MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK

Eklenme Tarihi: 09.08.2016 12:53:36 - Güncellenme Tarihi: 29.03.2020 22:09:43

Vatan hainlerinin, uşağı oldukları ülkelerin çıkarları doğrultusunda darbe girişiminde bulundukları 15 Temmuz gecesi birçok yönüyle ele alındı, alınıyor, alınmaya devam edecek.

Türkiye ve dünya tarihinin en önemli olaylarından biri olarak yaşlı tarihin sayfalarında yerini almış olan bu iğrenç girişim birçok yönden incelendi, irdelendi, değerlendirilip yorumlandı. Daha uzun süre de devam edecek bu durum.

O gece alçakça yapılan saldırıları, masum insanların üzerine sürülen tankları, kurşun yağdıran helikopterleri düşündükçe, hatırladıkça ve televizyon ekranlarında gördükçe, hele de yalnızsam, kafayı üşütecek gibi oluyorum. Aklım almıyor, gönlüme çok ama çok ağır geliyor aziz milletimize yaşatılanlar. Bir de yaşatılmak istenenleri, konuşulup yazılmakta olan ağır senaryoları düşündükçe kabıma sığamıyor, yerimde duramıyorum.

15 Temmuz Cuma gecesi, millete ve devletin önemli kurumlarına yapılan yoğun saldırıları, şehitlerimizi, yaralılarımızı düşünüyor, düşünüyor, düşünüyorum. Kâh ağlayarak, kâh öfke krizlerine girip haykırarak...

Şehitlerimizden Halil Kantarcı?nın o üç mâsum melek yavrusuyla birlikte çekilmiş fotoğrafını gördükçe ve Cumhurbaşkanımızın dava arkadaşı Erol Olçok ile oğlunun cenazesinde döktüğü gözyaşlarını hatırladıkça ne yapacağımı, bu hainlik karşısında nasıl sabredeceğimi bilemiyorum. Şimdilerde, 15 Temmuz Özel Sayısı gibi çıkarılmış olan İtibar, Fayrap, İstanbul Bir Nokta ve Temmuz gibi dergilerde yer alan yazıları, yazıya konu olan şehitlerin öykülerini okudukça gözyaşına boğuluyorum.

Hele o gece yaşanan olaylardan biri var ki, gördüklerim ve duyduklarımı bir araya getirdiğimde, ne diyeceğimi, nasıl açıklayacağımı, gönlüme nasıl anlatacağımı bilemiyor, âciz kalıyorum. Küçüğe koyuyorum almıyor, büyüğe koyuyorum dolmuyor bir türlü?

Türkiye Büyük Millet Meclisi?ne yapılan ağır saldırıyı kastediyorum?

TBMM?ye?

Yani demokrasimizin kalbine?

Aziz milletimizin özgür iradesinin vücut bulduğu, adeta ete kemiğe büründüğü o muhteşem yapıya?

Kurtuluş Savaşı?nı yaşamış, bir yandan milletin derdine derman ararken, diğer yandan da o savaşı yönetmiş Gazi Meclisimize?

Aziz vatanımızın dört bir köşesinden seçilerek gelen milletin temsilcilerinin ülke idaresine yönelik çalışmaları yürüttükleri devletimizin kumanda merkezine?

?..

Nasıl bir gözü dönmüşlüktür ki, her biri bomba etkisi yapan dört alçak uçuşun dışında, atılan üç bombayla yetinilmeyip, helikopterlerle taranabilmiştir o yüce yapı.

Ne düzeyde bir hainlik ve alçaklıktır ki, Amerika?nın, Yunanistan?ın, İngiltere?nin ve Rusya?nın dahi açık biçimde yapmaya cesaret edemediği bir saldırı, hem de şanlı Türk ordusunun üniformasını taşıyanlarca yapılabilmiştir. O şanlı orduya ve o üniformaya verilecek zarar düşünülmeksizin. O asil üniformanın ruhundan bir nebze olsun nasiplenemediklerini gösterircesine?

İçerisinde çok sayıda milletvekilinin, polis ve diğer çalışanların olduğunu bile bile ve ölümlerini hedeflercesine?

Vatanseverliğe ve herhangi bir inanca sığmayacak şekilde, hunharca ve adeta Müslümanlığını inkâr edercesine?

?..

Hayır, bu hain soysuzlar ve iplerini elinde bulunduran dış güçler (siz onları iyi bilirsiniz) hiç heveslenmesinler. Biz büyük, çok büyük bir milletiz. Onlar iyi bilirler ki, kastedilen büyüklük, ekonominin rakamları ve istatistiksel tablolarla izah edilemez ve anlaşılamaz. Türkiye?nin büyüklüğü, uzun şanlı geçmişi ve milletinin vatanseverliğiyle ilgili, çok çok özel bir durumdur.

Böyle olduğu içindir ki, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, darbe girişimine sahne olmuş tüm bölgelerimizdeki kamu ve özel mülkiyete ait yerlere verilmiş olan zararları tez zamanda karşılar, bireylerin mâruz kaldıkları kayıpları da en kısa sürede tazmin ederiz.

Bundan kimsenin en küçük bir şüphesi olmadığı gibi, zararı karşılanan kimi vatanseverlerin, devletin yaptığı ödemeyi kabul etmedikleri de, her türlü takdiri hak edecek şekilde görülmeye, duyulmaya başlanmıştır.

Bu cümleden olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi?nde meydana gelen ağır hasar da en kısa sürede giderilecek, sanki hiç yaşanmamış gibi, her şey ve her yer eski haline döndürülecektir. Bu millete üye olma şerefine ve ayrıcalığına nâil olan ve bunun için her daim şükreden bir Türkiyeli olarak, bu konuda en küçük bir kuşkum bulunmuyor.

Bunlar hallolacak, bütün yaralar sarılacak, kurumlar onarılacak, bireysel zararlar tazmin edilecek, tüm olumsuzluklar olumlu konuma döndürülecektir.  Ancak ne var ki, Meclis?e yapılan saldırı, yaşadığı sürece hiçbir vatansever tarafından unutulmayacak; aksine, yüreklerde ağır bir yangın ve buğulu gözlerle, kimi zaman da gözyaşlarıyla hatırlanacaktır.

Elbette, asker kıyafeti giymiş FETÖ?cü hainler ve yaptıkları büyük ihanet de asla unutulmayacak ve daima hatırlanacaktır. Ne ki, yoğun bir nefret duygusu ve beddualar eşliğinde?

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/343/milleti-kalbinden-vurmak

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET