Sinema ve Dindarlar

Eklenme Tarihi: 17.11.2019 11:07:00 - Güncellenme Tarihi: 21.02.2020 09:13:16

İnsan kelimelerle konuşur, kavramlarla düşünür. Ama ekran veya perde karşısına geçtiğimiz zaman, bu kez ?insan imgelerle düşünür? gerçeğini kabullenmek zorunda bırakılırız. ?Ruh, zihinsel imaj olmaksızın asla düşünemez.? Bir göstergenin imgesi hafızada yoksa, bu gösterge düşünce aracı olmaktan çıkar. Dünyanın ve düşüncenin hududlarını dil ile sınırlayan L. Mittgenstein, dili bir resim olarak kabul eder ve ?bir resim bizi hapsetmişti. Ve dışarı çıkamıyorduk, çünkü bu resim dilimize yerleşikti ve dilimiz de bu resmi bize insafsızca tekrarlıyor gibiydi? der. Gerçekten de insan gördüklerinin baskısından, görsel medyanın sunduklarından, göstergelerin sultasından kolayca sıyrılamaz; gördükleriyle düşünür; dimağında yer bulan gösterge ve simgeler onu yönlendirir. Bunun bir adım ötesinde derine inmek, görünmeyeni görmek ve sezmek eylemleri vardır. Sanatsal etkinliğin ve hakikatin başladığı yer de bu noktadır.

Günümüzde teknolojik gelişmeler ve özellikle iletişim alanındaki göz kamaştırıcı başarılara sahip olmasaydık, belki de global bir yapıdan söz etmek mümkün olmayacaktı. Küresel bir yapıyı hayal etmeyi, günümüzdeki iletişim/bilişim deneyimlerini hızlandıran sistemler ve teknolojik aletlere borçluyuz. Sahip olunan teknoloji sayesinde Susan Sontag'ın dediği gibi, ?hepimiz birer televizyon antropoloğu kesildik.? Oturduğumuz yerden farklı kültürlerin alışkanlıklarını izliyor, sıkılınca da kapatıyoruz.

John Baird, 1926 yılında İngiliz Kraliyet Enstitüsü'nde ilk televizyon görüntülerini sunduğunda, çoğu kimse bu kutucuğun ne harikalar meydana getireceğini tasavvur edemiyordu. Ancak sosyolog ve iletişimci Marshall Mcluhan, 1960 yıllarında televizyonun maharetlerini gördüğünde, bu sihirli kutu sayesinde çeşitli topluluk ve kesimler arasındaki bölünmeleri ve farklılaşmaları ortadan kaldırarak dünyayı tek bir "Evrensel Köy" (Global Village) haline dönüştüreceğini ve bu durumda "zaman"ın duracağını, "mekân?ın ise yok olacağını ileri sürdüğünde, kimse bu sözlere inanmak istememişti. Şimdi bunları yaşıyor gibiyiz.

Bilindiği gibi bilgi, haber ve imaj akışlarının yoğunlaşması, küreselleşmenin en önemli etkilerindendir. Ülkelerin sınırları medyanın iletişim ağlarında taşınan/akan görüntü ve imajlar için sınır teşkil etmemektedir. Robins ve Morley'in de belirttikleri gibi bu sınırların üzerinde elektronik görüntüler küresi oluşmaktadır. Hiç şüphe yok ki, sinema, radyo, televizyon, film video (ve belki internetin) popüler kültürün yerleşmesi ve tutumlar üzerindeki etkisi çok büyüktür. Küresel yayınların, küresel değer yargıları ve küresel sistemler oluşturma gayretleri gözardı edilmemelidir. Küresel sistemler ve küreselleşme süreçleri arasında, bir kuşatma ilişkisi vardır. Küresel sistemler, devlet aşırı karakterde iç örgütlenmeler geliştirir ve bunlar doğaları itibariyle genellikle siyasi niteliklidir.

Küresel sistemlerdeki örüntüde siyasi içerikler baskın olduğundan, yazılan senaryolarda ve yapılan filmlerde, dinî argümanlar neredeyse hiç yer almaz. Batı filmlerinde zaman zaman kilise arzı endam ederse de, bu manzara bize yabancı bir unsurdur. Bu görüntü, sadece yabancı değil, aynı zamanda gizli bir suçluyu işaret eden bir resimdir bizim için. Zira bugün yalnızlaştırılma, ötekileştirilme, şiddet, işkence ve zülüm adına yaşadıklarımızın, yani İslam dünyasının çektiklerinin arka planında ?kilise vardır? hissine sahibiz. Dolayısıyla batı filmlerindeki dinî öğeler, bizleri etkilemekten öte çoğumuzu kışkırtmaktadır.

Türkiye?de çekilen filmler, eskiden olumsuz ?din adamı? imajını pekiştirmek, dinî maskaraya almak için ?imam? veya dinî unsurları kullanırdı. Yavaş yavaş dinî temayülün arttığı toplumumuzda,  ?Müslüman mahallesinde salyangoz satılamayacağını? anlayanlar, bu öğeleri perdelerden usulca çekiverdiler. Ama yerine yenileri veya olumlu imajlar monte edil(e)medi. Hâlâ filmin başından sonuna kadar dinin,seyyâlen akan hayatın hiçbir anına uğramadığı filmler seyredip durmaktayız. Eskiden ses sanatçılarının her şarkı/türküsüne karşılık bir film yapılırdı; son dönemlerde ise, yeşil gözlü ve sarışın bir kız ile uzun boylu bir erkek bulduklarında, nerdeyse sonu gelmeyecek intbaını veren diziler çekilmektedir. Çeşitli ülkelere pazarlamanın da tahrikiyle çekilen çoğu diziler, adeta belgeselleri andırmaktadır; bir dişi yüzünden bir sürü erkek sürekli kavga edip durmaktadır. Böyle bir hengâmede elbette dinin esamisi okunmaz, gerek de yoktur zaten. Aşk rüzgârının bütün insanî duyguları felce uğrattığı bir demde, dinin sınırları ile kim uğraşacak?

Günümüzde zaman zaman İslamî unsurlara vurgu yapan birkaç film çekilip sahneye konulduğunda, büyük sevinçle nefeslenip koltuklarımıza yayılarak seyre dalıyoruz. Bu anlamda ?Çağrı? filmi, hala yüz akımız olmaya devam ediyor. Bu film, adeta çölde susuzluktan serap görmeye başlayan insanımıza, uzak vahalardan getirilen bir tas su gibidir. Artık dinî gün ve gecelerin vazgeçilmez bir filmi vardır: Çağrı. ?The İmam? filmi ise, ?aferin bir imama da bezen güzel roller verilebiliyor?dan öteye bir şey ifade etmedi. Zaten The İmam, modernlik vurgusuyla fazla yaygara koparmadan köşesine çekiliverdi.

Öteden beri ?artist? diye dudak büktüğümüz, ?sokak soytarısı? muamelesini reva gördüğümüz sanatçılar, elbette semtimize uğramayacaklardı. Resimleri günah sayan bir muhitte, hangi portreyi satışa sunabilirdiniz? Bu işe gönül verenler, korkularından bize selam veremez olmuşlardı. Bu yüzden ?sanatçı?, solcu veya lümpen olmak zorundaydı, kendisine sinema dünyasında yer bulmak için de zaten bu ilk şarttı. Yönünü değiştiren Ulvi Alacakaptan ve hayatını dini anlatmaya adamış Haşim Akten gibilerine ne kadar sahip çıkabildik? Sahip çıkılsa bile, bir filmi çekebileceğimiz bir setimiz veya tecrübemiz ya da birikimimiz var mıydı? Birkaç kez aramızda yüz bulamadan aylak aylak gezen bazı ?imanlı? sanatçılarda, sessizce başka setlerde kendilerine yer bulmak için başka diyarlara gittiler. ?Medeniyetinizden İstifa Ediyorum? diye tiyatro sahnelerinde hakikati, bir İslam âliminin ağzından haykırmaya çalışan Ahmet Yenilmez?i, hangi güçlü eserimizde gerçek bir sanatçı olarak sahneye sürebildik. Bir teselli bulma adına, ?bak biz de sinema yapabiliyoruz? tarzı çekilen Hür Adam gibi baştan sona acemilik kokan filmleri bile, dinî ve hasbî gayretleri paraya dönüştürme adına kurgulu bir şekilde sinema salonları doldurulmaya çalışıldı. Farklı bir minval üzere çekilen Bendeyâr ise, hiç kimseden yüz bulamadan unutuldu gitti.

Tarafsız film yönetmenlerinin sahnelemek veya perdeye aktarmak istediği kaç romanımız var? Ya da senaryo uğruna yazdığımız kaç çalışmamız var? Kendimizi kandırmanın anlamı yok, nasıl teknolojiyi bir asırdan fazla bir zaman ıskaladıksa, sinemayı da aynı şekilde es geçtik. Bu iş için zaman ve adama ihtiyaç vardır,ama her şeyden önce ciddi bir zihniyet hazırlığına çok daha şiddetle ihtiyaç vardır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3552/sinema-ve-dindarlar

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

17.11.2019 Sinema ve Dindarlar
10.11.2019 Müzik Haram Mıdır?
27.10.2019 Her Dönemin Yardakçıları
20.10.2019 Zor Oyunu Bozar
07.10.2019 Irkçılık Batının Malıdır
22.09.2019 Peygamber İnkârcıları
11.09.2019 Soner Yalçın?ın Atmasyonu
09.09.2019 Ne Saçmalıklarla Uğraşmı?ız
27.08.2019 Hırsızların Dangılları
21.08.2019 Biri Bana Kardeşlikten Söz Etsin Lütfen
11.08.2019 Önemli Kararlarım
29.07.2019 Kuş da Medeniyetimizin Bir Parçasıdır
20.07.2019 Hayat Dediğin Mana Yüklüdür
10.07.2019 ?iîlere de Bir Sözünüz Var mı?
01.07.2019 Şefaat Torpil midir?
24.06.2019 Kitleleri Yönetmek Kolay Mı?
18.06.2019 Güzel İnsanları Katleden Ülke: Mısır
10.06.2019 Şefaat Var Mıdır?
30.05.2019 Deistlerin Taptığı Bir İnşaat Ustasıdır
21.05.2019 Hz. Ömer?in Davasına Talip Olanlar Mirasına Talip Oldular mı?
13.05.2019 Akıl Ediyor Ama Hissetmiyorduk
03.05.2019 Ramazan Şemsiye Oruç Kalkandir
26.04.2019 Allah Belanızı Versin!..
18.04.2019 Hayatımızdan Çekip Gidenler
24.12.2018 Yazarlarımız nasıl yazıyorlar?
18.12.2018 Akıl ediyor ama hissetmiyorduk
13.12.2018 İnsan olmanın imtiyazı kaleme sarılmaktır
01.12.2018 Dilimize yapışan kelime: Kültür
03.11.2018 İtaat edilecek Ulu?l-Emr kimdir?
28.10.2018 Düşük profilli kafaya dikkat
22.10.2018 Mezhep taasubu
09.10.2018 Bir ateistin yanılgısı
25.09.2018 Sevgi ve sevgili üzerine
14.09.2018 Hainler cenneti memleketim
29.08.2018 Okusan da dert, okumasan da
21.08.2018 Eli hançerli ortak
15.08.2018 Namaz bir mesajdır
31.07.2018 Sevgi diliyle var olmak
30.06.2018 Doktorları vahşilere yem etmeyin
19.06.2018 Öküzler tanrı resmini çizselerdi
12.06.2018 Seçimin rengini ne belirliyor?
05.06.2018 Kur?an Değer Katar
29.05.2018 Bir manevi atmosferdir: Ramazan
20.05.2018 Şeytanlar birleşiyor, ifritler çiftleşiyor
16.05.2018 Ramazan tefekkür demektir
09.05.2018 İnsanlık onuru insanın gururudur
30.04.2018 'Atam tutam ben seni'
27.04.2018 Batılı kafa hür iradeye düşmandır
20.04.2018 Mutlu memleketin mahzun evladı: Mehmet Akif
06.04.2018 Dinde yenilik reform mudur?
03.04.2018 Akif'in Tevfik Fikret çatışması ve vatan sevgisi
27.03.2018 Akif'in Teşkilat-ı Mahsusa ve Abdülhamid ile ilişkisi
20.03.2018 Mehmet Akif'in İttihat-Terakki Cemiyeti ile ilişkisi
19.03.2018 Mehmet Akif anlaşıldı mı ki!..
11.03.2018 Kadın dövülmeli erkek övülmeli mi?
27.02.2018 Silahla öldürülmeyenler ahlaksızlıkla öldürülüyor
15.02.2018 Vicdan karası yüzkarasından beterdir
05.02.2018 Vatan hainliği ile vatanseverlik arasında ince bir çizgi vardır
01.02.2018 Şayet utanmazsan, dilediğini yap!..
21.01.2018 AMERİKALI SİYASİLER PENTAGON?UN KORİDORLARINDA KAYBOLUYORLAR
15.01.2018 BİZİ ONLAR KURTARACAK
03.01.2018 İRAN?DA NELER OLUYOR?
26.12.2017 İNSAN SEVGİSİNİN NERESİNDEYİZ?
19.12.2017 TAASSUP, AKLIMIZI DA ÇELER GÖNLÜMÜZÜ DE
11.12.2017 TAASSUBUN ÇOCUĞU CEHALETTİR
06.12.2017 KUDÜS ALINAN FİYATA VERİLİR
27.11.2017 PETROL KOKUSUNA KOŞAN KÖPEKBALIKLARI
20.11.2017 AKLA ZİYAN İŞLER
14.11.2017 ADAM ÖLDÜRMEYİ OYUN MU SANDIN?
06.11.2017 PASTA DEĞİL ÜLKE PAYLAŞIYORLAR
30.10.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM ?HAVAALANI PROTOKOLU?NU DEĞİŞTİRİN
24.10.2017 HER YERDE HEP AYNI HİLE
19.10.2017 BU MÜFREDAT DEĞİŞMELİ
11.10.2017 BİR KULÜBESİ BİLE TAHRİP OLMAYANLAR CANIMIZI YAKIYOR
03.10.2017 ABD ÖLDÜRECEK ?CANAVAR? ARIYOR
30.09.2017 HİZAYA GELMEK YA DA SAF TUTMAK
21.09.2017 RÜYALARINDA GEZİNDİM İSTANBUL?UN
12.09.2017 ARAKAN?I MI YOKSA 2019?U MU KONUŞALIM?
07.09.2017 AKIL NE KADAR GEREKLİ?
31.08.2017 DEVE SİDİĞİNDEN DAVA ÜRETMEK
20.08.2017 KARDEŞLİK SINIR TANIMAZ
10.08.2017 TÜRK KIZI LEYLA?NIN MÜSLÜMAN OLUŞU
06.08.2017 MÜFTÜ NİKÂH KIYSA NE OLUR?
25.07.2017 TARTIŞMA, ?HIRLAŞMA? DEĞİLDİR
22.07.2017 GÜNÜMÜZ FERHAT İLE ŞİRİNİNİ GÖRDÜM
14.07.2017 DİKTATÖRLÜĞÜ DE BATIYA BORÇLUYUZ ÖZGÜRLÜĞÜ DE
06.07.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- II
29.06.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- I
21.06.2017 ANNEYE VE BABAYA BİR GÜN DEĞİL BİR ÖMÜR AYRILIR
14.06.2017 HER GÜL BAHÇESİ ÇOCUKLARIN MEKÂNIDIR
09.06.2017 MAHALLE KAVGASI MI, CAMİ VE ÇOCUK MESELESİ Mİ?
02.06.2017 ORUÇ BİZİ TUTAR MI?
26.05.2017 NECİP FAZIL ANISINA...
18.05.2017 İSLAM VE İLİM
11.05.2017 HIRİSTİYANLIK VE İLİM
04.05.2017 İLİM
29.04.2017 AŞK?I YAZAYIM DEDİM
18.04.2017 REFERANDUM SONUCU BİR BAŞARIDIR AMA...
13.04.2017 AYDINLIK BİR GÜNE YÜRÜYORUZ
06.04.2017 KANPAZARI: İDLİB
30.03.2017 ?HAÇLI RUHU? BİR İNANÇ MI YOKSA ZİHNİYET MİDİR?
23.03.2017 BİZE ÖZGÜRLÜK GETİRİRLER Mİ?
16.03.2017 AVRUPA TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ VE ?TURO-ARYEN?LER
09.03.2017 KOZMETİK SANAYİNİN SEMBOLÜ: SÜSLÜ MUMYALAR
02.03.2017 İNANMAK ZOR ŞEYDİR
23.02.2017 YANGIN VAR DİYE KOŞUŞTULAR OYSA GÜNEŞ DOĞUYORDU
16.02.2017 PEYGAMBERLER BIRER INSANDIR
09.02.2017 NEDEN TÜRKÜ DİNLEMEYİZ Kİ?
02.02.2017 TÜRKİYE?DE BAŞKANLIK NE ANLAMA GELİYOR?
26.01.2017 SALTANAT MEŞRU MUDUR?
18.01.2017 İSLAM?DA DEVLET BAŞKANININ SEÇİMİ
12.01.2017 İSLÂMÎ BAKIŞLA DEVLET BAŞKANLIĞI
05.01.2017 KURŞUN ADRES SORMAZ AMA TERÖR HEDEF ŞEÇER
29.12.2016 KAÇ KEZ TIRPANLA BİÇTİLER BİZİ
22.12.2016 BİZ PRANGALARI KIRDIK, HALA TASMALILAR VAR
18.12.2016 YENİ SAVAŞ KONSEPTİ: TERÖRDÜR
07.12.2016 TERÖR YUMURTLAYAN TAVUK
30.11.2016 YANGIN YÜREĞİMİZDE
24.11.2016 KÖY İLKOKULUNDAYIM
16.11.2016 KAÇIŞAN SATILIK RUHLAR
09.11.2016 KELEBEĞİN FIRTINASI
03.11.2016 YENİ BİR MEZHEPLER SAVAŞI KAPIDA MI?
18.10.2016 GÖZ GÖRE GÖRE TUZAK
05.10.2016 CEHALETİN SINIRI YOKTUR
29.09.2016 TEKBİR?DEN ÜRKMEK
21.09.2016 BATI MI DEDİNİZ?
15.09.2016 İKİSİ DE YUMURTLADIĞINA GÖRE TAVUK DA KAZDIR
07.09.2016 ALTIN DİŞLİ ÇOCUK
01.09.2016 SUSUN BARİ !...
24.08.2016 İNSAN
18.08.2016 DEMOKLESİN KILICI MI, TERÖR SOPASI MI?
11.08.2016 ADİL OLMAK ZORUNDAYIZ
03.08.2016 DARBENİN ARİTMETİĞİ
28.07.2016 İLERİYE BAKMAK
21.07.2016 KARTONDAN ADAMLARDAN KAHRAMAN ÇIKMAZ
18.07.2016 SENARYOSUZ DARBE OLMAZMIŞ!
14.07.2016 FİLİSTİNLİ KIZA
30.06.2016 TERÖR ALÇAKLIĞI
29.06.2016 ŞAHİDİM İSRAİLDİR
23.06.2016 ?NUR TOPU SAVAŞÇILAR? KİMİN ESERİ?
16.06.2016 GÜÇLÜNÜN SAVAŞI MI, HAÇLININ MI?
09.06.2016 YAZMAYA BAŞLARKEN