Operasyon Ağa ile Marabanın Hikayesine Dönmesin

Türkiye ile ABD arasında 120 saatlik bir ateşkes anlaşması imzalandı.
Bu süre zarfında YPG güvenli bölge dışına çıkacak, Türkiye'de harekatı yaymadan sonlandırmış olacak.
Anlaşmanın özeti burada durma 30 km uzakta dur demekten ibaret.
Kantonlar yerinde kalacak, YPG yapılanması aynı şekilde devam edecek.
Harekat öncesi ile sonrası arasındaki tek fark, dar bir bölgede YPG'nin geri çekilmesinden ibaret.
Yandaşlara kalsa Malazgirt zaferinden büyük bir zafer kazandık.
Medya, gerçekle ilgisini o kadar kaybetti ki, ülkenin yarısını kaybetsek yarısını kurtardık diye zafer çığlıkları atacaklar.
Bundan sonra ne olur bilemeyiz. Çünkü AKP liderliği o kadar tutarsız davranıyor ki şunu yaparlar şunu yapmazlar diyebilmek çok güç.
Çünkü, CB Erdoğan önce ABD'den gelecek heyetle görüşmeyeceğini söyledi, sonra Başkan Yardımcısı ve Dışişleri bakanı ile görüşebileceğini ama heyetin diğer üyeleri ile görüşmeyeceğini söyledi, ama heyet geldiğinde hepsiyle de görüştü. Bu kadar kararsız bir siyasetin dış dünyada bir saygınlığı olur mu?
Keşke o lafları söylemese, muhataplarında ciddiyet ve tutarlılığında şüphe ettirecek bir imaj uyandırmasaydı.
Umarım başlardaki kararlılık devam eder, bu süpürme harekatı sonuna kadar devam eder.
Türkiye bu kadar gürültüden sonra bu noktadan geri çekilirse operasyon ağa ile marabanın hikayesine döner.
Hani bilirsiniz, ağa ile marabası şehre gitmek için yola çıkarlar , ağa arabada, maraba yayadır. Yolda bir ot kümesine denk gelirler, ağa marabasına," şu otu ye araba ile at senin olsun," der. Maraba içi bulana bulana otu yer ve arabaya kurulur. Ama ağanın yedirdiği otun karşılığı bir at ve arabada olsa da içine işler.Ağa da en iyi atını ve arabasını kaybettiği için pişmandır. Köye dönerlerken başka bir ot kümesine rastlarlar, maraba intikamını almak için," ağam bu otu ye araba ile at senin olsun," der. Ağa otun başına çömelir, midesi ağzına gelerek otu yer at ve arabasını geri alır. Köye girerlerken maraba konuşur; ağam şehre giderken bu at ve araba senindi, şimdi dönerken yine senin o halde biz bu otu niye yedik?
İnşaallah Barış Pınarı harekatının sonu ağa ile marabanın akıbeti gibi olmaz.
xxx
Tarihçi Bernard Levis, "Türkler, Arap ve İranlıların hiç yapmadıkları bir şeyi yaparak milli kimliklerini İslam'a gömdüler... Türklerin İslam'a sadakatlerinin gerçekliği ve ciddiliği başka hiç bir halkta görülmez," der.
Levis'in bu tespiti Türk insanının Türk ve İslam coğrafyasına karşı duyduğu sorumluluğun nedenini özetler gibidir. Bu gömülme, Türklerde bütün İslamların hamisi ve sorumlusu olma şeklinde tecelli etmiştir. Bunun biraz da asırlar süren büyük devlet olma sorumluluğunun nesilden nesile intikali vardır. Onun için Türkler sadece kendi yaşadıkları coğrafyayı korumakla kalmamışlar aynı zamanda dindaşlarının yaşadıkları her coğrafyayı da himayeleri altına almışlardır. Ne yazık ki, o himaye sayesinde bugün hayatiyetini sürdüren halkların bir kısmının ihanetine bir kısmının vefasızlığına uğramaktan da kurtulamamışlardır. Barış Pınarı harekatı işte biraz da bu ihanet ve vefasızlığın oluşturduğu mecburiyetin sonucudur.Dün koruduklarımızdan, bugün korunmaya çalışıyoruz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3472/operasyon-aga-ile-marabanin-hikayesine-donmesin.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar