Nihayet Coşkulu Cumhuriyet Kutlamaları

ABD Temsilciler Meclisi, Türkiye'ye Suriye'nin kuzeyindeki operasyonundan dolayı yaptırımlar uygulanmasını içeren bir tasarıyı onayladı. Tasarı, genel kurulda yapılan oylamada 16'ya karşı 403 oyla kabul edildi.

Sosyal olayları hele hele uluslararası ilişkilerin sonuçlarını tek bir nedenle açıklamak doğru değildir. Bu kararda elbette çok haklı olarak başlattığımız Barış Pınarı Harekâtı büyük pay sahibidir. Ama “ABD’yi dize getirdik” hamaseti de bizi gerçeklerden uzaklaştırır.

ABD'deki Yahudi lobisi en güçlü lobidir.

Türk Dışişleri bunu bildiği için 50 yıldır Yahudi lobisini karşısına alacak tavır ve sözlerden kaçınmıştır . CB Erdoğan'ın BM'de Filistin davası fedailiğine soyunup İsrail'e ve dünyaya "Eyyyttt"çekmesi diplomasi açısından getirisi olmayan bir tavırdı. Ve bunun mutlaka bir faturası olacaktı.

Suriye meselesini bahane edip ABD'de Temsilciler Meclisi’nin ezici çoğunlukla aldığı kararların asıl nedeni Yahudi lobisinin desteğini kaybetmemizdir.

Peki Yahudilerin desteğini kaybetmeye ettik de Filistin'in, Mısır'ın, Suud'un desteğini kazandık mı?

İmam Hatip kafası ile en fazla cami koruma derneği yönetebilirsiniz ama devleti asla...

***

Nihayet Cumhuriyet Bayramını coşkuyla kutladık. Bu coşkuda Barış Pınarı Harekâtında dünya gerçekleriyle yüzleşmemizin de payı vardı.

"Müttefiğiz" dedik ABD sırtımızda hançerledi, "ümmetiz" dedik Arap ümmeti karşı safta yer aldı, bir de bunların üstüne Hristiyan Macarlar AB'ye karşı tavır alıp "Hooop yavaş gel, biz de Türküz!.." demesin mi?..

Beynimiz işte o zaman dank etti...

Ak Parti'nin vatanseverleri de bu coşkuya kısmen katıldı, Araplaşmayı Müslümanlık zanneden kesimi katılmadı...

Olsun, sorun değil, önümüzde daha çoook Cumhuriyet Bayramı var; onları da Türkleştireceğiz...

***

İslamcılardan fikir kabızı olmayan aydınlık beyinler de var. Birçok ışıksız münevver Atatürk, Cumhuriyet düşmanlığı, harf devrimi salatası çevresinde gözleri bağlanmış dolap beygiri gibi seksen yıldır dönerken Eyyüp Ay gibi aydınlar analitik düşünebiliyor. Sosyal medya sayfasından aktarıyorum aşağıdaki satırları:

“Ben lise çağlarında iken merhum Mevdudinin “Hilafet ve Saltanat ile Kurana Göre Dört Terim” adlı iki kitabı başucu kaynağımızdı. Seksenli yılların başında öğrenmiştik ki, Hilafet nispeten İslami bir rejim sistemiydi. Ancak Saltanat Allah ve Resul’ünün yolundan bir inhiraf/sapma olarak tarihte ortaya çıkmış “Köpek misali ısırgan”, batıl bir yönetim biçimiydi.

Şimdi bakıyorum da Cumhuriyet kutlamasına karşı çıkan ve sözüm ona kendini Müslüman/İslamcı addeden zevat bir saltanat güzellemesi içindeler. İslamcılıktan uzaklaşan Ak Parti ve onun hamasi söylemi milletimizi hurafeci, saltanatçı yaptı. Sözde İslamcı cemaatler de Ak Partinin sağladığı mamanın peşinden koşturarak hooop hamaset-saltanat...

Unutmayın Cumhuriyet Fazilettir. İslama en uygun rejimdir. Peygamber efendimiz peygamber olduğu halde biat/oy alarak iktidara talip olduydu. Peygamberimizin Medine’deki yönetim tecrübesi için Medine Vesikasına bakınız. Orda hem Cumhuriyet’in hem de Demokrasinin izlerine rastlarsınız. Sonra dört sahabe/halife de aynı şekilde oydaşma ile iktidara gelmişti.”

****

İslamcılar Lozan'ın hezimet olduğunu iddia ederler hep.

CB Erdoğan "hezimet" olmadığını "Alabileceklerimizin asgarisini aldık" diyerek yüzyıllık bir yalan balonunu patlattı. Çünkü Suriye meselesi için Soçi'de de "Alabilceklerimizin asgarisini" aldık. Eminim ki İnönü, Lozan'da ne yaşadıysa Soçi'de aynısını Erdoğan da yaşadı.

Atatürk Cumhuriyeti kurarken hilafetçi yobazlarla hangi sıkıntıları yaşadıysa Erdoğan’da FETÖ örgütü ile aynı sıkıntıları yaşadı.

Atatürk Şeyh Sait isyanı ile ne yaşadıysa Erdoğan da PKK ve PYD ile aynı şeyleri yaşadı ve yaşamaya devam ediyor.

Hayat acımasız öğretmendir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3505/nihayet-coskulu-cumhuriyet-kutlamalari.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar