'Kar Yağarsa Okulları Tatil Edeceğim'

“Başkan dedi ki, en son kalanlara yemek ısmarlayacağım. Çocuklar Uğur Başkanınız size yemek ısmarlayacak, tamam mı? Bende kar yağarsa sizin okulları tatil edeceğim.”

Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Ahilik Fuarı ve İş Ahlâkı Zirvesi’nin açılış programında en son konuşmacı olarak kürsüye gelen Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, konuşmasına yukarıdaki sözlerle başladı.

Yâni Sn. İlbeyi’nin, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde yaptığı konuşması ve “Konya'nın Öğretmenler Gününde böyle bir konuyla gündeme gelmesinden dolayı üzüntüleri”ni bildirmesinden birkaç gün geçtikten sonra Ahilik Zirvesi’ne damga vuran yukarıdaki sözleri söyledi.

***

Sn. Vali’nin Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’la aralarında nasıl bir diyalog geçti, bilmiyorum. Salonu dolduran ortaokul ve liseli çocuklara Uğur Başkan, durup dururken neden yemek ısmarlasın ki…

İlbeyi’nin bu sözü (emrivâki vaadi)üzerine Uğur Başkan, kendisini zorunlu hissetmiş olacak ki, gülümseyerek salonda çocukların arasından protokol koltuklarına doğru geçerken “Çocuklar yemek isteyenler isimlerini yazdırsın” demek mecburiyetinde kaldı. Tecrübeli bir gazeteci olarak bu sözlerin ne anlama geldiğini anladım anlamasına da…

"Bacak" hadisesinden ve “birader” fırçasından sonra Sn. İlbeyi’nin öylesine “pot kırmak” adına böylesine bir konuşma yapacağını hiç beklemiyordum. Protokol konuşmalarının uzaması üzerine liseli çocukların canı sıkılınca, talebeler beşer onar kişi halinde salonu terk etmeye başlamışlardı. Bir ara Vali Toprak ile Başkan Altay’ın arasının limoni olabileceği aklıma gelmedi değil. Sonra, bendeki jeton biraz geç düşünce “Sanırım Sn. Vali çocukları salonda tutabilmek veya ayrılanlara tepkisini ifade edebilmek adına böyle konuştu” demekten kendimi alamadım.

***

Vali Toprak, konuşmasında bir ara “Bende uzatmayacağım. Şaka yaptım konuşmayı” demez mi?

Buna ne şakası derler Sayın Vali’m?!

***

Her şeyden önce “Ahilik ve İş Ahlâkı” gibi önemli bir tanıtım zirvesi açılışında, Sn. İlbeyi’nin bu sözlerini ve gösterdiği tepkiyi yadırgadığımı ifade etmeliyim.

O çocuklar zaten kendi arzularıyla oraya gelmiyor. Okul müdürünün yukarıdan gelen emirle verdiği müsaade, öğreticilerin rıza göstermesiyle ve derslerinden feragat ederek “bindirilmiş kıta” olarak geliyorlar. Hiçbir öğretmen, muallim, hoca, öğretici dersi bırakıp (asıp) öğrencileriyle birlikte sınıfı terk ederek salonları doldurmak için “bindirilmiş kıta” olmak istemez.

Okulun, sınıfın, dersin ve yapılan her işin bir ahlâkı vardır.

Ahilik sisteminin özünde ‘edeb’in olduğu gibi. Okula nasıl gelineceğinden tutun dersin nasıl yapılacağına, büyüğüne ve küçüğüne karşı nasıl ve hangi davranışı sergilemesi gerektiğine varıncaya kadar, herşey edebin konusudur.

Hulâsa edep, beden dili ile birlikte sözde bütünleşir.

Peygamberimizi referans alan, Anadolu’da kurulan ve bir Türk yorumu olan Ahilik, ilhamını fütüvvet teşkilatından alıyor.

“Fetâ” (genç) kökünden türetilmiş olan “fütüvvet” (gençlik) dinimizin yüce değerlerinden beslenmeli ki, tarih boyunca aksiyoner bir ruha sahip olan milletimizi tekrar muasır medeniyetler seviyesine ulaştırsın.

Lütfen istikbâlimizin teminatı olan gençleri, her kar yağdığında okulundan, derslerinden, işinden, gücünden mahrum etmeyelim.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3579/kar-yagarsa-okullari-tatil-edecegim.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar