AK Parti’ye en büyük zararı veren nedir, biliyor musunuz?

Eklenme Tarihi: 08.01.2020 10:21:00 - Güncellenme Tarihi: 18.02.2020 22:01:11

Bu soruya yüzlerce sebep yazmak isteyenler çıkabilir. Ama ben en büyüğü olmasa da ilklerinden bir tanesini yazmak istiyorum. Yanlış deyip, bana kızanlar olabilir ya da diğeri de var o daha önemli diyenler de çıkabilir. Kim ne derse desin şunun iyi bilinmesini isterim. Hatalarımız olsa da bu alanda samimi olan herkesin bizim üç konuda hassas olduğumuzu bildiklerini umuyorum. Birbirine zincirleme bağlı olan bu üç şey Hak, Halk ve AK’tır.  Haklı olduğun sürece, Hak’kı savunduğun sürece, Hak’kı olanı göreve getirdiğin sürece, Haklı olarak, Halkın nezdinde değer bulursun. Zira Hak, Allah (CC) demektir. Hakk’ın yanında olanlar daima kazanırlar.  

Kulaktan kulağa aktarılanlar

İletişim ve Yönetim eğitimlerinde kulaktan kulağa bir oyun oynanır. Aslında bu bir oyun değildir, hayatta yaşanan bir gerçeğin oyuna uyarlanmasıdır. Eğitimci öğrencilerini ayağa kaldırır ve sıraya geçmelerini ister. En öndeki kişinin kulağına bir şeyler söyler. Sonra,   o kişi arkasındakine, arkadaki diğerine derken sıra en sondaki yirminci kişiye gelince, ne duyduğunu bağırması istenir. Emin olun, bizzat bu eğitimleri veren biri olarak pek çok kez şahit oldum ki, en sondaki öğrenci ilk başta söylediğimiz şeyden çok farklı bir şeyi haykırır.  

AK Parti’nin kuruluş felsefesinde olan Hak yolda olma şiarı bu döneme kadar başarılı bir şekilde ilerledi ki sürekli halkın desteğini alarak her seçimde muvaffakiyet elde etti. Başarının lokomotifi olan hoca kuşkusuz Reis yani Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dı. Reis, en yakındakinin kulağına bir şeyler söyledi, o diğerine, diğeri ötekine…

Siz “Hak edelim” derken onlar “Kalk gidelim” derse

Bazen yanlış duyduklarını, ya da duyamadıklarını çok farklı anlattılar en sondaki vatandaşa. Hatta bazıları kendi arzu ettiklerini anlattılar. Zira yukarıda da söylediğimiz gibi şiarı Hak olan öğretmenin öğrencilerinin de Hakk’ı bilip gözetmesi gerekir. Siz istediğiniz kadar “Hak edelim “ deseniz de o,  bunu “Kalk gidelim” anlayacaktır. Durun size seçim çalışmalarında yaşadığın bunun ilgili trajikomik bir anımı anlatayım. Bir gün İzmir Buca’da görüntüleri sözüm ona modern 60 yaş üzeri bir bayanlar grubu ile karşılaştık. Gittim yanlarına merhaba, ben AK Parti adayıyım, nasılsınız diye sorup elimi uzattım. Öndeki bayan anlamamış bir ifadeyle elini bana doğru uzattı ve bana, anlamadım siz Halk partisi mi dediniz diye sordu. Ben de hayır, “AK Parti”  deyince elini birden çekti ve bana “çek pis ellerini” diyerek hakaret etmişti. Sabrederek onu Allah’a havale etmiştim. Siz burada yaşanan ince farkı ve vermek istediğim örneği anladınız sanıyorum.  

İşin ehline verilmesi farzdır

 AK Parti’nin sembolü olan ampul, ihtiyacı olan Elektriği, aradaki iletkenlerle alıp doğruluğun sembolü olan ışığı verir. İletken yerine yalıtkan kullanırsanız ampul yanmaz. Tıpkı böyle,  elektrik kaynağı olan Reis, aradaki iletkenlerin yanlışlığı nedeniyle son nokta olan halka ışığını vermekte bazen zorlanabiliyor. Hakkını helal etsin ama bu iletkenlerin seçiminde hatalar var. Herkesi kastetmiyorum, bazı doğru olanları tenzih ederim ancak arada iletken görevini üstlenen bazı siyasiler ve bürokratlar için Hakk’ın kuralı çiğneniyor. Hakkında Hak çiğnenenler de hakkı çiğneme konusunda Hak ettiklerini yapıyorlar. Bahsettiğimiz konu Nisa suresinin ayeti kerimesi. Allah (CC) burada ne buyuruyor:  “Kesinlikle Allah (C.C) size; emanetleri (devlet yönetimi ve milletin idaresiyle ilgili görevleri), mutlaka ehil ve emin kimselere vermenizi ve insanlar arasında (karar verirken ve tercih yaparken) hükmettiğiniz zaman, adalet ve hakkaniyetle hükmetmenizi emretmektedir. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, (her şeyi tüm ayrıntılarıyla) İşitendir, Görendir. 

Bu arada konu ile alakalı olarak son günlerde birçoğunuzun yaşadığı ve şikâyet ettiği şeyler var. En alttaki memur adeta Genel Müdür gibi, üstünü takmıyor. Onun üstündeki bir üstünü takmıyor. Bu olumsuzluk yukarı doğru aynı şekilde devam ediyor. Bazen öyle oluyor ki;  bir kurumun bölge müdürü geleneksel göstermelik saygısını gösteriyor gibi yapsa da iş icraata gelince milletvekilini dahi artık takmayabiliyor. Zira en alttakinin bile sağlam bir siyasi dayanağı var.

Hiyerarşik dengede bozulma

Ayrıca son dönemde bir hiyerarşi karmaşası da yaşanabiliyor. Bu da hizmeti etkileyebiliyor.  Zira bu kişi yanlış yaptığında kendisini şikâyet edeceğiniz bir üst makam olmayabiliyor. Makam var da o göreve gelene etkisiz kalabiliyor. Üst düzey siyasi bir makamda görev almış biri, örneğin Büyükelçi yapıldığında onun normalde üstü olan dış işleri bakanlığındaki bir genel müdür ile durumu ilginç olabiliyor. Ya da yine üst düzey siyasi bir görevden Rektörlüğe getirilen biri onun üstü olan YÖK Başkanından talimat alması beklenirken, bu olmayabiliyor. Bu aslında çok doğal bir şey. Çünkü yıllarca bakan, Genel Başkan yardımcısı, milletvekili olarak görev yaparken talimat verdiği birinin altında görev yapmaya başladığında bu karmaşa oluşabilir. Hatta siyasi bir rütbe silsilesi dahi karışabiliyor. Mesela bir şehrin il başkanı Genel Başkanı temsilen yetkilidir. Ama o şehirde göreve gelen bir bürokrat eski bir siyasi büyüğü ise ona karşı nasıl davranacak? Hiyerarşiyi nasıl uygulayabilir? Bu da ampulün yanmasında gerekli olan elektriğe direnç gösteren bir örnek olaydır. Gidin bakın bu yerlerin ekseriyetinde maalesef sıkıntılar vardır ve bir şekilde AK Partiye ve tabiki dolayısıyla Reis’e de zarar vermektedir.  

AK Parti’nin ampulü Reis’in elektriği ulaşırsa yanar

Bu bütün kamu için değil belki ama sıkıntı ve şikâyetlerin olduğu yerlerde genelde böyle bir durum vardır. Bu olay da (Doğru olanları tenzih ederim) liyakatsiz kişilerin siyasi tercihle görevlendirmesinden kaynaklanabilir. Tenzih ederek söylüyorum, Genel Başkan yardımcısı, milletvekili, Belediye Başkanı, meclis üyesi, vali, kaymakam, Genel müdür, daire başkanı, il başkanı, bölge müdürü, il müdürü, şefi, memuru, ilçe başkanı, yönetim kurulu üyesi… Bütün hepsi devletin veya hükümetin hizmet verirken kullandığı iletken tellerin birer parçasıdır. Bunlardan biri yanlış ise iletken değil aksine yalıtkan olur ki hizmet orada aksar. Lamba yanmaz. İşte bu yüzden bu iletkenleri seçerken doğru olması için üç önemli unsuru sürekli yazdım ve söyledim: Liyakat, Sadakat, Bereket…

Reis’in yaydığı elektrik aradaki iletkenlik görevi yapması gereken ama aslında yalıtkan olan yanlış bürokrat ve siyasiler yüzünden son nokta olan halka ulaşamıyor ve ampulün ışığı yanarken aksayabiliyor. Bu olay da AK Partiye son dönemde büyük zarar veriyor. Birilerini eleştirmek ve kötülemek için yazmadım. Ülkemi ve Reisi çok sevdiğim için yazdım.  İnşallah okunur ve gerekli adımla atılır. Selametle.

 

 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3674/ak-partiye-en-buyuk-zarari-veren-nedir-biliyor-musunuz

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

10.02.2020 Peki ama yarın sahaya kim çıkacak?
08.02.2020 Kosova
28.01.2020 Deprem’de Kehanetler ve Erken Teşhis Değil Erken Tedbir ve Devlet Baba Hayat Kurtarır
13.01.2020 Tunç Soyer
08.01.2020 AK Parti’ye en büyük zararı veren nedir, biliyor musunuz?
01.01.2020 2020’nin ilk makalesi
16.12.2019 Bir dahaki sefere kazanmak için bilinmesi gereken 2 şey
04.12.2019 Cahil misin be adam! Sosyal medya dilini bilmez misin?
18.11.2019 Balkanlarda ve Ortadoğu?da temayüllere aykırı bloklaşmalar NATO?yu anlamsızlaştırıyor
10.11.2019 Sigara?nın Sağlık ve Siyasi Yönden Zararları
03.11.2019 AK Parti nasıl kaybeder RTE düşmanları nasıl kazanır?
28.10.2019 Düşmanlarla diplomasi
30.09.2019 Siyasette Balkanları Dışlamak
24.09.2019 Balkanlar?da bizim olmamız lazım
10.09.2019 Türk Diplomasisinin Soft Power?ları
01.09.2019 AK Parti?de değişime ihtiyaç yok
19.08.2019 'Türkiye - Sırbistan yakınlaşması, Balkanlardaki dengeyi nasıl etkiler?'
10.08.2019 Susurluk Ayranını Özleyeceğim
04.08.2019 Doğruları Söyle(yeme)mek
02.08.2019 Siyasette Ömer (RA) gibi Harbi ve Hasbi Olmak
14.07.2019 Yunanistan seçimlerinin analizi
12.07.2019 Yunanistan seçimlerinin analizi
24.06.2019 Balkanlar Yine Karışık
17.06.2019 Türkiye?de Balkan Rumeli göçmeni var mı?
27.05.2019 ABD, Türkiye?yi Ablukaya mı Alıyor?
17.05.2019 İstanbul Seçimleri Üzerine Manifesto
11.05.2019 Erken Seçim Olur mu?
06.05.2019 Balkan Seyahatimizden Notlar
22.04.2019 Tünelden Önceki Son Çıkış
11.03.2019 Güle güle Yusuf Sait
04.03.2019 Bazen kaybetmek kazanmaktır
18.02.2019 Ya kazanmayı garantilediniz yada kaybetmeyi
04.02.2019 Önce iğneyi kendine sonra çuvaldızı başkasına
28.01.2019 'Bir gün İnşallah?' (Ufak bir Balkan gezisi ve yolculuk hatıraları)
18.01.2019 MHP ile ittifak tamam, diğerleri ile ne zaman?
03.12.2018 Kosova'dan izlenimler
15.11.2018 AK Parti ve Balkan seçmenlerinin üç farklı ilde üç farklı tercihi: ?İzmir, İstanbul ve Bursa"
30.10.2018 Türk ekonomisi için fırsat: "Balkan Pazarı"
23.10.2018 CHP?nin kesinleşen HDP ittifakına karşı AK Parti?de Balkan ittifakının şimdi tam zamanıdır
10.10.2018 Sorular ve cevaplar
25.09.2018 Siyasi kefaletin bedeli
18.09.2018 Yanlış yerel, Erken genel
03.09.2018 Ekonomik savaşta devletin sübvansiyonu
25.08.2018 AK Parti açısından yerel seçim analizi ve İzmir'in durumu
12.08.2018 Bu savaşa hazır mıyız?
18.07.2018 Her şerde bir hayır vardır
15.07.2018 Tayyip Bey'in söylediklerini şöyle anladım
02.07.2018 Zafer?in mesajını almak ve uygulamak
26.06.2018 Başkanlık ile gelen değişim?
13.06.2018 En son kritik seçim uyarıları