERLENDİRME
06.11.2016 ÜNİVERSİTELER VE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ
30.10.2016 CUMHURİYET
27.10.2016 ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK ÜSTÜNE
16.10.2016 YOKSULLUK ve ADALET
09.10.2016 ANADOLU İRFANI
02.10.2016 EĞİTİM SORUNUMUZ
25.09.2016 KRİZ
21.08.2016 AMAN ALLAHIM!..
17.07.2016 DARBE
30.06.2016 İNSAN VE SORUMLULUK
23.06.2016 KİTLEDEN KÜTLEYE?
19.06.2016 HAYATA DAİR BİR KAÇ SÖZ
16.06.2016 YAZIYA KARŞI KONUŞMA
12.06.2016 OKUMAK
09.06.2016 İLK YAZI