Yazar Kasadan Siyanüre Ekonomik Kriz

ANASOL-M iktidarı döneminde esnafın biri Başbakanlığın önünde yazar kasa fırlattı diye kıyamet kopmuştu. O yazar kasa ekonomik krizin sembolü oldu, aylar hatta yıllarca konuşuldu.

Bir hafta kadar önce 4 kardeş İstanbul Fatih’te siyanür içerek intihar etti. Sonradan borç batağında oldukları anlaşıldı, birkaç gün konuşuldu, sonra unutuldu. Önceki gün benzer bir olay Antalya’da yaşandı eşi, oğlu ve kızını zehirleyen Selim Şimşek, aynı yöntemle siyanür içerek hayatına son verdi.  Sonradan onun da borçlu olduğu, son çare olarak intihar yolunu seçtiği ortaya çıktı.

Artık kimse yazar kasa fırlatmıyor, insanlar ekonomik bunalımdan, işsizlikten hayatlarına son veriyor. Fakat yazar kasadan yeni bir iktidar çıkarmaya çalışan çevrelerin hiçbirinin sesi çıkmıyor. Kimse bu trajedinin biricik sebebinin yanlış ekonomi yönetimi, yolsuzluk, israf ve rüşvet olduğunu söyleyemiyor. İktidar bizdense her şey mübahtır çarpıklığı devam ediyor. Medya’ya ve iktidara sorsanız her şey yolunda, kriz söylentileri iktidarı yıpratmaya yönelik kara propagandadan ibaret.

Saraylarda yaşıyorsanız sokaktaki sefaleti göremezsiniz. Umutları kıran da budur, medya karartıyor, kimse vatandaşın çığlıklarını duymuyor.

LOZAN VE BARIŞ PINARI

Şimdi ne alaka diyeceksiniz… Aslında çok alakası var. Bu ülkede yıllarca Lozan’ın hezimet olduğu anlatıldı. Dönemin siyasi aktörlerini itibarsızlaştırmak için Musul’u, Kerkük’ü sattıkları iddia edildi. Bütün müktesebatı Kadir Mısırlıoğlu’nun hezeyanlarından ibaret olanlar için başka türlü düşünmek mümkün değildi zaten.

Uluslararası anlaşmalar, imzalandıkları dönemde tarafların güç kapasiteleri bilinmeden anlaşılamaz. Şartları tayin eden tarafların güç kapasiteleridir. Güç, masada neyi alabileceğinizi neyi alamayacağınızı tayin eder. Lozan’ı eleştirenler ben olsaydım … diye başlayan hiçbir rasyonalitesi olmayan uçuk iddialar ileri sürüyorlar. Bu işlerde ben tayin edici, sonuçları belirleyici bir unsur değildir. Nitekim bazen şartlar aksini söyleyenlere bunu acı tecrübelerle öğretiyor.

Barış Pınarı harekatı 30 km derinlikte 120 km genişlikte bir alanı kontrol altına almak için yapıldı. Daha Suriye toprağına adım atılır atılmaz AB, ABD ve diğer uluslararası çevrelerden gelen tepkiler üzerine harekat hedefinin onda birine bile ulaşmadan durduruldu.  E hani sizi kimse durduramazdı? Tek taraflı bir irade harekatın sonuna kadar götürülmesi için yeterliydi? Sizi durduran şartların daha ağırı Lozan’da mevcuttu. İnönü’nün hatıralarını okuyanlar pazarlıkların nasıl zorlu, nasıl yıldırıcı geçtiğini görürler. Dilerim bugün yaşadıklarımız Lozan için de yeni bir bakış açısı sunmuş, bazılarının ön yargılarını kırmıştır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3549/yazar-kasadan-siyanure-ekonomik-kriz.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar