BUKAĞILARIN KIRILMASI VE BEDELİ

Eklenme Tarihi: 08.09.2016 12:46:05 - Güncellenme Tarihi: 31.03.2020 19:26:19

Dengeler değişmeye namzetse denizler kudurur.  Öyle kükremeler olur ki  özgürlüğe ramak kala teneffüs edilen hava birden yerini tekrar umutsuzluğa bırakır, eğer bu farkındalığın farkına varılmışsa hayaller bir başka bahara kalır. Altyapı zayıflığı veya müstemleke kültürü algısı bedel ödememeyi akıllılık sayar. Tadını bilmediği bir siyaset için veya dünya için neler yapılır, bu fakirliğe nasıl tahammül edilir, tarihi bir yükümlülük de yoksa ?oh, gelen agam giden paşam? anlayışıyla gününü gün eden toplum örneğiyle sorumlu, emaneti taşır görünür. Fakat birşeyler olmaktadır. Çok seyrek zuhur eden işaretlerden dir bunlar.

       Bu yazıdaki gaye sorumlu olanların sorumluluk alanlarını kullanış biçimleri olacaktır. Akledenlerin esaretten gayri özgürlüğün tadına vararak ona sahiplenme eğilimi paha biçilmez bir duruş. Bütün bukağıların çatır çatır kırılması zevki , yediden yetmişe tüm bir milletin ortak payesi olması tarihte çok az görülür bir gelişmedir.  Örnegi  kendi tarihinde olan bir tavır. Yeter ki ölü toprağı üzerinde bir atmayı görsün. Elindeki fırsatı değerlendirme noktasında gözü kara bir şuur veya şuursuzlukla sakin limanlara demir atma olayı. Metafizik bir tasarruf, bu milletin bin yıllık tarihinde hep görülmüş olup  işareti de taa asrı saadette verilmiştir.    

    ? Beni Kantura oğulları sizin mekanlarınıza atlarını bağladıkları vakit biliniz ki bu emanet gayri onların olacaktır? mealindeki ifade ye karşı soru üzerine ?Onlara Türk derler? diyerek noktayı koyan tarihi bir hakikatle millet olarak ne kadar büyük bir sorumluluk altına girilmiştir. İşin garibi bu sorumluluğun farkında bile olmadan yaşanılması. Sanki fıtri bir özellik, lime lime işlenmiş tabiatına. Son kalkışmada da görüldüğü gibi bir kemalat, bir şuur, söylenilenler veya yaşananlar iddia ettiklerimizin senedidir. Yeter ki çok seyrek de olsa bu olgunluğun, o oranda şuurlu yöneticilere rastlamasıyla dünya dengelerini değiştirmede geç kalınmasın. Ay tutulmasında olduğu gibi Halk?taki olgunluğa uyğun tavır içinde olan sorumlu sınıf ani hizada görünmektedir. Milletimiz açısında bu durum çok önemli, çok hayırlı gelişmelere gebedir. Tam kıvamında olan maya?

     Hünkar Mehmet?i Fatih yapan olgunluk, kemalat budur. Denilir ki;

      Edirne?de ikameti sırasında bir sabah tebdil-i kıyafetle  normal bir vatandaşmış gibi yanına aldığı yoldaşlarıyla beraber kapalı çarşıya alışveriş için çıkarlar. Her bir bakkaldan aldığı ihtiyaca ilaveten ikinci bir ihtiyacı ?Komşum siftah etmedi onu da ondan alırsanız memnun olurum? söylemiyle alamayan bu şekilde mütemadiyen her bir kalem için bir başka esnafa vararak ihtiyacını karşılamaya çalışan hünkar Mehmet, malikanesine vardıktan sonra  yüksek sorumlularına bu macerasını anlatır. Bilahere ?Bu milletle bırakın İstanbul u bütün dünya fethedilir?  diyerek sefer hazırlığı için beklenilen yüksek ferasetin, engin şuur ve kemalatın oluştuğunu görür. Ve önce orası, bilahare yeryüzü fethedilir.

       İnsanın bir yüzü gülerken bir yüzün de hüzün oluşur zamanla. Devletlerin de öyle. İhtiras ve hırs gibi iki canavarın varlığına rağmen sırat-ı müstakim üzere olanların hakim olduğu devlet, sivil toplum örgütleriyle aynı hedefe seyr-i sülük eden devlet, içinde ne kadar canavarlaşan heva ve ihtiraslara gark olan ayrılıklar, ihanetler olursa olsun onlara prim vermeden yoluna devam eder.

      Birçoğumuz bu bakış açısıyla ülkemizin başına gelen son kalkışma olayını değerlendirmeyebilir, basit bir partizan gözüyle olayları değerlendirerek işi hafife alabiliriz. Öyle de olsa ileride tarih yazacaktır ve biz iç ve dış dengeler silsilesinde ne kadar ağır bir badireden geçmiş olduğumuzu daha iyi anlayacağız. Dünya dengelerinin tehlikeye girdiği şu dönemde üst akıl denilen unsurların ? Böyle kalmaya devam etmen senin hayrına olur, daha fazla dikleşmemelisin? diyerek bütün anti-demokratik yollarla terbiye edilmeye rıza gösterilmeyip karşı durursan böyle gayilelerle karşılaşmak mukadder olur.

        Dünya beşten büyük demenin nasıl bir yerlere korku saldığı görülmektedir. Diz çöktürmek için her türlü gayri meşruluğu meşrü gören o dengelerin zabitleri daha hangi yolları deneyeceklerdir göreceğiz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/409/bukagilarin-kirilmasi-ve-bedeli

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

SERVET ARSLANER
22.09.2016 17:15
Mükemmel . Anlamayanlara da selâm olsun.

Diğer Yazılar

08.06.2017 MANEVİ ALGILAR
30.05.2017 AHMET ER AĞABEY'İN ARDINDAN
24.05.2017 ATATÜRK YİNE GÜNDEMDE
16.05.2017 YAZARLARIN YAZILARININ KİTAPLAŞMASI HUSUSU
09.05.2017 ŞİMDİ DAHA RAHAT KONUŞABİLİRİZ
02.05.2017 KERKÜK-MUSUL ÜZERİNE
25.04.2017 BİLDİK ANALİZLERİN DIŞINDA
18.04.2017 REFERANDUM ÜZERİNE
11.04.2017 SAYIN BAHÇELİ'YE NAÇİZANE BİR ÖNERİ
04.04.2017 YAZMAKTAN USANDIM
27.03.2017 CEMİL MERİÇ ANISINA
20.03.2017 KOCAMAN ADLARI OLAN KÜÇÜK TOPLUM ÖRGÜTLERİ
14.03.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR-3
07.03.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR- 2
28.02.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR-1 (SANAYİCİ, İŞADAMI İDRİS YAMANTÜRK)
22.02.2017 NAZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİNDEKİ TOPLANTI
16.02.2017 SAYIN BAHÇELİ NEDEN TABANANINA HÂKİM DEĞİL
09.02.2017 DEMİRBAŞ DEMİRLER, BETONLAŞMIŞ ALGILAR
03.02.2017 PARTİZANLIK VEYA ZOMBİLİK
27.01.2017 Mustafa Sağır ve Abdulkadir Masharipov benzerliği
20.01.2017 HAYATİ VASFİ TAŞYÜREK
13.01.2017 SOSYAL BİLİMLER
05.01.2017 HAS KUL-FAYTONCU MEHMET EFENDİ
30.12.2016 SÖYLEMEZSEM OLMAZ
24.12.2016 OPERASYONEL DEVLET
18.12.2016 MALATYA'NIN KADİRŞİNASLİĞİ
14.12.2016 EKRANDAKİ ÇELİŞKİLER
07.12.2016 ŞEHZADELER ŞEHRİNDE İKİ GÜN
29.11.2016 SİSTEM ARAYIŞLARI
22.11.2016 EKALLİYET REFLEKSİ VEYA CHP
15.11.2016 BAŞARI STATÜKODAN DEĞİL DEĞİŞİMDEDİR
08.11.2016 İNİŞLİ ÇIKIŞLI MHP SİYASETİ - 2
05.11.2016 İNİŞLİ ÇIKIŞLI MHP SİYASETİ - 1
30.10.2016 COĞRAFYANIN İNTİKAMI
23.10.2016 COĞRAFYANIN ZORLADIĞI YÜKÜMLÜLÜK
18.10.2016 HAYAL KIRIKLIĞI
11.10.2016 MİLLİYETÇİLİK DEYİNCE
04.10.2016 SARAYDAKİ ZİKİR
27.09.2016 ATLATILAN TEHLİKENİN TAHLİLi
08.09.2016 DEVLETE DİZ ÇÖKTÜREMEDİLER
08.09.2016 BUKAĞILARIN KIRILMASI VE BEDELİ