İslam’da 'münakaşa' var mı yok mu?

Hoca dedi ki; “İslam’da münakaşa yoktur. Herkes fikrini söyler, saygı duyulur, kabul edilir veya edilmez, görev bitmiştir. Benim dediğimi kabul edeceksiniz tavrı doğru değildir. Her akşam TV’de; okumuş insanların  kullandıkları dilden ve tavırlarından memnun değiliz.”

Eee, her akşam TV tartışma programlarına katılan konuşmacıların, tavrı/dili/söylemleri, atılan tweetler ne öyle? Özellikle, M.Metiner, M.Özkan,H.Özışık, İ. Çağlar, E.C.Ayvalı ve onun gibi muhafazakar -dine bağlı gözüken kişilerin; alaylı, söz kesici, bağıran, karşı taraf konuşurken bıyık altından gülen ve kameraya oynayan tavırları dikkatlerden kaçmıyor…Bazıları da, fark edilmek peşinde…

Siyasetçi değiliz, ama, takip et(me)meye çalışıyoruz. Anladığımız şu; AK Parti destekleyenleri, oy düşüşünden, İstanbul seçimlerinin kaybedilmesinden ders alır gibi olmuşlardı, ama, özür bile dilemediler ve  “Suriye harekatı” ile tekrar eskiye döndüler, söz anlamaz, kibirli, nobran, karşıdakine söz hakkı vermeyen v.b. tavırları geri döndü…

Zaten, AK Parti yöneticileri, seçim sırasında o kadar çok hata yaptılar ( mesela Sn.Özhaseki) ve söz verdiler ki; seçim bitti, çalınma hayal oldu, hiçbirisi (mesela; Sn.Kurtulmuş, Sn. Ali İhsan Yavuz,Sn.B.Yıldırım) geri adım atıp, özür dilemedi, olan; bu ekonomik ortamda vergilerimizden harcanan “seçim parasına” oldu. Son olarak ta, “Hz.Ömer’ler,Hz.Hatice’ler arıyoruz” diyerek, şu andaki kadroları küçümsedi.

Şimdi, konuya dönersek, tartışma programları, “karşıdakini yenmek/alt etmek” için düzenlenmiyor. Onun adı “münazara”  Çağrılınca da o niyetli gitmemeli. Ama, olmuyor; nasıl susturdum, nasıl konuştum, dut yemiş bülbüle döndürdüm v.b. tavrı gözle görülüyor. Ama, seyirci bundan rahatsız oluyor ve zaplıyor.. Bir kere, birilerini “mağlup etmek için” yapılan münakaşalar zararlıdır. Münakaşada; galip gelinmez, sadece diğerleri sizin görüşlerinize katılmış olur. Tartışmayı kazanma arzusu; kötülüklere, tartışmaya, kavgaya, küskünlüklere sebebiyet verir.

Enes bin Malik hazretlerinden: 

“Bir gün ‘dini bir konuda’ tartışırken, Resulullah Efendimiz yanımıza geldi. Bize öyle öfkelenmişti ki, hiç öyle görmemiştik. Buyurdu ki: ‘Bırakın tartışmayı! Sizden öncekiler sırf bunun yüzünden helak oldu. Tartışmanın faydası yoktur, tartışma zararlıdır. Mümin münakaşa etmez. Münakaşa edene şefaat etmem.’” (Taberani)

Münakaşa; dostlar/akrabalar arasındaki “kin ateşini körükler” Herşeyi; “ben” bilirim demek, ”kibirdir” ve çok tehlikelidir. Ben’lik; insanın “kendi varlığından” ve “sıfatlarından” haberdar olması, “nefsini ve malını” kendine nispet edebilmesidir. Ben’lik duygusu kuvvetli olan kibirli  insan; başkalarıyla “istişare” etmez ki, bu, onu bir çok bilgiden/dosttan/arkadaştan  mahrum kılar.

Mümin kibirli olmaz; fakat “vakar sahibi/ ağırbaşlı olur. Bu, ona; dünya ve din  işlerinde kolaylık gösterir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Mümin ağırbaşlı ve yumuşak olur.”(Beyheki)

Ünlü düşünür Sokrates’e sormuşlar: “En iyi bildiğin ne” diye? Demiş ki; “En iyi bildiğim, hiçbir şey bilmediğimdir.”

Münakaşada, karşıdaki insan “cahil yerine” konulmaz, “sen bilmiyorsun, ben bilirim” denilmez. Kişi; “akıl, fazilet, fikir ve ilimde üstünlüğünü” ispata çalışmaz. Aksi takdirde; dostların azalmasına, hasımların çoğalmasına sebep olur. 

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Aklımda kaldığına göre)Bir kişiye sormuşlar. O da; “bilmiyorum” demiş. “Nasıl bilmezsin?, Sen bunun için maaş alıyorsun” derler. O, “benim aldığım maaş  bildiklerimin karşılığı. Eğer, bilmediklerimin karşılığında da maaş alsam devletin gücü yetmez” demiş. 

Ama, şimdi bakıyoruz, aynı kişiler, her akşam, ayrı kanallarda, aynı fikirleriyle, farklı konularda konuşuyor, fikir beyan ediyorlar. Ya arkadaş; “çevre sorunu” ile “Suriye harekatı” yakın mı? Siz, neyin uzmanısınız? Prof., MV, Parti yöneticisi, gazeteci v.b. olmanız size bu hakkı vermiyor ki!..

Neden, “bu konu benim alanım dışı gelmiyeyim” denilmiyor?..TV’de;3 saat sallanmakla, ekrana oynamakla, ses yükseltmekle, benim kimseye eyvallahım yok v.b. söylemlerle, kendilerine kazandırıyor mu zannediliyor?..

Yoksa, TV’de görünmenin/isim yapmanın getirisi, konferanslarda maddi olarak geri mi dönüyor?

İnsanları seveceksiniz “Yaradan’dan ötürü”, fikirlerine saygı duyacaksınız, “Yaradan’a saygıdan” ötürü…

Herkesin, aynı şeyleri düşündüğü bir dünya yok, olamazda!..

Peki, bizde, neden bu kadar çok; “benim gibi düşüneceksin”, “benim düşüncelerimi tasdik edeceksin” v.b. ısrarı?

Gelişmemişlik dedikleri bu mu yoksa?

Sonuç: Münakaşa her yönden “mahzurludur” ve “güzel ahlakın” zıddıdır.

 Oysa; Müslüman, güzel ahlaklı olandır. 

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile, güzel ahlakla memnun etmeye çalışınız!” (Hakim)

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3558/islamda-munakasa-var-mi-yok-mu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar