Kaç Bakıcı Bir Anne Eder?

Eklenme Tarihi: 15.11.2019 12:13:00 - Güncellenme Tarihi: 01.04.2020 03:51:33

1.

Bir millet devletini iki temel ihtiyacının karşılanması için kurar.

Bu iki temel ihtiyaç, güvenlik ve adalettir.

Millete dayanan bir devlette ya da devletin asli sahibinin millet olduğu devlette/ devletlerde yasama ve yürütme sonra gelir.

Devlet insanının can ve mal güvenliğini yeterince ya da gerektiği gibi sağlayabiliyorsa ve insanları arasında adil bir yönetim gösterebiliyorsa...

Devletin ömrü uzun ve sağlıklı...

Devlet ise güçlü olur...

Devlet ne kadar güçlü olursa, milletin hakkını uluslararası araneda o denli güçle koruyabilir.

Böyle bir devlete hiçbir dünyevi güç, söz geçiremez, baş eğdiremez, yol ve yön gösteremez.

Evet, devletin gücünün devamlılığı ya da devletin gücünün sürdürülebilir olması, millet fertlerinin zihinlerinde ve gönülllerinde devletin adil oluşundan hiçbir şüphe duyulmamasına bağlıdır.

Bu bakımdan hikmet ehli, devletin sürdürülebilir olmasının en temel şartı olarak adaleti öne çıkarmışlardır.

Nitekim, hikmet ehline göre, milletin adalete olan ihtiyacı, toprağın yağmura olan ihtiyacından daha önce gelir.

Ve adalet hakkı hak sahibine vermenin adıdır.

Zulüm ise adaletin tam zıddı olarak, hakkı hak sahibine vermemenin adıdır.

Ve hiçbir devlet, hiçbir sistem, zulüm ile varlığını ila nihaye sürdüremez.

Bir başka ifadeyle, zulüm sürdürülebilir bir uygulama değildir.

Adalet, bir başka tarifle, denge demektir.

Onun için olmalı ki, adalet terazi ile simgelenir ve istenir ki terazinin kefeleri tam dengede olsun ve yönetilenler yönetimin uygulamalarında bu dengeyi görsün.

Anadolu insanı, adil uygulamayı öylesine bağrına basar ki, yönetimin uygulamasında bir dengesizlik gördüğünde bile bu dengesizlik herkese eşit olarak dağıtılmışsa ?elinen gelen/ herkesle gelen düğün bayram? der ve işine bakar.

Eğer yönetimin uygulamalarında ayarsızlık, tutarsızlık, adaletsizlik, dengesizlik görmüşse yönetimi en ağır biçimde uyarır, ?biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar? diyerek.

Evet, millet fertlerinin nezdinde kıyameti koparacak olan uygulamalar önce yönetime, sonra devlete olan güvenin azalmasına ve giderek kaybolmasına sebep olur.

İşte o zaman, devlet ebed müddet çizgisindeki insanların ?ya devlet başa, ya kuzgun leşe? anlayışı anlamını yitirmeye başlar.

Ve millet içindeki çakalların ulumaları başlar, ?devlet malı deniz, yemeyen domuz? biçiminde.

Bu çok tehlikeli, devleti çökertici, milleti helak edici bir eşiktir, bir anlayıştır, sakatın sakatı bir bakış açısıdır.

Akıllı yönetimler ya da akıllı yöneticiler devleti de milleti de asla bu helak edici eşiğe getirmezler.

Bunun için adalet terazisinin ehil ellerde olmasına özen gösterirler.

*

2.

Teröre karşı sürdürülen etkin mücadele dolayısıyla milletin büyük çoğunluğunun (%68) yönetime destek verdiği bir zaman diliminde, komşuyu komşuya düşman edecek bir uygulama devreye sokuluyor ve ?çalışan annelere bakıcı yardımı? başlığıyla bir proje gündeme getiriliyor.

Şu Mecelle Kaidesini sıkça dile getiririm:

?Usül, esastan önce gelir?

Bunun anlamı açıktır:

İnsan, kendi anlayışına göre doğru bildiği bir konuyu, doğru zamanda, doğru biçimde, doğru yerde, doğru kişiye iletemezse, doğru, kelimenin tam anlamıyla güme gider.

Daha anlaşılır bir ifadeyle, doğru olan bir şey bile doğru zamanda, doğru biçimde, doğru yerde, doğru kişiye iletilemediğinde, doğru, güme gidiyorsa...

Nasıl olacak da yanlış bir konudan doğru sonuçlar çıkacak, dersiniz?

Bir başka Mecelle Kaidesi de şudur:

?Mefsedetin def?i, maslahatın celbinden önce gelir?

Diyeceksiniz ki, ?çalışan annelere bakıcı yardımı? projesinin neresinde mefsedet var?

Bir milletin fertleri arasında kardeşliği bozacak bir uygulamanın neresi değil, tamamı mefsedettir.

Yani fesatlıktır, fenalıktır, bozukluktur...

*

3.

?Çalışan annelere bakıcı yardımı? projesi kapsamında acaba kaç ?çalışan anneye? bakıcı yardımı yapılacak dersiniz?

Şartlar yerine getirilirse, 10 250 ?çalışan anneye? bakıcı yardımı yapılabilecek.

Tam da burada şu soruları sormamız gerekmez mi?

?Çalışan anne? kavramıyla, ?ev kadını? olarak tanımlanan milyonlarca kadını rencide etmiş olmuyor musunuz?

Üstelik bu annelerin büyük çoğunluğu çocuklarını yuvadan uçurmuş, ev bark sahibi yapmış oldukları halde...

Bu anneler, ?ne demek çalışan anne, biz çalışan anne değil miyiz, biz oturan anne miyiz? sorularını soracak olsalar, bu projeyi bir matah gibi, zamanlamayı düşünmeden gündeme getirenler nasıl cevap verecekler dersiniz?

Bu projeyi gündeme getirenler, ellerini vicdanlarının üzerine koysunlar ve sorsunlar kendilerine:

?Ev kadını? olarak tanımlanan hangi kadın ?çalışan anne? değildir.

Ve hayatın biraz içinde olan bir kişi, aklı, iza?anı, vicdanı varsa ?ev kadını? tanımlamasındaki kadınların gerçekten ?çalışan anne? olduklarını kabul edecektir.

Ve yine aklı, iza?anı, vicdanı olan kişi/ yönetici kabul edecektir ki, annelik görevinden daha ulvi, daha aziz, daha kutsal, daha mübarek bir meslek yoktur.

Ve annelik mesleğini icra eden ve ?ev kadını? olarak tanımlanan bir kadın, çocuğunu bakıcıya, kreşe teslim eden ?çalışan anneden? daha fazla çalışmaktadır.

Ve yine aklı, iza?anı, vicdanı olan kişi/ yönetici biraz düşünecek olsa gerçeği ayın on dördü gibi görecektir ki, devlet her kadının (elbet her erkeğin de) hizmetine ihtiyaç duymamaktadır.

Yani meslek ve beceri bakımından çalışmasına mutlak ihtiyaç duyulan kadınların sayısı (elbet erkeklerin de), % de olarak çok fazla değildir.

Bu bakımdan, kadınların devlette çalışmasını teşvik edici uygulamalar, batıya benzemek, Anadolu insanının amiyane tabiriyle batıya ve içimizdeki kılıç artığı Bizanslılara yaranmaktan başka bir şey değildir ve yine amiyane tabirle tribünlere oynamaktır.

Bu tür oyunların devlete de, sisteme de, siyasete de, sosyal dokuya da, kardeşliğe de, dayanışmaya da hiç faydası yoktur.

Bu tür uygulamalar, açık ara batıdan çok önde olduğumuz aile kurumumuzu zaafa uğratmaktan başka bir işe yaramaz.

Hizmetine devletin mutlak ihtiyaç duyduğu kadınlarımız elbet vardır ve bu tür kadınlarımızın maaşları zaten yüksektir; dolayısıyla zaten bakıcı parasına ihtiyaç duymazlar.

*

4.

Adil devlet, belli sayıdaki (en fazla 10 250) kendi ifadeleriyle ?çalışan anneye? ?bakıcı yardımı? yaparken, milyonlarca genç ve ihtiyaçlı anneye bakıcı yardımı yapmamanın adaletsizlik olduğunun farkına varır ve ?ev kadınlığı? tanımlamasıyla evinde çocuklarına bakan anneleri rencide etmez, onlara haksızlık yapmaz.

Yaparsa ne mi olur?

Zalim devlet olur ve zalim devlet asla sevilmez...

Yönetim devletine sevdalı olan bu aziz milleti sevletinden soğutacak uygulamalardan vazgeçmeli ve batıdan açık ara önde olduğumuz aile kurumunu güçlendirmek amacıyla, kadınlarımızı ?ev kadını? olmaya ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı birer anne olarak kendilerinin yetiştirmesine teşvik etmelidir.

Yapılacak ?bakıcı yardımını? da, evde çocuklarına bakan ? evde çalışan annelere?, eşit şekilde verilmelidir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3547/kac-bakici-bir-anne-eder

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.01.2020 Akdeniz’de olmak ya da olmamak
03.12.2019 Kadına Dair Notlarım!
15.11.2019 Kaç Bakıcı Bir Anne Eder?
04.11.2019 Derin Devlet ve Devletin Derinliği
07.10.2019 Neme Lazım ya da Tasasız Olmak
22.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
21.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
11.09.2019 Böyük Türkiye'ye Büyük Oyun
05.09.2019 'Başlarım Sizin Kürdistan Davanıza!'
26.08.2019 Cinayet mi Kadın Cinayeti mi?
20.08.2019 Bu Topraklar Kılıç Hakkımızdır
05.08.2019 Tayyip Bey ve Cihan Devleti Yürüyüşü
30.07.2019 Ak Parti Nasıl Kurtulur?
22.07.2019 Türk Milletinin Ruhunda Devlet Geni Vardır
15.07.2019 Ölmesine İzin Verilmeyen Millet
09.07.2019 15 Temmuz Kıymeti Bilinmeyen Zafer!
02.07.2019 Öğrenci, Öğretmen, Okul
24.06.2019 Sayın Cumhurbaşkanı Mesajı Nihayet Aldı
18.06.2019 Firavunlar Kaybeder Mursiler Kazanır
10.06.2019 Eğitim Ayakta Durmak İçindir
03.06.2019 İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezsiniz
27.05.2019 S-400 ve ABD?nin Sancısı
19.05.2019 Cumhurun İstanbul Sınavı
31.12.2018 Karşı mahallenin hindisi!
16.12.2018 Yerel Seçimlerde Cumhurun mutlak ittifakı şarttır
28.11.2018 Belediye başkan adaylarına
16.11.2018 Sayın Cumhurbaşkanım bu milleti günaha sokmayın!
01.11.2018 Diplomasız ariflere sualimdir: Odun mu seçelim yoksa ceket mi?
24.10.2018 İttifak çok ince ayar bir iştir
13.10.2018 ?Vay anasını! Gördünüz mü? Papaz Brunson bırakıldı! Ben dememiş miydim??
08.10.2018 Karşılıksız para gibi karşılıksız diplomalar
02.10.2018 İdam adalet müebbet zulümdür
23.09.2018 Yerel seçimler milat olsun
30.08.2018 Kainat imamı, mesih, mehdi, Rabinoğlu FETÖ'nün hakkını yemeyelim
13.08.2018 Haçlı Kuşatmasında bir 'diktatör' Recep Tayyip Erdoğan
03.08.2018 Bir ana, bir bebek ve Amerikan ambargosu
23.07.2018 15 Temmuz bağlamında vatan hizmeti ve bedelli askerlik
15.07.2018 Eğitim kanayan yaramız
05.07.2018 Yirmi iki yıl önce ne demişiz?
29.06.2018 24 Haziran için ne demiştik, ne oldu, ne olacak?
23.06.2018 24 Haziran dünyanın sonu değil
19.06.2018 Seçim sonrasında yeni Türkiye
08.06.2018 Sağ ve sol arasında oy geçişleri
30.05.2018 Cumhur İttifakı içinde oy değişimi
20.05.2018 Dürüst ve cesur
12.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanım seçmenin aklını test etmeyin
02.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanına son çağrımdır
27.04.2018 Özlenen Birliktelik 'Cumhur İttifakı'
22.04.2018 Sistem değişirken
09.04.2018 Bir kahramanlık hikayesi
02.04.2018 Şeker Fabrikaları bağlamında 'Devlet'
19.03.2018 Tarih dönerse talih de döner
12.03.2018 Sayın Cumhurbaşkanının delikanlısı olmalı
01.03.2018 28 Şubat'tan Cihan Devleti'ne
31.01.2018 Biraz Şahadet Göderin'den Kızılema'ya
22.01.2018 BEDİRDEN HENDEK?E SURİYE HAREKÂTI
12.01.2018 SAYIN CUMHURBAŞKANIM KANAMAYI DURDURUN
03.01.2018 ON MİLYON İRANLI GÖÇMENE HAZIR MISINIZ?
28.12.2017 EY RABİNOĞLU FETULLAH TEVBE ZAMANI!
19.12.2017 TEPEGÖZ YA DA KART DOMUZ TRUMP
14.12.2017 KUDÜS GÜÇLÜNÜNDÜR
05.12.2017 FARZ-I KİFAYE YA DA TOPLUMSAL FARZLAR
30.11.2017 DÜNYA AMERİKAYI YARGILAMALI
20.11.2017 MEHDİNİN ASKERLERİ YA DA RABİNOĞLU FETULLAH?IN KULLARI
09.10.2017 AMERİKA BİTMEDEN DÜNYADA SAVAŞ BİTMEZ
29.09.2017 MTV YA DA DEVLET OLMAK BEDEL İSTER
20.09.2017 KALKAN TEOG?UN AKLA GETİRDİKLERİ
07.09.2017 BEŞ DİPLOMALI İŞSİZLER
28.08.2017 GÜÇLÜ KUVVETLİ KULLAR
16.08.2017 AK PARTİ'NİN ON ALTI YILI
09.08.2017 HIRSIZI DÖRT İŞLEMLE BULMAK
28.07.2017 MERVE KAVAKÇI'DAN ?KÖROĞLU GÖZÜN KÖR OLSUN?A
17.07.2017 FETOYİSTLERLE NASIL BAŞ EDECEĞİZ?
10.07.2017 UÇ BEYLİĞİNDEN CİHAN DEVLETİNE
01.07.2017 Mahatma Gandhi?den Gandi Kemal?e HAK YÜRÜYÜŞÜ
20.06.2017 İYİ BİR İNSAN OLMAK
12.06.2017 İLİM İSTEMEK
06.06.2017 ABD'NİN TÜRKİYEYİ İŞGAL HAZIRLIĞI
02.06.2017 ŞEHİTLER KERVANI UZAYIP GİDİYOR
23.05.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM BU MİLLET İSTEDİĞİNİZ HERŞEYİ VERDİ
16.05.2017 TALANLA BÜYÜYEN, YALANLA YÜRÜYEN DEVLET: ABD
17.04.2017 TÜRKİYE KAZANDI
08.04.2017 EVET?E ODAKLANIN
01.04.2017 SÜMÜKLÜ ADİL İKİNCİ ADAM MI?
13.03.2017 ALÇAK ÜLKE/ NETHERLANDS YÖNETİCİLERİ NE YAPMAK İSTİYOR
06.03.2017 PARTİCİ Mİ? PARTİLİ Mİ?
27.02.2017 EVET Mİ, HAYIR MI SÖYLE NEDİR SENİN CEVABIN?
19.02.2017 BU MİLLETİN TAMAMI VATAN HAİNİ Mİ?
12.02.2017 YA PRANGALI DEMOKRASİ YA DA CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ
05.02.2017 REFERANDUM YA DA MUHAFAZAKÂRLAR ARASI MEYDAN SAVAŞI
29.01.2017 DEVLETİ ASLİ GÖREVLERİNE DÖNDÜRMEK
25.01.2017 MİLLETİ YÖNLENDİRMEK ZORDUR
16.01.2017 CHP, NEREYE GİDİYOR?
09.01.2017 ALGI YÖNETİMİ VE MUSTAFA KUSEYRÎ
03.01.2017 ALLAH (C.C.) KUDRET ELİYLE İSLAM?IN SON ORDUSUNU SON VURUŞA HAZIRLIYOR
25.12.2016 CİA RABİN OĞLU FETULLAH?I OYUNA GETİRDİ
20.12.2016 ABD?NİN ORTADOĞU?DAN KOVULUŞU
07.12.2016 MEMURSEN YA DA AH AKİF AĞABEY
30.11.2016 'EĞİTİMDE MESAFE ALAMADIK'
20.11.2016 USÜL ESASTAN ÖNCEDİR
09.11.2016 ABD SEÇİMLERİNDE ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ
27.10.2016 BAŞKANLIK SİSTEMİ
12.10.2016 RABİN OĞLU FETHULLAH?IN SAPTIRDIKLARI
06.10.2016 ?EDERİ BİR DOLAR OLAN GERİ GELECEKSE, GÖMÜLMEYE DE HAZIR OLMALI?
23.09.2016 OHAL MUTLAKA DEVAM ETMELİDİR
17.09.2016 SABATAİZMDEN FETOİZME
08.09.2016 PKK ÜRETEN FETÖ BATAKLIKLARI