'2019 Halk Dansları Çalıştayı' sonuç bildirgesinde ne diyor? (1)

Çalıştay; “Biz Kimiz? Ne Yapıyoruz?” başlıklarıyla 13-15 Eylül 2019 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilmiş. Ankara Üniversitesi GSF Dekanlığı’na, A.Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi Halk Oyunları Öğrenci Topluluğu’na teşekkür edelim.

AY: Önce, bildirge; bir kimsenin, resmi bir kuruluşa herhangi bir durumu bildirmek için, gerekli yerlerini doldurup verdiği çizelgedir. Çalıştaylarda sonuç raporu yazılır. İsteyen uygular, isteyen uygulamaz. Sonra, başlığa çok tartışılan “Halk Dansları” yazılmış. Oysa, bütün akademik bölümlerin adı Türk Halk Oyunları Bölümü. Demek ki, toplantı akademik değil. Olsa terminoloji birliği sağlanmış olurdu.
Gelelim rapora. Numaralı kısımlar metinden alınmıştır.
1/ “Çalıştay; halk dansları alanında, akademik etkinliklerin eksikliğini ve gerekliliğini farkeden kişiler tarafından düzenlenmiş.”
AY: Demek ki, Konservatuarlar görevini yapmamış, eksiklikler varmış!..
2/ “Türkiye’de 35 yıllık genç bir akademik tarihe sahip olan halk dansları alanında, ilk kez, 13 farklı üniversite ve 11 bilim alanında çalışmalar yürütmekte olan toplam 27 akademisyenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir.”
AY: İlk THO Bölümü, İTÜ TMDK'da 1984 yılında; Fikret Değerli, ben, Ali Yılmaz ve Zeynep Yüceışık'ın çalışmaları ve programları hazırlaması ile hayata geçmiştir. O yıl, sadece bir kişi kazandığı (Şükriye Tutkun) için açılamamış, eğitim 1985’te 11 öğrenci ile başlamıştır. Şu anda Konservatu(v)arlara bağlı 7 THO Bölümü faaliyettedir.
Sonuç raporundaki bazı maddeleri açalım;
1.Dans ve Oyun kavramlarının birbirinden farklı olduğu;
17. Ulus devlet bilincinin yerleştirilmesi işlevine hizmet eden “Türk Halk Dansları” isimlendirmesinin, günümüzde bu işleve cevap verip veremediği hususunda fikir ayrılıkları olduğu; Orta Asya’da yaşayan dansların neden bu sınıflandırma içerisinde yer almadığının net bir dayanağının olmayışı, dolayısıyla da isimlendirmenin bağlamı ve kapsamı konusunda terminolojik bir netliğin olmadığı;
AY: (1/17.mad.) Elbette birbirinden farklıdır. Halkımızın oyun dediğine dans dediğinizde, bilim dalı olan folklorun tanımından ve özelliğinden uzaklaşılmış olunur. Bu konu özellikle THO Federasyonu kurulması ile çok tartışılır olmuş, Federasyon çalışma şekli olarak yarışma düzenli olduğu için, bu şekilde antrenör, hakem, gözlemci, oyuncu v.b. kavramlar gündeme girmiştir.
“Türk Halk Oyunları, neden ‘Geleneksel danslar’ oldu?!..” başlıklı yazım okunabilir..
2.Alanın isimlendirilmesi konusunda halk oyunları ve/veya halk dansları tartışmasının yanı sıra halk dansları ve/veya geleneksel dans tanımlamalarının da tartışmaya açık olduğu;
AY: Bir bilim/sanat alanının terminolojisi oluşturulmazsa, o alan gelişemez. Her uzman kişi, kafasına göre isim kullanacaksa, üniversite içinde yeri yoktur. Bir kere, THO’nun, TSM’nin, THM’nin başına “geleneksel” ismi getirilemez. Çünkü, geleneksellik zaten onların içinde/doğasındadır. Olan bir şey, bastırmak içinde yazılamaz. Dans’ta denilemez. Çünkü, üniversitelerin bağlı olduğu YÖK, bu konuda “Türk Halk Oyunları Bölümü” demiştir. Dolayısıyla, eğitim programlarında da “oyun” kelimesini kullanmak “terminolojik” olarak doğrudur.
3.Yükseköğretim kurumlarında eğitim verilen lisans programı olan Türk Halk Oyunları Bölümü ile yüksek lisans programları ve doçentlik uzmanlık alanlarının tanımlamaları göz önünde bulundurulduğunda; alanın isimlendirilmesi konusunda halen bir terminolojik birlikteliğe varılamadığı;
AY: Bu konu, beni de çok rahatsız ediyor. Bir eğitim programının dili, başlıkla uyuşum içinde olmalıdır. THO, deyip, ders isimlerinde (lisans/Y.L./Dr.) dans demek, olmaz, olmamalıdır da!..THO alanında Y.L./Dr./Sy. Yapan unvanlı arkadaşların sunduğu bildirilerde, yazdığı tezlerde, bu konularda yeterli açıklama ve netlik yok mu?!..Hayret!..
İTÜ TMDK bile bunu yapmaktadır. Aslında, 35 yıllık İTÜTMDK THO Bölümü, örnek olmalıydı. Terminolojik birlik şarttır.
THO Lisans/Yüksek Lisans ve Sanatta Yeterlik Programlarındaki” Terminolojik Yanlışlar.
Folklor Dergisi Haziran 2019,Cilt:9,Sayı:81,İstanbul
“İTÜ TMDK THO Lisans ve G.D. Y.L. programında “terminolojik” yanlışlar!...” başlıklı yazım okunabilir.
5. Türkiye’de kurumsal halk dansları hafızasının, alan ile ilgili güncel yazılı kaynakların eksik ve yetersiz olduğu;
6. Alan ile ilgili yabancı dilde yazılmış çeviri kaynak eksikliğinin bulunduğu ve bu eksikliğin giderilmesi hususunda sistematik bir çalışma yapılmasının gerekli olduğu;
AY: (5/6.mad.ilgili.)Sanki Türkçe kaynaklar yok ki, yabancı kaynaklar olsun!.. Zaten, yukarda bahsedilen terminolojik sorunlar bitmiş olması, kaynakların olduğunu gösterirdi. Unvan var, ama; basılı, dişe dokunur, THO’nun ana sorunlarına yönelik, hala bir eser yok!..
7. Alanda etkinlik göstermekte olan dernek, vakıf ve kurum gibi sivil toplum kuruluşlarının kuruluşlarındaki işlevlerini kaybederek, yeni işlevler kazandıkları ve bu nedenle misyonları konusunda yeniden değerlendirmeye gitmeleri gerektiği;
AY: Bu madde de THO STK’larını suçlama var. İşlevini kaybettiler, yeni işlevler kazandılar, misyonlarını yeniden değerlendirsinler” cümleleri açıklamaya muhtaç. Ben anlayamadım. Kim ne yapmış? Sonra, akademisyenlerin görevi STK’ları hizaya çekmek mi? Aynı/benzer cümleleri, STK’lar, THO akademisyenleri için kursalar kızmaz mısınız?Bütün masraflarını, çalışma salonlarını, halk oyunları giysilerini, gösteri masraflarını kendileri karşılayan ve THO’nun yaygınlaşmasında önemli rolleri olan STK’ları küstürmemek gerek. Yoksa, unvan alınınca mı, aradaki merdivenler çekildi? Gereksiz bir madde olmuş…
10. Alışılagelen “tür”, “yöre” ve “bölge”ye dayalı sınıflandırmaların bilimsel olarak eksik ve yetersiz olduğu, bu nedenle de yeni, daha geçerli ve güvenilir bir bilimsel sınıflandırma çalışmasının yapılması gerekliliği;
AY: Konservatuarlarda 7 THO Bölümü var ve hala “bilimsel olarak yetersiz” deniyor. THO’nda geçerli ve güvenilir bir bilimsel sınıflandırmayı, popçular mı yapacak? Elbette Konservatuar THO Bölümleri’nin işi…Ama, para kazanma peşinde koşmaktan, ciddi konulara/eğitime zaman ayrılmıyor ki!..
13. Alan ile ilgili araştırma, derleme hatta uygulama çalışmalarında özellikle sosyoloji, antropoloji, arkeoloji gibi alanlardan uzmanların disiplinler arası bir takım çalışması yürütmelerinin daha bilimsel sonuçlara ulaştıracağının önemli olduğu;
15. Alan ile ilişkili, özellikle de antropoloji, arkeoloji, tarih ve sanat tarihi gibi diğer disiplinlerin içinde de alana ilişkin çalışma dallarının açılmasının gerekliliği;
AY: (13/15.mad.) Sosyal Bilimler arası etkileşimden bahsedilmiş. İyi de, arkadaşlar, sizler o zaman neden tek başınıza, ya da asistan/genç bir öğrenciyi alıp bildiri yazıyorsunuz ki? Sosyoloji, antropoloji, arkeoloji, tarih ve sanat tarihi v.b. gibi alanlardan uzmanlarla yaptınız da biz mi görmedik? Tenakuz içinde bir madde olmuş…
Maddeleri yorumlamaya devam edeceğiz….

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3501/2019-halk-danslari-calistayi-sonuc-bildirgesinde-ne-diyor-1.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar