Gelecek Partisi ve Vizyonu

Eklenme Tarihi: 16.12.2019 13:27:55 - Güncellenme Tarihi: 01.04.2020 20:25:21

                                                     

Cumhuriyet dönemi boyunca üretilen/uygulanan siyaset tarzları ülkedeki yaşam kalitesini dünyanın süper ligine çıkarmaya yetmedi. Ne toplum siyaseti ne de siyaset toplumu olması gereken yere taşıdı. İmparatorluk bakiyesi olmak bir tecrübe tevarüsü değil metal yorgunluğu kabul edildi. Modern zamanların ürettiği moda algılar reel olgulara tercih edildi; pozitivizm, sekülerizm, liberalizm gibi. Diyalektik, alternatifini oluşturmakta gecikmedi; şeriatçılık, muhafazakarlık, İslamcılık gibi.  Doksan kusur yıldır biz bu girdapta tepinirken sofranın kurtları ellerini ovuşturarak çaylarını yudumluyordu. 

 

Son yıllarda üretilen siyaset dili ve bunun sonucu oluşan toplumsal gerginlik, işi bir basamak daha yukarı taşıdı. Eşit vatandaşlık fikri zayıflarken ekonomik göstergeler de özellikle 2018 Ağustos’undan itibaren aşağı bir seyir izler oldu. Özgürlükler ve adalet sorunu her kesim tarafından yüksek sesle dillendirilmeye başladı. Ekonomimiz Dünya liginin 17.liğine demir attı. Kişi başı milli gelir düşme trendinde. Uluslararası arenada yalnız bir ülke olarak kalakaldık. Rusya ile ABD arasında sıkışıp kalmış bir dış politika! İnsan hakları, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, özgürlükler, fırsat eşitsizliği, terör sorunu, eğitim ve yolsuzluklar gibi onlarca yakıcı ve yıkıcı derdin esir aldığı seksen milyon insan! Tüm bunlara ek olarak, Ak Parti’nin ilk on yıldaki başarılı politikalarının devam ettiğine inandırılmış ve yukarıda sıraladığımız problemleri görmezden gelmek zorunda bırakılmış kitleler ve bu –mış gibi yapar halden nemalanan birey, kurum ve siyasi aktörlerin varlığı işi bir hayli zorlaştırmaktadır. 

Gelecek Partisi işte bu şartlarda doğan bir siyasi oluşumdur.

Peki bu yeni partiyi nasıl bir gelecek bekliyor? Başarı şansı nedir?

Eğer başarıyı seçim kazanmaya indirgeyeceksek bunun iki yolu vardır diyebiliriz. İlki kendi ürettiğiniz siyasi beceri, ikincisi de rakiplerinizin siyasi beceriksizliği. Son yerel yönetimler seçimindeki Ak Parti’nin oy kaybı bu açıdan oldukça öğreticidir. Buradaki beceri ve beceriksizlik kavramlarındaki göreceliğe dikkat etmek gerek. Zira oluşturulan algı çoğu zaman olgunun önüne geçer ve belirleyici olur. Dolayısıyla başarı-başarısızlık nitelemeleri pek çok zaman bu algı becerisinin bir sonucu olmaktadır. Bir tarafın başarı gördüğünü diğer taraf tam bir başarısızlık olarak takdim etmekte ve kitleler buna inanmaktadır. Bu haliyle siyaset toplumların afyonudur

 

Rakiplerinin başarısızlığı üzerine hedeflenen bir başarı şıkkını bir tarafa bırakıp Gelecek Partisi’nin başarı şansını ele aldığımızda üç noktaya odaklanmak gerekmektedir. İlki parti programı, diğeri kadro ve teşkilat, sonuncusu da siyaset zemini. 

Gelecek Partisi’nin parti programı incelendiğinde şu noktaların altını çizmemiz gerekiyor. Program sekiz başlıktan oluşuyor. İnsan başlığı altında temel hak ve özgürlükler, özgürlük- güvenlik dengesi, eğitim, sağlık, spor, kültür ve sanat vizyonu ile çocuk, genç, yaşlı, kadın, engelli ve aile politikaları ele alınmış. “Dini ve seküler hiçbir yapının devlet içinde ayrıcalıklı bir konum elde etmesine müsaade edilmeyecek” denilerek adeta laikliğe daha özgün bir çerçeve çizildiği gözlenmektedir. İkinci başlık olan Mekan Düzeni’nde ise çevre ve şehircilik konuları işlenmiş. Şehircilik umranın çağdaş yorumu olarak ele alınmış. AVM’leri sadece liberal kapitalizmin bir enstrümanı olarak değil yerel kültürü yok edici küresel bir kültür emperyalizmi ajanı olarak anlaşılabilecek yaklaşım dikkat çekici. Kamu Düzeni ise üçüncü başlık. Burada hükümet sistemimizin demokratik oluşunu üç kriter üzerinden ele almış ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminden, vesayetten arındırılmış demokratik bir parlamenter sisteme geçiş önerilmektedir. Yalnız burada hedeflenenin 1982 Anayasası’yla çerçevesi çizilmiş önceki sistem olmadığını belirtmeliyim. Yeni anayasa ve toplum sözleşmesine yapılan vurgu da önemli. Dördüncü başlık olan Hukuk Düzeni’nde ise ahlaki öze dayalı adaletin en önemli değer olduğu gerçeğinden hareketle hukuk devleti ile tarafsız ve bağımsız yargı vurgusu yapılmış. Burada en çok dikkatimi çeken husus ise devletin bekasının adalete bağlı olduğu varsayımı. Zira bu varsayımdan hareket ettiğimizde son yıllardaki beka söylemlerinin adaletsiz bir yönetim itirafı anlamına da geldiği görülecektir. Yine bu kısımda meşhur “KHK mağdurları” sorunu ele alınmaktadır. Olağanüstü hallerde yapılanların da hukuk dışı olamayacağı ve keyfi uygulamaların iç barışı zedeleyeceği dolayısıyla bu sorunun çözülmesi gerektiği üzerinde durulmuştur. Kamuoyunun dikkatini çeken HSK’nın ikiye ayrılması da bu bölümde yer almıştır. Kamu Ahlakı kısmı ise diğer parti programlarında kısaca geçiştirilen bir husustur. Burada siyasi etikle ilgili ilkelerin kanuni güvenceye alınmasının âciliyeti vurgulanmıştır. Yolsuzlukla mücadele, şeffaflık, istihdamda ehliyet ve liyakat gibi sorunlu alanlar işaretlenmiş. Katılımcı demokrasinin öznesi olarak görülen Sivil Toplum altıncı başlık olarak programda yer almış. Ekonomi ise programda genişçe işlenmiş. Sosyal güvenlik, yoksullukla mücadele, gelir dağılımı adaleti, kamu maliyesi, para politikası, küresel ekonomi ile etkin bütünleşme, tarım, gıda, hayvancılık, ulaşım, turizm ve AR-GE çalışmaları ile ilgili yaklaşımları bu bölümden okumak mümkün. Dış Politika ve Milli Savunma ise programın son başlığı. Burada farklı olan ise dış politika ve milli güvenlik konularında alınacak kararlara yasama ve yürütmenin dışındaki toplum kesimlerinin sözde değil proaktif katılımının öngörülmesi. 

 

Gelecek Partisi genel başkanı Ahmet Davutoğlu ve çalışma arkadaşlarının uzun bir süre üzerinde çalıştıkları bu programın efradını cami ağyarını mani bir parti programı olduğu aşikâr. Ahmet Davutoğlu’nun neredeyse tüm ömrünü uğruna verdiği akademik müktesebat yani Stratejik Derinlik’ten Alternatif Paradikmalar’a, Medeniyet Dönüşümü’nden Medeniyetlerin Ben İdraki’ne, Medeniyetler ve Şehirler’den Duruş’a kadar pek çok eseri parti programı olmuş ve önümüze gelmiş. Ahmet Davutoğlu’nun dünya çapında bir aydın ve akademisyen oluşu ve ayrıca medeniyet konusundaki derin birikim ve vizyonu ile yıllardır sürdürdüğü görevlerden edindiği tecrübe programa damga vurmuştur diyebiliriz. Fakat bu vizyoner programı hazırlayan bir ortak aklın varlığı da kendisini hissettirmektedir. Reel gerçeklikler yerine sanal algıların yönettiği insanlar, ötekileştirici ve itham edici dile mecbur edilen siyaset, oy hesabına feda edilen dış politika ve diplomasi, TÜİK verilerine havale edilen ekonomi, iman konusu haline getirilmiş partizanlık, yandaşlığa ve sadakate feda edilen emanet ve liyakat ile özgürlüğü, brifing bile almaya gerek duymadan vicdanı ile korkuları arasında bırakılmış yargı erkince kısıtlanmış sessiz muhalefet bu iyi hazırlanmış program açısından büyük bir şans/sızlık olarak görülebilir. Tüm bu olumsuzluklar programın kamuoyunda yeterince ve objektif bir değerlendirme şansı bulamayacağının işareti olabilir. Mezkur dezavantajları avantaja çevirebilme becerisi partinin yetkili kadrolarını beklemektedir. 

 

Burada, parti programlarının gerek şart olduğunu ve fakat yeter şart olmadığını ifade edelim. Zira tüm partilerin programları teorik düzeyde iyidir. Önemli olan bu teorik çerçevenin pratiğe aktarılabilmesidir. Bu da teşkilat ve kadroyu gündeme getirir. 

Peki, Gelecek Partisi kadro ve teşkilat açısından ne durumda?

Bunu bir sonraki yazıya bırakmamız gerekecek.

Gelecek Partisi’nin ülke ve insanlık için hayır getirmesi temennisiyle.

 

 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3615/gelecek-partisi-ve-vizyonu

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

30.03.2020   Hüzün Bulutları
23.03.2020     Virüs Salgını Üzerine Düşünceler
16.03.2020 “Karanlık Çağ”
09.03.2020 "Medeniyet Dönüşümü”
02.03.2020 Aktif Ahlaktan Pasif İmana
24.02.2020 Yeni Bir Yolculuk Hikâyesi
17.02.2020 Tarım Üzerine
10.02.2020 Siyah ve Beyaz Arasındaki Sonsuz Zenginlik
03.02.2020 Mesire Yerindeki Gazete Parçaları
27.01.2020 Bunu da Unuturuz
20.01.2020 Toplumsal Özeleştiri
13.01.2020 “Vicdan Zorbalığa Karşı”
06.01.2020 Kandil Şahsiyetler
30.12.2019 Kanal’a Bakan Kurt Gözleri      
23.12.2019 Gelecek’in Geleceği
16.12.2019 Gelecek Partisi ve Vizyonu
09.12.2019 Demokrasi ve İnsan Hakları Günü
02.12.2019 'Güneşin Doğduğu İnsanlığın Battığı Yer'
25.11.2019 Gücün 'Şehir'le İmtihanı
18.11.2019 'Beyaz Zambaklar Ülkesinde'
11.11.2019 Arayış
04.11.2019 Din Bilim Siyaset
28.10.2019 İnsanın Dört Mevsimi
21.10.2019 Modern Bunalım
14.10.2019 Gündemlerde Kaybolmak
07.10.2019 Yeni Partiler ve Yeni Siyaset
30.09.2019 Müslümanların Bilgi ve Siyaset Sorunu-5
23.09.2019 Müslümanların Bilgi ve Siyaset Sorunu-4
16.09.2019 Müslümanların Bilgi ve Siyaset Sorunu-3
09.09.2019 Müslümanların Bilgi ve Siyaset Sorunu -2-
02.09.2019 Müslümanların Bilgi ve Siyaset Sorunu-1
26.08.2019 Terörize Edilebilirlik Açısından Dinler
19.08.2019 Kemalist İslamcı Kürt Alevi ? ve Mutabakat
05.08.2019 Ahlâksız Îman
29.07.2019 Eleştiri Kültürü
22.07.2019 Hoşgörü Toplumu
15.07.2019 Mental Yorgunuyuz
08.07.2019 Hayata Dair
02.07.2019 Lgbt veya Cinsel Engellilik
01.07.2019 MAÂRİF DÂVÂMIZ-4
24.06.2019 Maârif Dâvâmız-3
17.06.2019 Maârif Dâvâmız-2
10.06.2019 Maârif Dâvâmız-1
03.06.2019 ?Hoşbulduk - Güle Güle?