DEMOKLESİN KILICI MI, TERÖR SOPASI MI?

Yunan mitolojisine dayanan bir efsaneden gelir, Demokles’in Kılıcı. Efsaneye göre Damokles, Kral Dionysios'un yakın dostu olduğu için daima kral ile birlikte sohbet ederlerdi. Konuşmalarında çoğu defa krala, krallık makamının bahşettiği mutluluktan söz eder dururdu. Bu durumdan usanan Kral, bir gün Damokles'e dönerek, “Bu mutluluğu senin de tatmanı arzu ediyorum!” demiş.

Büyük bir ziyafet hazırlatarak tacını ve tahtını, kralın güç ve imkânlarına özenen Damokles'in önüne bırakmış. Damokles de, sevinçle krallık elbiselerini ve tacını giyip tahta oturmuştu. Ziyafetin ortalarına doğru tam başının üstünde bir şeyin sallanmakta olduğunu gören Damokles, dikkatle bakınca bunun at kılına bağlı keskin bir kılıç olduğunu görmüştü.

Damokles bunun ne manaya geldiğini düşünüp, Kral Dionysios'un böyle yapmakla kendisine krallığın sadece krala ait güç ve zenginliklerden ibaret olmayıp, aksine insanın canını daima tehlikelere sokabilecek bir mevki olduğunu idrak ettirmek istediğini anlamıştı.

Bu efsaneden mülhem, bir kimseyi tedip edip kontrol etmek için sürekli yanı başında tutulan tehditler ve riskler için “Demokles’in Kılıcı” tabiri kullanılır. 

Sömürgeci güçler, yönetmek istedikleri sömürgelerini hep bu yöntemle idare ederler. Ya komşu iki ülke arasında anlaşmazlık meselesi olan bir alan veya toprak parçası bırakırlar, ya da azınlığı çoğunluğa yönetici atarlar. Bu sebeple niza sebebi olan alan veya yönetilen çoğunluk, bir “Demokles’in kılıcı” gibi, sömürülen yöneticilerin başında bekletilir. Böylece, atanan yöneticiler, kendilerini efendilerinin her dediklerini tartışmasız yerine getirmek mecburiyetinde hissederler. 

Son zamanlarda şunu görüyoruz ki, Batı dünyası yaşadığı iki büyük dünya savaşından sonra, bir üçüncü dünya savaşını göze alamamaktadır. Zaten böyle bir savaş insanlığın büyük bir kesimi için bir facia olur. Bu sebeple, menfaatlerini tahkim etmek veya bazı ülkeleri istedikleri antlaşmaları yerine getirmeye ikna, sahip oldukları avantajları devam ettirmek ya da kontrol etmek için bir başka yöntem geliştirdiler: Bu da terör sopasıdır. 

Hiçbir terör örgütünün silah fabrikası olmadığına göre, silahları üretici ülkelerden almaktadırlar. Şu da bir gerçek ki, kimse kontrol edemediği bir silahı başkasına teslim etmez. 

Bu sebeple hiç beklenmedik bir yerde ve hiç beklenmedik bir ülkede terör olayları boy gösterebilir ve çok can alabilir. 

İlişkiler yakından ele alındığında ipuçlarını bulmak hiç de zor görünmüyor!..

Terör sopasını, “Demokles’in kılıcı” gibi kullanan sömürgeci güçlerin bunun işe yaramadığını kısa bir zamanda göreceklerdir. 

Ülkemiz, ciddi manada organize olmuş ve darbe kalkışmasına yeltenen büyük bir terör örgütünü, hiç kimsenin hesap edemediği bir şekilde devre dışı bırakmıştır. Dikkat edilirse, darbenin milletin canı pahasına saf dışı edilmesini Batılılar, alkışlayacaklarına adeta yas tutarak karşıladılar.

Bu terör saldırısının işe yaramadığını gören güçler, şimdi de diğer terör örgütlerini devreye soktular. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde peş peşe patlayan bombalarla bizleri terbiye etmek istiyorlar. 

Bu terör kartı, bazı zalimlerin bir müddet işlerini görebilir; bu bunun onların ellerinde patlamaları da an meselesidir.
Bu devleti ve bu milleti kimse terbiye etmeye ve terör ile dizayn etmeye kalkışmasın. Zira biz tarih boyunca zalimleri terbiye etmeyi başarmış bir milletiz. Artık dünya bize biçilen bu görevi, yeniden ifa ettiğimize şahitlik yapacak. 

Büyüyoruz, gelişiyoruz, bütün korku bundandır. Terör ayakbağı olamayacak, hep beraber göreceğiz…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/357/demoklesin-kilici-mi-teror-sopasi-mi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar