AMAN ALLAHIM!..

15 Temmuz kalkışmasından sonra bu sütunlarda sadece bir yazı yazmıştım. 15 Temmuz Darbe kalkışmasını ve bütünüyle darbe fiilleri ve zihniyetlerini lanetleyen bir yazı.

Her nedense uzun bir süre yazmak geçmedi içimden. Yapılan ihaneti ifade edebilecek söz bulamadım. Kendi insanına ateş edebilecek tıynetteki asker için tanımlayıcı bir kavram hayal edemedim.

Geldiğimiz noktaya geriye dönüp baktığım zaman; 17/25 Aralık’tan gezi denilen kaos ortamı ve oradan patlayan bombalar, canlı bomba eylemleri ve 15 Temmuz darbe kalkışması bizim toplumumuza adeta turnusol kağıdı tutulmuş gibi nasıl bir toplum olduğumuzu özetledi:

En yakınınızda bulunan ve hatta sizi korumak için görevlendirilmiş olan sizin düşmanınız ve size hainlik yapmak için fırsat kollayan bir ikiyüzlü olabilir.

Sizi yönetmek için seçilmiş milletvekili, rektör, bakan, belediye başkanı, muhtar vatan hainleriyle işbirliği içinde bulunabilir.

Kendisinden ilim-irfan öğrenmek için karşısına geçtiğiniz öğretim üyesi, öğretmen devletten geçindiği halde devleti zayıflatmak, yok etmek için kirli işlerin peşine düşmüş olabilir.

Cuma hutbesinde size hitap eden, arkasına geçip namaz kıldığınız imam, gizli bir Yahudi, hıristiyan olabilir.
Allah, Kur’an, Muhammed diyerek kapınızı çalan mümin görünümlü kadın veya erkek, belki de imanınızı sarsmak için basılmış kitapların satıcısı olabilir.

Oturup kalktığınız, yiyip içtiğiniz, birlikte gülüp birlikte ağladığınız, birlikte sevinip birlikte üzüldüğünüz, kol kola yürüdüğünüz birisi belki de sizin için en tehlikeli bir muhbir olarak bir gün karşınıza çıkabilir.

Güvenliğimizi emanet ettiğimiz ve başımız sıkıştığında kendisine başvurduğumuz polis, devletimizi sadece kendi örgütüne hizmet için bir araç olarak kullanan ve hatta sizi tehlikeye atan bir örgüt üyesi olabilir.

Sizi yargılayan yargıç ve savcılar, adaletine güvendiğiniz halde belki de en büyük adaletsizliğe imza atmış kötü niyetli insanlardan birisi olma durumundadırlar.

Yaptığınız alışverişlerle zengin ettiğiniz esnaf, işadamı, kitapçı, lokantacı v.s. sizden kazandıkları paraları, Türk Devleti ve Türk Milleti düşmanı olanlara aktarabilir.

Mülki amirler; valiler, kaymakamlar kim bilir, bir örgüte yardım ve yataklık yapan kişilerdir.

Sağlığınızı emanet ettiğiniz hekimler, kim bilir belki de hekimlik yemininin dışında başka amaçlar için gizli yemin etmiş kişilerden birisidir.

Sizi ziyarete gelmiş olanlardan bazıları belki de, sizi gizli olarak dinlemek ve görüntülemek için odanıza bir ses veya görüntü alma aleti bırakmıştır.

Çocuğunuzu kaydettirdiğiniz okulun güzel süslenmiş duvarlarının arkasında belki de gizli bölmeler vardır.
Bütün bunları düşünürken dilimden sadece şu söz döküldü: Aman Allah’ım!... Biz nasıl böyle olduk? Yoksa zaten hep mi böyleydik?

Beni umutlandıran tek şey şu: 15 Temmuz gecesi ölmek pahasına meydanlara çıkan milyonlar… İçinde kürdü, lazı, çerkezi, boşnağı, alevisi, sünnisi, yörüğü bulunan Aziz Türk Milleti…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/361/aman-allahim.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar