Hadi Söyleyin: Şimdi Ne Olacak?

Adem oğlu cennette bile denenmiştir.

İktidar istersin verir...

Başörtü dersin onu da verir.

Sıra imtihana gelince yüzüne gözüne sürersin.

Kaybedersin.

...

Başörtüyü de yüzümüze gözümüze sürdük.

İktidarın bir çok nimetlerini de...

...

Sözlerimden kimseler kusura bakmasın... Dün hiçbir şey olmayanlar bu iktidar sayesinde çok şey oldular, fakat ne hikmetse kesmedi. Kimileri daha fazlasını alamadığı için muhalefet, kimileri de “haktan” yana oldukları için rahatsız...

...

Sonuçta imtihan meselesi.

...

Ayeti kerime, “kardeşlerinizin arasını bulun” diyor.

Ok yaydan çıktığı için herhalde bulunacak gibi de değil.

...

Şimdiye kadar güvencemiz AK parti, şimdi ise yeni parti kurma çalışması yapanlar da Ak partili. Bildiğimiz kimseler...

İki AK partili arasında tercih zorunluluğu.

Hangisi haklı!.. Seçmenin artık sabrı bir yere kadar, dün AK parti dediniz verdik, bu gün bir başka parti diyorsunuz.

Yarın!...

 O zaman kime ve neye güveneceğiz?

...

İnanmak, güvenmek artık zorlaştı.

...

Sormak istiyorum... Yıllarca AK partide siyaset yapan kişiler olarak AK parti iktidarını eleştirmek üzerine bir çalışma yapmayı düşünüyorsanız, kusura bakmayın, dikiş tutmaz.

Göreceksiniz, “Orada iken neden yapamadınız, neden sustunuz?” soruları hep karşınıza çıkacak.

...

Gerçekçi olalım.

...

Başından beri AK partinin mutlaka bir alternatifi olması gerektiğini savunan kişiyim. Merak eden ismimden bulur okur.

O bakımdan, “yeni arayışlar” olmasın demek istemiyorum.

Artık zurnanın son deliğine kadar geldik.Bundan sonrasında politika yerine hedef ve ilkeler geçerlidir.

Sağlıklı düşünce, plan ve proje.

Halit Bin Velid gibi...

O nasıl ki kadrosu yekta, donanımlı bir halde Uhud dağının arkasında savaşın sonucunu sabırla beklemişse paçayı sıvayanlar aynı sabırla bu iktidarın nereye kadar gidebileceğini beklemek zorundadırlar.Siyasi istikrar da bunu gerektiriyor.İçte ve dışta ülke bir çok sorunlarla karşı karşıya iken muhalefete çekilerek eleştiri oklarına sarılmaya “fırsatçı” derler. Esefle hatırlatırım.

...

Mühür kimdeyse her zaman Sultan Süleyman odur.

O bakımdan, en kötü hükümet bile muhalefetten her zaman avantajlıdır. Ama şu da var. Her kim ki sefere çıkacaksa “yedek lastiği” olmalıdır. Yedeksizler: Demokrat parti gitti, Anavatan partisi gitti, Adalet Partisi gitti, esameleri kalmadı. İktidar olmak üç günlük iş değildir, aksine uzun mesafelidir.Gayedir, idealdir, görevdir, sonuçtur.

Günübirlikçilerin bunlara aklı ermez.

Otururlar, bir süre sonra şapkayı kapıp giderler.

...

İktidar sarayını ayakta tutan kolonlar da oldukça önemli.

O kolonlar sağlam değilse saray çöker.

Görüyoruz işte... İttihatçıların diktikleri kolonları yüz yıldır gelen de giden de çökertemiyor. Hatta biat etmeden koltuğa oturmak biraz zor. Sana gelince, ne bulduysan attın sepete. Devşirme, günün adamları, günübirlikçiler.

“Bu yollarda berber ıslanırken”, şimdi kurutmaya geçtik!

Kolonlar sakat...

...

Olacaksa “alternatif” nasıl olacak?

...

Artık merkez parti, evrensellik, demokrasi dolmalarına karnımız tok. Laik cumhuriyete bağlılık gibi Aydın havaları da gaz yapar, hatta öze bile zarar verir. Anadolu’nun evladı Anadolu’dan konuşur, Anadolu’dan koşar. Yeni oluşumsa nerede dik durulacağı, nereden ve nasıl yola çıkılacağı bilinmelidir.

Dik durmak dik durana aittir.

İlkesizlik ise, başlamadan tükenmek demektir.

...

Siyaset her zaman kaypaktır.

Adam şarabı içer bedelini Müslüman’a ödettirir.

Artık bu aşamada bedel ödemek istemiyoruz.

...

Eskiden olduğu gibi;

Kraliçe’nin içkisinde, su bardağı şerefe kalkacaksa,

Kemalist şarkılar söylenecekse,

Müslüman hanımlar sabahtan akşama kadar örtüleri altında erkeklerle tokalaşmaya zorlanacaksa,

Sanatçı bozuntusu seviciliği yapılacaksa,

Laikliksiz bir anayasa olmayacaksa,

İstanbul Sözleşmeleri gibi emperyalist paçavralar yırtılmayacaksa olacağı bellidir, zahmet buyurmayın, herkes yerinde otursun.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3412/hadi-soyleyin-simdi-ne-olacak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar