GERÇEKLERİNİ YALANLAR, DOSTLUKLARINI DÜŞMANLIKLAR ÜZERİNE KURDULAR

Eklenme Tarihi: 10.08.2016 16:04:17 - Güncellenme Tarihi: 09.04.2020 22:11:00

Sadece doğunun ve batının tam geçiş noktasında değil aynı zamanda kuzey ve güneyi, üç kıtayı birbirine bağlayan bölgede olması sebebiyle Türkiye?nin eşsiz jeopolitik konumu, çok yönlü, derinlikli politikalar, çözümler, seçenekler üretmemizi zorunlu kılmaktadır. Ayrıca İslâm?ın genel hâkimiyeti altında oluşan kültürel ve tarihi derinlik, bu misyonu daha aktif, diri ve vazgeçilmez kılmıştır.

15 Temmuz darbe ve işgal girişimiyle başlayan olaylar karşısında devlet ve milleti ile Türkiye?nin ulaştığı direniş pratiği, tekrar canlanan istiklâl bilincini, yeni bir kuvvete dönüştürdü. Türkiye dünden çok daha güçlü olarak hızla atılımlara başladı. Bu bölgede var olmak, varlığını sürdürmek sürekli uyanık ve diri olmayı gerekli kılıyor. Bu gerçeği herkesten çok Türkiye biliyor. Aktif, diri ve köklü. Bu ne anlama geliyor? Tarihin bize yüklediği kimlik ve sorumluluklara ilaveten yaşadığımız dünyanın yeni mecburiyetleri ile son derece akıllı, stratejik hamleler yapmak gerekir. Bu hamleler yapılıyor. Bu topraklarda bir gün bile bazen çok uzun, buna karşılık yüz yıl bile bazen çok kısa olabilir. Uzunluk- kısalık stratejik ve tarihi hamlelere göre değişebilir, anlam kazanır. Ama ne olursa olsun, Türkiye, çokça hata yapma şansı ve lüksü olan bir ülke değildir. O nedenle politik çözüm ve açılımlar, günün siyasi etkisinden ayrı düşünülmeksizin ama asla tarihi hedefler de göz ardı edilemeyerek dikkatle ele alınmalıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan?ın önceden programlanan Rusya ziyaretini bu taktik ve stratejik perspektiften değerlendirmek gerekir. 15 Temmuz olayları dünyanın bize karşı niyet ve tutumlarını bir kez daha açığa vurması açısından da hayırlı sonuçlar doğurmuştur. Ülke ve millet bütünlüğümüze yapılan suikast girişimi karşısında batının ölümcül sessizliğinin dostane bir tutum olmadığı açıktır. Batı ve ABD, darbeye karşı demokrasiyi destekleyecek beyanatlar vermek yerine tam tersi bir tutumla ya darbeyi destekleyen ya beklemeyi tercih eden bir yol izlediler. Ülkenin seçilmiş iktidarı yanında darbecilere karşı olması çağrısına özgürlükler ülkesi denilen ABD, üç saat cevap vermemiş, darbenin püskürtüldüğü anlaşılınca da yarım ağızla işlerin yoluna girmesini umdukları şeklinde açıklama yapmışlardır. Bu beyan ortaya söylenmiş, safını belli etmeyen, bulanık bir sözdür. Hemen bütün Avrupa devletleri de hemen aynı bulanık tavrı göstermiştir. Ayrıca tutuklanan darbecilerin ?birlikte çalıştıkları subaylar? olduğunu beyanla onlara kötü muamele edilmemesi yönündeki talepleri, aklımızla alay eder mahiyet, cüret ve aymazlıktadır. Demek darbeciler stratejik ve milli varlığımız adına son derece önemli olan yerleri savaş ortamındaymışız gibi bombalarlarken, sivil halka kitlesel katliam yaparlarken iyi davrandılar da biz onları tutuklarken kötü davranmış olduk öyle mi?

Ne olacaktı? Bizden onlara çiçek, ödül vermemiz mi bekleniyordu? Bizi ne sanıyorlar? Kendilerini ne sanıyorlar? Aklın devreden çıktığı durumlarda aptallığın ölçüsü olmuyormuş demek ki. Bazen düşmanlık tüm ihanetleri kabul edecek kadar insanı alçaltabiliyormuş. Sonuç itibariyle batının, kendi tanımlarıyla bile olsa insan, hukuk, demokrasi gibi ilke ve söylemlerinde samimi olmadığı bir kez daha görülmüştür. Gerçeklerini yalanlar, dostluklarını düşmanlıklar üzerine kurdular, kuruyorlar. Kendilerini efendi, bizleri köle görme yanlış algılarının sonuçlarını çok kötü yaşamaya hazır olmalılar. Artık zorunlu diplomatik ilişkiler dışında bizden samimi bir yaklaşım beklemeye hakları kalmamıştır. Önümüzdeki süreçte, alttan alta çok daha derinleşecek güvensizliği bizzat kendi elleriyle, kendi arzularıyla hazırlamış oldular. Bunun mutlaka bir bedeli olacaktır. Biz sessiz kalsak da varlığın işleyişine ters olan yalancılıkları, samimiyetsizlikleri, hak ettiği karşılığı bulacaktır. Yalanlarla, aldatmalarla, ihanetlerle, zorbalıklarla sürdürdükleri politikalarla tarihi eğip bükeceklerini, dünyaya biçim vereceklerini sananlar, tarihin akışı içinde çok feci bir karşılık göreceklerdir. Çünkü batı ateşle oynamaktadır. Ateşle oynayarak varlığını sürdürmek gibi yanlış bir hesap içindedir. Bunun sonunda dünyaya acıdan, ölümden zulümden başka bir şey kazandırmayan bu huyları kendilerini de içten yakacak, perişan edecektir.

Batı, bize karşı, tarihsel farklılıklara tahammül ederek saygı temelli bir ilişki yerine çok kötü, çirkin bir politik tavır benimsemiştir. Eğer dostane ilişkiler zeminini sağlamlaştırmış olsaydı, farklılığımız batıyı da güçlü kılacaktı. Türkiye de batının değer ve kazanımlarına güç ve katkı verecekti. Olmadı, olmuyor, olamaz.

Batı?nın karanlık, hasmane, bulanık politikalarıyla olmaması, Türkiye?yi seçeneksiz bırakmaz. Bu coğrafya konumu itibariyle risk ve tehditlere açık olduğu kadar fırsatlara, imkânlara da açıktır. Dünyada üç kıtanın, yedi iklimin, dört yönün tam ortasında başka da bir ülke yoktur. Bütün yolların, geçişlerin, kaynakların birleşip dağıldığı bu noktayı ancak hoşgörü, cesaret ve feraset kontrol edebilirdi. Ancak biz kontrol edebilirdik. Türkiye tek bir yöne, tek bir çıkışa, bir çözüme mahkûm olacak basitlikte, küçük bir ülke değildir. Burada hiçbir hesap, basit, küçük olmadı, olamaz. Ve burada bize rağmen, bizim rızamız hilafına asla bir çözüm olamaz. Bu gerçek, milletimiz ve devletimiz adına dünkünden daha güçlü bir gerçek olarak tahkim edilmiştir. Bundan böyle dengeler, denklemler kurulurken bu gerçeğin belirleyiciliği daha etkin olacaktır. Türkiye bu gerçeğin, kendi gerçekliğinin farkındadır.

Farkındalığımız önümüzde muazzam manevra alanları yaratmaktadır. Cumhurbaşkanının geniş bir heyetle Rusya?ya yaptığı ziyaret bu bağlamda değerlendirilmelidir. Başarısız darbe ve işgal girişimi sonrasında bu ziyaret, daha başlamadan etkili sonuçlar vermeye başlamıştır. Üstelik darbecilerle birlikte suçüstü yakalanarak köşeye sıkışan ABD ve Avrupa telaşa kapılmış, şaşkına dönmüştür. Bize söyleyecekleri hemen hiçbir sözleri kalmamıştır. Sözlerinin inandırıcılığı kaybolmuştur. İtibarsız olmak, bir devlet ve ülkenin içine düşeceği en kötü durumdur. Aslında kendi vicdanlı kamuoyu, özellikle namuslu aydınları da içine düştükleri yanlışın ve çıkmazın farkındadır. Onların Rusya ile ilişkilerimizi sorgulama hakları yoktur, olamaz. Türkiye birilerinin keyfi ve hatırı için politikalar üretecek bir ülke değildir. Hele üzerinde operasyon yapılacak bir ülke hiç değildir. 15 Temmuz sonrasında hiç olmazsa bunu anlamalılar artık.

Rusya ile ilişkiler, zamanlaması ve hedefleri bakımından esaslı bir stratejik hamle olmuştur. Bu ilk ve sığ bir bakışla Türkiye?nin batıdan kopup Rusya?yla ittifak kurduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Bin yıllık devlet geleneği içinde amaçlarımıza uygun olarak her devletle görüşürüz, görüşmeliyiz. Hele bunlar Rusya ve İran gibi enerji kaynaklarına sahip büyük ülkelerse, çok boyutlu ilişkiler daha da güçlendirilmeli, canlandırılmalıdır. Görüşme ve mutabakatlardan Rusya da çok kârlı çıkmıştır. Özellikle Kırım ve Ukrayna üzerinden ambargoya maruz kalmış, başta Almanya olmak üzere batı ile ilişkileri sıkıntılı Rusya için de imkânlar oluşmuştur. Bölgede Rusya Türkiye?ye, Türkiye Rusya?ya muhtaçtır. İlişkiler dostane bir zeminde konuşarak, anlaşarak sürdürüldüğü takdirde her iki ülkeyle birlikte bütün bir bölge rahatlama imkânı elde edecektir. İmkânlar heder edilmemelidir. Her iki ülkenin liderleri, bölgenin refah ve barışına ilişkin amaçları samimi olarak içselleştirmelidir. Bu bağlamda Suriye sorununun çözümüne ilişkin arayışlar önemlidir.

Türkiye hemen yanı başında, en uzun kara sınırına sahip, üstelik tarihi bağları, ilişkileri olan bir ülkeye ilgisiz kalamaz. Bu konudaki hassasiyetimiz beş yıldır zaten ortadadır. Kim ne derse desin Türkiye?ye rağmen burada adil bir çözüme varmanın mümkün olamayacağını herkes anladı. Sıkıntı ne kadar sürerse sürsün işte açıkça söylüyoruz Türkiye burada emperyalist kurgulara izin vermez. Şimdiye kadar Esat yanlısı bütün güçleri Türkiye tek başına durdurdu, engelledi. Bunu nasıl, hangi yöntemlerle yaptığı ayrı bir konu.  Bundan sonra engellemeye dünkünden daha muktedirdir. Rusya bu gerçeği görmek durumundadır. Görmelidir.

ABD?nin himayesinde sürdürdüğü politikanın bir yarar getirmediğini, daha da önemlisi tuzağa itildiğini anlamalıdır. Bu politikayı sürdürmesi halinde Suriye ile birlikte kendisinin de eridiği ortadadır; çıkmaza girmektedir. Çok uzak olmayan bir gelecekte bu iki ülkenin öncülüğünde yeni çözüm planlarının uygulama alanı bulacağını düşünüyorum. Darbenin bertaraf edilmesinden sonra Türkiye, şimdi daha güçlü ve kararlı olarak sahada yeni pozisyonlar alacaktır. Halep?teki kuşatmanın kırılması bunun ilk işaretidir. Gerisini siz anlayın. Aslına bakarsanız Türkiye darbeyi muazzam bir karşı koyuşla püskürterek, Ortadoğu?ya uzanan en kanlı, en karanlık eli de kesmiş oldu. Bunu ABD de, Rusya da, Avrupa da, İran da biliyor. Herkes biliyor. Bilmeyenlere gelince. Ses etmeyin bırakın bilmemeye devam etsinler.     

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/347/gerceklerini-yalanlar-dostluklarini-dusmanliklar-uzerine-kurdular

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

21.10.2019 Çağın Soylu Devrimcisini Kutlu Yolculuğuna Uğurladık
30.09.2019 Hem Ayrışacak Hem Bütünleşeceğiz
10.09.2019 Kimi Şeyleri Bilerek Siyaset Yapamazsınız
20.08.2019 Çöpe Dökülen Domateslerden Suriye'ye Kayyum İlişkisi
08.08.2019 Türkiye Oyunu Bozuyor, Bozacak
09.07.2019 İçeride Kaybetmek, Dışarıda Kazanmak
21.06.2019 Trajik ve Komik
19.06.2019 Mursî?nin ölümü Mısır?ı yeniden diriltecektir
02.06.2019 Oruçla Tazelenip Tahkim Olan Direniş Hattımız
17.05.2019 İstanbul Seçimi Üzerinden Büyük Kuşatmayı Görmek
06.05.2019 Ramazan ve Siyasi Telaş
22.03.2019 Zamanı eritmek, zamanla erimek
30.01.2019 ABD?nin şuursuz, ölçüsüz, ilkesiz siyaseti
09.01.2019 Fesatlığa fırsat verilmemelidir
22.12.2018 Geri dönmeyi düşünmüyoruz isterseniz çekilmeyin
10.12.2018 Çayırova?nın genç çiçekleri
06.12.2018 Saltanatları çatırdadığı zaman
22.11.2018 Yeniden canlanan, yeniden canlandıracak olan, bizim medeniyetimizdir
16.11.2018 Şah damarlarını yakaladık gerisini kendileri bilir?
08.11.2018 Ucuz manevralarla çıkış bulamayacaklardır
01.11.2018 Biz zor dönemleri atlatıyoruz, onlar kolay zamanları geride bırakıyor
23.10.2018 Kültürümüzün temellerini onaran namuslu aydın
18.10.2018 Akıllı oldukları için bütün silahları geri tepiyor
13.10.2018 Vuracağımız ölümcül darbenin gerekçelerini hazırlıyorlar
05.10.2018 ABD?nin korumasında izzet arayanlar
28.09.2018 Bir çöküşün ve bir yükselişin başlangıcı
27.09.2018 Vicdanı kanayan insanlığın sesi olmak
26.09.2018 Bizi öldürerek hayatlarını kazananlara en ölümcül hayatlar armağan edilecektir
20.09.2018 İdlib bütün Suriye'ye barış aşısı olmalıdır
14.09.2018 Suriye sıkıntısının son bulmasını umuyorum
07.09.2018 Küresel emperyalizmin hışmına karşı küresel direniş
06.09.2018 Eğitim-Bir Sen?in ?Küreselleşme, eğitim ve sendikalar sempozyumu?
30.08.2018 Sabır ve tahammülün son sınırındaki sessizlik
15.08.2018 ABD?nin ölümlerden ölüm beğeneceği günler yaklaşıyor
09.08.2018 Tarihin dönemini bitirdiği yapıyı kimse ayağa kaldıramaz
02.08.2018 Güven vermeyen CHP?nin gizli karar merkezleri
26.07.2018 Ölü bizim, Allah rahmet etsin
17.07.2018 15 Temmuz Anadolu İslâm Hareketidir
12.07.2018 Yeni Türkiye
05.07.2018 Yalandan da olsa doğru olamazlar, olamıyorlar
27.06.2018 Yüzyılın seçimi
21.06.2018 Zaferi kader yapan yürüyüşümüz
12.06.2018 Seçim sonrası hesaplaşmalar
06.06.2018 Oradan ve buradan görülenler
31.05.2018 Her şeyi düzelteceklermiş!
22.05.2018 Seçim için ters işlem stratejileri
16.05.2018 Kudüs göklerin şehridir, yeryüzü güçleri işgal edemez
10.05.2018 Ben de adayım desteğinizi bekliyorum
02.05.2018 Adaylarını seçimden sonra da açıklayabilirler
26.04.2018 Seviyeyi alçalmanın sahipleri kaybediyor
20.04.2018 Baskın seçimin dış sebepleri
10.04.2018 Zalimler niçin vicdanlı davranmıyor?!
05.04.2018 Asil korkusuzluğumuz karşısında içleri paramparça
30.03.2018 Yalancının kurtaracağı onuru kaldıysa
21.03.2018 ABD'yi Kaygılandırmaya devam edeceğiz
15.03.2018 ABD'de darbe, ABD'ye darbe
07.03.2018 Suriye'de Siyonizmin Oyununu Bozmak
01.03.2018 28 Şubat'çı zorbalar hak ettikleri cezayı almalıdır
22.02.2018 Suriye de tarihe yardım etmelidir
15.02.2018 Biz geliyoruz, geleceğiz. Canını seviyorsan çekil!
07.02.2018 Türkiye'nin gazabını azaltmak için
31.01.2018 Yerli Akıl ve Milli Heyecanla Savaşıyoruz
23.01.2018 İhaneti darmadağın eden kusursuz fırtına
19.01.2018 MERHAMET GAZAP OLUP YAĞACAK ÜSTLERİNE
10.01.2018 ZELİL YALNIZLIKLARI TRAJİK KADERLERİDİR
04.01.2018 DEĞERSİZLEŞTİKÇE ŞIMARAN AZGINLIK
28.12.2017 ASLA UZAKLAŞAMAYACAĞIM YAKINLIKLA BURADAYIM
05.07.2017 TAMAM YOLLARA DÜŞÜN AMA YAKAMIZDAN DA DÜŞÜN
20.06.2017 HEDEFİ SAPAN VE HEDEF SAPTIRAN YÜRÜYÜŞ
16.06.2017 ARTIK NE YAPARSA MİLLET HOŞ GÖRÜR DİYE DÜŞÜNÜYORUM
13.06.2017 KORKTUKLARI KARDEŞLİĞİMİZDİR
09.06.2017 İMAN ve İYİLİK STRATEJİSİ
07.06.2017 KATAR KATAR SIKINTI ve ÖKÜZLÜKLER!
31.05.2017 ORTADOĞU?YU KANA BULAYANLARDAN ADALET BEKLEYEMEYİZ
20.04.2017 İŞTE ŞİMDİ 2. CUMHURİYET
18.04.2017 REFERANDUMDAN ÇIKAN KARAR
13.04.2017 YAPILAN TAM BİR TALANDI; GERİSİ YALANDI!
07.04.2017 HUKUK ve AHLÂK KURALI KALMAYINCA
30.03.2017 AMANSIZ VE İMANSIZ KARANLIK AĞARIRKEN
20.03.2017 BİR KADERİN SON TALİHSİZLERİYİZ
15.03.2017 MİLLET ORU OLUP KOMUTANIYLA BÜTÜNLEŞECEKTİR
02.03.2017 TAM KARŞILARINDA DURACAĞIZ
28.02.2017 ÜLKEMİZİ DARBECİ EMELLERE TESLİM ETMEYECEĞİZ
26.02.2017 BEN ?HAYIR? DİYECEĞİM
09.02.2017 ZORLU SINANMALARDAN GEÇEREK
25.01.2017 YALANIN BÜYÜSÜ BOZULURKEN
17.01.2017 BAKMIŞSINIZ BİRDEN AMERİKAN BAHARI!
14.01.2017 İSTEMESELER DE VAR OLACAĞIZ
04.01.2017 YALANLARI, TUZAKLARI ÇÖKÜŞLERİNİ ÖNLEYEMEYECEKTİR
29.12.2016 İHANETİN GELECEĞİ OLMAYACAK
27.12.2016 İHANET KURGULADIĞINIZ YERLER MEZARINIZ OLACAK
21.12.2016 KARLOV?A SUİKASTIN BOZAMAYACAĞI ÜÇLÜ ZİRVE VE GÜÇLÜ İRADE
19.12.2016 FESADIN ASIL ODAĞI SİYONİZMDİR
17.12.2016 STRATEJİMİZİ BASİRET VE FERASETLE BELİRLEMELİYİZ
16.12.2016 YARINLARDA GELECEK OLAN
13.12.2016 DAYANMANIN ZOR ARALIK?LARI
12.12.2016 TERÖRE TESLİM OLMAYACAĞIZ
09.12.2016 DOLARLA SATILMAYAN DOLARIN SATIN ALAMAYACAĞI
05.12.2016 BUNLAR HEP GÜZEL ŞEYLER
01.12.2016 VAR OLDUĞUMUZU GÖSTERECEĞİZ, HEPSİ BU!..
29.11.2016 ÇIKIŞSIZLIĞIN MECBUR BIRAKTIĞI
09.11.2016 KİM KAZANDIYSA BİZ HEP KAYBETTİK
03.11.2016 YERYÜZÜNÜN AZGIN KANDÖKÜCÜLERİ
28.10.2016 DOST APTAL, DÜŞMAN ONURSUZ OLUNCA
26.10.2016 İNSANLIK EN TEMEL STRATEJİMİZDİR
17.10.2016 MUSUL?U AMERİKA?DAN KURTARMAK
15.10.2016 SONUNDA DOSDOĞRU TUTUMLAR KAZANACAKTIR
14.10.2016 SINIRSIZ ZULÜM KARŞISINDA
12.10.2016 YAŞADIKLARIMIZ YENİDEN DOĞRULMANIN ZORLUKLARIDIR
11.10.2016 BARBARLIĞIN KORKUNÇ ÖNCÜSÜ ABD
07.10.2016 MÜSLÜMANA KARŞI GÂVURLA İŞBİRLİĞİ
06.10.2016 KORKULARINIZI BAŞINIZA TAÇ DİYE GEÇİRECEĞİZ!
03.10.2016 DAYANMANIN SON SINIRINDA İNFİLAK
26.09.2016 BİR CEHENNEM SİZİ SARMADAN
20.09.2016 İMAN VE CESARET KAZANACAKTIR
07.09.2016 DÜNYA VİCDANININ ÖZGÜR SESİ OLMAKLA GÜÇLÜYÜZ
05.09.2016 KENDİ COĞRAFYAMIZA ve TARİHİMİZE DÖNERKEN
27.08.2016 ÖLÜMÜNE VE AŞK DOLU KARARLILIĞIMIZ
26.08.2016 ONLARA HEZİMETLER, BOZGUNLAR ARMAĞAN EDECEĞİZ
25.08.2016 ASIL İHANETİ YENEREK GÜÇ KAZANDIK
24.08.2016 BİZ BÖYLE BİR MİLLETİZ VURUŞMA BİZİ İYİLEŞTİRİR
23.08.2016 KİMLER GÖĞÜSLERİNDE KOR ATEŞTEN YÜREK TAŞIYORMUŞ ANLADINIZ MI?
18.08.2016 MİLLETİN GÖNLÜNDEN SÜRÜLMEK NE KÖTÜ BİR CEZADIR
15.08.2016 KURGULAR ÇARPIŞIYOR
12.08.2016 ATEŞİN, YANMANIN TADINA ONLAR DA VARACAK
11.08.2016 ERDOĞAN BU MİLLETİN KABUL EDİLMİŞ DUASIDIR
10.08.2016 GERÇEKLERİNİ YALANLAR, DOSTLUKLARINI DÜŞMANLIKLAR ÜZERİNE KURDULAR
09.08.2016 BİZE YEPYENİ GÜNDÜZLER ARMAĞAN EDİLİYOR
08.08.2016 YENİKAPI YENİ TÜRKİYE?YE AÇILDI
06.08.2016 CESUR BİR CANLILIĞA UYANMAK
03.08.2016 YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR
02.08.2016 DÜŞMANIN ŞAH DAMARI KESİLECEKTİR
01.08.2016 KALPLERİMİZ BÜYÜYÜP BÜYÜYÜP BİR ÜLKE OLUR
30.07.2016 UFUKLARI MENZİL EDİNEN KUTLU YÜRÜYÜŞÜMÜZ
28.07.2016 DARBE VURACAKLARDI, BEYİNLERİ EZİLDİ
27.07.2016 BİZİ ÖLDÜRME HESABI YAPANLAR! SÖYLEYİN SİZE NE YAPALIM?
26.07.2016 ALANLAR, TÜRKİYE?NİN TAHKİM EDİLMİŞ DİRENİŞ HATLARIDIR
25.07.2016 HÜR GENERALLER HAREKETİ
24.07.2016 KÖTÜCÜL NİYETLERİNİZİ İYİLİK DUYGULARIMIZLA BÜYÜTTÜNÜZ
18.07.2016 ALÇAK UÇUŞLA DARBE
11.07.2016 ÇARPIKLIĞIN ANLAŞILMASI İMKÂNSIZ DÜZENİYLE ÇATIŞMAK
10.07.2016 YERİNİ BİLMEYEN HİÇBİR ŞEY BİLEMEZ
04.07.2016 ÜZÜNÇLERİMİZ SEVİNÇLERİMİZE ORTAK
02.07.2016 YANLIŞ DÜŞÜNCELERE, DOĞRU YAKLAŞIM
27.06.2016 BİZİ VAR VE VARLIKLI, NURLU VE ONURLU, MUTLU VE UMUTLU KILACAK OLAN
25.06.2016 TARİHİN HANGİ KARANLIK UÇURUMUNDA OLACAKLAR?
20.06.2016 KENDİ SIRRIMIZIN SINIRLARINDA
18.06.2016 İMKÂNSIZI ZORLAYAN KARARLILIKLA
13.06.2016 İNKÂRIN EVRENSEL İLGİSİZLİĞİYLE YAŞAMAK!
11.06.2016 TÜRKİYE ŞEYTAN İTTİFAKINA KARŞI
05.06.2016 Başlamamızın İlki