Çağın Soylu Devrimcisini Kutlu Yolculuğuna Uğurladık

“Direniş varoluşun deneyidir.”

“Çağ ancak, bilinçle sorumluluk yüklenenlerin yüzüne güler.”

Nuri Pakdil

İçerideki ve dışarıdaki vesayet odaklarının baskı ve dayatmalarıyla Türkiye’nin sanat, düşünce, kültür dünyasını karartıp daraltmaya çalıştıkları zor zamanlarda, anti-emperyalist, anti-Siyonist, anti-kapitalist, anti-Firavunist sahici aydın kişiliğiyle, zulme direnişin, yeni ufuklara kararlı yürüyüşün öncüsü olmuş değerli yazar, düşünce adamı, hepimizin üzerinde emeği, katkısı olan, ‘güzel adam’ Nuri PAKDİL ağabeyimizin vefatı ile müteessir olduk. Hacı Bayram’da son görevimizi de ifa edip, Tacettin Dergâh’ına defnettik. Allah mekânını cennet etsin.

‘Kalem benim Kalemdir’ diyen Nuri Pakdil’in vefatıyla sanat, düşünce ve edebiyat dünyamız yaşayan çok önemli bir değerinden mahrum kaldı. O her şeyden önce estetik zevkleri çok yüksek, kibar ve tam bir beyefendi kişiliğe sahipti. Zamanları, mekânları aşan gücünü çok iyi bilerek yazıya ve söze gerçekten hakkını veren esaslı bir yazar, bir söz ustasıydı. Yazıları, şiirleri çağa, coğrafyalara, bütün insanlığa ve özellikle de müslümanlara karşı söylenmiş asil, cesur sözlerdi. O, entelektüel ilgileri olan veya olması gereken kesimleri muhatap almıştır. İfadeleri, bilinç yüklenen, yüklenmesi gereken insanları kalbinden tutar, sarar, deprem etkisiyle sarsar. Belki bunun için birebir ilişkilerde çok konuşmaz, az, öz ve düzgün konuşurdu. Veya bizim tanık olduğumuz dönemlerde böyleydi.

Rahmetliyi en son programlardan sorumlu başkan yardımcılığını yaptığım TDED Ankara şubesinde ağırladık. Bütün salonlarımız, dinleyicilerin çoğu gençler olmak üzere misafirlerimiz tarafından dolduruldu. Merhum da o gün çok heyecanlandı. Bizzat bana ‘Bugün umutlarımızın, inancımızın, beklentimizin gümrah filizler verdiğini görüyorum’ dedi. Daha sonra danışmanlığını yaptığım Eğitim-Bir Sen Genel Merkezinde ağırladık. İyi bir sohbet oldu. Bu buluşmalarda mihmandarı Necip Evlice Bey kardeşimiz onun sözcüsü olarak onun şahsı ve davası hakkında genel bir bilgi verdikten sonra soru-cevap faslına geçiliyordu. Yeri gelmişken uzun zamanlar sevgi ve saygıyla, sabırla, vefayla Nuri Abiye refakat ettiği için Necip Bey’e bütün bir milletimiz adına teşekkür ediyorum.

Üstadın yazıları insanı derin, ince düşüncelere sevk eder. Konuşmasını dinlemek keyifliydi. Dilinin döndüğünce de sustuğunu ifade ediyordu! ‘Sükut Suretinde’ konuşmaları, yazdıkları vardı. Necip Fazıl’ın ‘Büyük Doğu’, Nurettin Topçu’nun ‘Hareket’ mecmualarından sonra, ‘Mavera’ dergisini çıkaranların da içinde olduğu kalabalık bir okuryazar kesimin hemen hepsi Nuri Pakdil’den bakış, anlayış, kavrayış, tarz, eda veya eylem yönünden bir şekilde etkilenmişlerdir. Aslında bu etkiyi her kesimin algı ve anlayışını değiştiren alanlara kadar genişletmek gerekir. Çünkü o kullandığı dil, izlediği tarz ve yöntem, savunduğu dava ve değerler itibariyle sanat ve düşünce dünyasında birçok tabuyu yıkmış, saplantıları yerinden oynatmış, kendisinin de karşı çıkmadığı bir deyişle bir devrim yapmıştır.

Onun devrimciliği ay devrimciliği, gül devrimciliği, ses devrimciliği, söz devrimciliği, estetik ve sanat devrimciliğidir. “Acıyı güzele, kötüyü iyiye çevirmek lazım. Bunu da ancak sanatla yapabiliriz. Ölümsüz olan, bir tek o çünkü” diyen yazar, estetik ve sanat adına çirkinlikleri, iyilik adına kötülükleri devirmek için yazdı, yaşadı. Düşünce ve eylem birlikteliğini aydın sorumluluğunun ayrışmaz unsurları olarak gördü. Özgün bir insandı. Kimileri onun çoğu zaman aykırılıklarla ortaya çıkan özgünlüğünü, şairliğin, sanatçılığın kendini hissettirme eğilimine vermiş olabilir. Onun için olmasa da bir ölçüde bu yanlış da olmayabilir. Ne ki meselenin esası her şeyin altüst edildiği bir dünyada onun anlaşılamaması veya yanlış anlaşılmasından ibarettir. 

Cahit Zarifoğlu’nun adlandırması ve genel yakıştırma ile ‘yedi güzel adam’dan biri ve daha çok ‘ağabey’ karakteri ile Kahramanmaraş’ta daha lise yıllarında başlayan fikir ve eylem hayatı, özünden, genel içeriğinden, üslup ve ifade tarzından, istikamet ve amacından hemen hiçbir şaşma, kayma göstermeden son nefesine kadar sürmüştür. Bu durum onun hayatı, varlığı ve insanı çok köklü ve derin bir medeniyet tasavvuruyla kavraması, uyanık, keskin zekâsı sebebiyledir. Başka bir ifadeyle topluma, kültüre, tarihe yön veren ana unsurların nabzını tutmuş, geçici, göçücü şeylerle uğraşmamıştır. Bizce asıl devrimci vasfını bu entelektüel bakışı ve duruşu ile kazanmıştır.

Döneminde devletin uyguladığı ideolojik kültür ve sosyal politikalar sonucu, düşünce ikliminin çoraklaştığı bir dönemde Nuri Pakdil, bütün duyarlığını insanımızın kalp atışlarına yoğunlaştırmış, onun inancını, hasretini, derin özlemlerini, duygusunu, idrakini, irfanını, rüyasını yepyeni bir dil ve üslupla genç dimağlara aşılamaya çalışmıştır. Bu amaçla çıkardıkları EDEBİYAT dergisi, şiirden, öyküye, oyundan denemeye kadar sanatın çeşitli türlerinde yol açıcı, ufuk açıcı örneklerle sanat ve düşünce çevrelerine yeni bir açı, yeni bir soluk ve yeni bir hareket getirmiştir. Derginin isim babası Eğitim-Bir Sen ve Memur-Sen’in de kurucu genel başkanı şair, yazar Mehmet Âkif İnan’dır. Bu ustalardan bize kalan en değerli miras, onların özlemleri, kalp atışlarıdır. Bu duygu ve heyecanı hiçbir zaman kaybetmedik, etmeyeceğiz. Her birimizin yüreği onların inançlarıyla, umutları, hasretleriyle çarpmaktadır.

Nuri Pakdil kavgasını 40’tan fazla kitaba satır satır yükledi. Şimdi o yükü omuzlamanın sırası bizlerin, yeni nesillerindir. Hiç olmazsa geliniz önümüzdeki ayı Nuri Pakdil okumalarına ayıralım. Kelimelerini tam bir arkeolog hassasiyetiyle arayıp bulan, cümlelerini kuyumcu titizliği ile yazan üstadı, aceleye getirmeden kelime kelime okuyalım derim.

Onun bitmeyen heyecanını ilmi, fikri gayretlerle hayata katmanın sorumluluğunu duyan/duyması gereken kuşaklar olarak, son nefesine kadar Müslümanca yaşamanın, haysiyetli özgür düşüncenin, bütün mazlumların, hususen Filistin ve Kudüs davasının kavgasını verdiğine şahit olduğumuz, merhum ağabeyimiz Nuri Pakdil’e Allah’tan rahmet, akraba ve dostlarına, bütün Türkiye’ye başsağlığı diliyoruz. Mekânı cennet olsun.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3475/cagin-soylu-devrimcisini-kutlu-yolculuguna-ugurladik.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar