KENDİ SİLAHI İLE VURULMAK

Silah deyince de polis memurunun acı hikâyesi aklımdan hiç çıkmaz.

5-6 yaşlarında tek oğlu.

“Hırsız kovalamaca” oyunu oynarken silahı çocuğun eline vermiş:

“Al şimdi sen beni kovala.”

Çocuk ve silah!..

Çocuk tetiğe basınca polis memuru upuzun yerde...

O yaşta oynaşta aklı hala oyun havasında:

“Yeter artık baba kalk, şimdi sen beni kovala..!”

Baba gitti,  hem de belinde taşıdığı silahı ile…Genel Kurmay Başkanı’nın gözlerine bant çeken ellerle hazinesinde unutulmuş bir adet mermi aynı sınıftan muamele görür…

Emniyete alınmamış, kafalarının içi karanlık nice silahlar taşırız yanımızda.

Başbakan Erdoğan’ı kendi makam arabasına kilitleyen irade, emniyete alınmamış belinde ki silah değil de nedir? Yakındaki inşaatta masum bir halde köşesinde o ani beklemekte olan balyoz olmasaydı umutlar oracıkta tükenmişti.

“Başbakan haydı kalk!” desen de kalkamazdı...

Özellikle ülkeyi yönetenler… Tetiğine her an başkalarının dokunacağı silahları yanlarında taşıdıklarının farkında bile değiller.                Her an geri tepmeye hazır (devşirme)bir çevre.

Koltuk çekilince otomatik ateşleyen, gözü kara.

Cumhurbaşkanı Celal Bayr’ı kolundan tutup götüren koruması Albay Osman Köksal,yıllarca kapısında bekleyen birisi. Aslında gizli komitacı… Darbe sabahı: ”Seni teslim almaya memur edindim.”

Astın üste emri!..

Bayar sözde ittihatçı, koruma görevini verdiği albay darbeci.

Rahmetli Turgut Özal’a kongre salonunda kurşunlar sıkılınca Dündar Taşar, “PKK” diye bağırmıştı.

Sonradan eski ülkücü olduğu bilinenKartal Demirağ çıktı.

Salonun güvenliğini teslim ettiği kendi yandaşları.

Bir nevi belinde ki silah…

Demirağ, büyük bir çelenk eşliğinde silahı ile birlikte salona girmeyi başararak, Tevfik Fikret Masonu'nun övgü yağdırdığı “şanlı avcı” rolünü üstlenmişti…

Bu kişi daha önceden Semra Özal’a yazdığı mektupta:

“Eğer af yoksa siz de yoksunuz, örgütümüz sizi yok etmeyi amaçlıyor.”

O günlerden bu günlere geldik de ne mi değişti!

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı :

“Darbeyi eniştemden öğrendim” diyebiliyorsa…

Hele de başyaver darbeci çıkmışsa ha o gün ha bugün fark etmiyor.

Yanı ki pek de bir şey değişmedi.

Mısır devletinin seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi… Ailevi yaşantısına kadar güvenerek yanında taşıdığı General Sisi’yi kendi eliyle Genel Kurmay Başkanı yapınca hayatı karardı...

Tabloya bakın: Sisi Cumhurbaşkanı, Mursi idam edilecek günü bekliyor…

Diğerleri diğerleri…

Akla gelen soru şu:

Başyaveri o göreve kim tavsiye etti?

Halen tavsiyeli görevde ve yakında olanlar var…

İktidar imkanlarından faydalanan günübirlikçi bir  çokları mermisi hazinesine gizlenmiş silah gibi belde takılı duruyorsa, yanımızda gezdiriyorsak, başımızın altına koyabiliyorsak her an vurulmamak için geriye hiçbir neden kalmıyor…

Görüyorlar fakat ibret almıyorlar.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/417/kendi-silahi-ile-vurulmak.html

Sizin Yorumunuz

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar