Çoban, Sis ve Rüzgar

Devlet yönetimi; kendi yararına çalışmayıp başkalarının yararına çalışacak olan, zihinsel birikime sahip ve bu birikimi ülke yararına kullanacak  ahlaklı, erdemli, onurlu, “mukaddes   emaneti” kendinden ve başkalarından koruyan,  yüksek seciyeli   insanların işidir.  

Çoban metaforunun,  yaklaşık 2500 yıldır kullanıldığını biliyoruz. Çoban olur da çobanın  sürüsü  olmaz mı?  Tabi ki  çobanın da sürüsü ya da sürüleri  olacaktır. Koyun yoksa çobanın da varlığı anlamını yitirecektir.

 Çobanın siyasi sahadaki karşılığı yöneticilerdir.   Platon’un Devlet adlı kitabında, çobanın koyunlardan sağladığı bir yarar yoksa sürüyle ilgilenmesi, onların karınlarını doyurması,  onlarla vakit geçirmesi anlamsız görünmektedir. Çoban, sürüyle ilgilendiğine göre koyunun   etinden,  sütünden, yününden   fayda sağlamaktadır. Çobanın,  koyunları fayda dışında bir başka nedenle sevdiğini söylemesi akılla çelişir.

Benzer şekilde kişi ve  beraberindekiler, yönetici olmalarıyla ilintili olarak  bir takım faydalar  sağlamasa, hatta  yöneticilikten zarar görse, yönetici olmayı  ister mi?  Elbette istemez.  Öyleyse, yöneticilerdeki milleti yönetme iştahının artarak devam etmesindeki hikmeti anlamak kolaylaşıyor. 

Sürü, çobansız olmadığı gibi köpeksiz de olmaz.  İnsanlar tarafından yenilme ihtimali olmayan kemikler de köpeklere atılacaktır. Ne yazık ki CHP’den insani sıfat uzaklaştırılarak, bu partiye ancak köpeklerin işine yarayacak olan kemiğin dahi düşmeyeceğini ifade etmek, bu parti mensuplarını yaralamış olmalıdır.  Bizim insanımızın ağzından hiç de hoş olmayan bu ifadenin çıkışı  bizi üzdüğü gibi ana muhalefeti de üzmüştür. CHP ile bu güne kadar hiçbir ilgisi olmamış,  zihniyetinden dolayı bu partiye oy vermeyi hiç düşünmemiş biri olarak  “Buradan  sana kemik düşmez.” cümlesinin   rahatsız edici bir ifade olduğunu  söylüyorum. Yoksa CHP ‘nin savunucusu falan değilim.  Ama hakarete varan, insan onurunu zedeleyen hiçbir söylem bizim söylemimiz olamaz.  Bu söz ister Cumhurbaşkanının ağzından çıksın; isterse herhangi bir kişinin ağzından.  Kaba sözün Cumhurbaşkanı’nın ağzından çıkması ona haklılık kazandırmaz. Ne yazık ki “ Ananı da al git!” in yanına ilave edilen  “Buradan sana kemik düşmez!”  de tarihe not edilen galat ifadelerdir. 

Sonuçta; CHP veya bir başka  parti de olsa, bütün bunlar Siyasi Partiler Kanunu’na göre kurulup meşruiyet kazanan partilerdir. Tüzel kişilikleri vardır. Belli bir seçmen kitlesi dolayısı ile saygındır. Siyasi partileri ima ile aşağılamak, ona oy veren seçmeni de aşağılamak anlamına gelir.  Siyasi partileri iletişimsizliğe götüren böylesi kırıcı söylemler kişiye de ülkeye de yarar sağlamaz.

Önceden de çok sağlıklı olmadığı bilinen  toplumsal bünyeyi,  çeşitli sebeplerle başka şekilde  hasta etmek, sonra da tek şifa dağıtıcı  olarak partisini işaret etmek,  “ben merkezli” yönetim anlayışının bir tezahürüdür.  İktidar olmanın verdiği rahatlıkla, Cumhur  ittifakı  dışında  kalan   bütün siyasi partileri  şan şöhrete düşkünlüğü ile suçlamak,  iktidar  gücünü  elinde tutanlara  hiçbir puan  kazandırmaz.

 Ülkenin her tarafını kaplayan sis içinde,  sise sebep olanların, milletin geleceğe ilişkin  beklentilerinin  tek adresi olarak kendi siyasi partilerini göstermesi,  siyasi körlükten başka bir anlam ifade etmez. Başka ülkede olmadığı kadar bol Güneş, bol su, yeraltı zenginlikleri, bitek topraklar, kafası çalışan insanlar bu ülkede yaşıyor.  Fakat sis bir türlü dağılmıyor. Koyu sis nedeniyle iyice düşmüş olan görüş mesafesinden dolayı, otolar çarpışıyor, gökyüzü görünmüyor, içine kasvet çökmüş  insanlar birbirine sinirleniyor,  uçaklar inip kalkamıyor, tarım yapılamıyor…  Büyük çoğunluk  istenmeyen şeyler olduğunu hissediyor;  fakat  sis nedeniyle  bu olumsuzlukları izleme imkanını  da bulamıyor.

 Sisli ortamdan beslenen fırsatçı insanların art niyetli emellerine ulaşmaması için, “güneşi ceketinin astarı içinde kaybeden”  illizyonistlerin yeni esecek olan bir rüzgarla dağılması gerekiyor.  Milletin inancı ile alay eden    “makara bakara”cılar gibi,   siyasiler tarafından  kullanılan  din de,  saf ve masum Anadolu insanının  gerçekleri  idrakini engellemektedir.

Ülkenin beklediği rüzgar esip sis dağılınca,  gökyüzünün siyah peleriniyle sunduğu şölene   ay ve yıldızlar;  gündüzse  Güneş   eşlik edecektir. 

 Yeter ki sisi dağıtacak o rüzgar essin…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3450/coban-sis-ve-ruzgar.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar