Siyasetimiz!

Eklenme Tarihi: 17.09.2019 10:16:00 - Güncellenme Tarihi: 28.01.2020 15:38:49

Partiler ve siyasi kadrolar ülkeyi yönetmek için vardır. Siyasetin gücü, konuşmaktır, zemini ifade özgürlüğüdür. O zemin ortadan kalkarsa siyasetin yerini antidemokratik yöntemler alır. Toplumun kendini ifade edeceği kanallar açık oldukça demokrasi dışı eğilimler kıpırdayacak zemin bulamazlar.

Türkiye'nin ciddi sorunları var. Nitekim 31 Mart seçimi boyunca dile getirilen beka sorunu bu problemlerin varlığının ve ciddiyetinin ifadesiydi. Bir yerde çözüm bekleyen sorunlar varsa orada söz özgürlüğünün de olması gerekir. Konuşamazsanız, kendinizi ifade edemezseniz problemlerinizi nasıl çözeceksiniz.

Biz de bunu yaptık, bunu yapmaya çalıştık. Giderek büyüyen sorunlara kendi perspektifimizden çözümler getirmeye çalıştık. İstedik ki ülkemiz bu türbülanstan yara almadan çıksın. Bundan gocunmaya ne gerek var. Konuşmadan sorunlarımız çözülebilir mi? Bir ülke için en büyük felaket sorunlarını tek akla mahkum etmesidir. Bir kişinin konuşup herkesin susturulmasıdır. Bu şekilde yönetilen ülkelerin hepsi battı, batıyor. Libya tek akılla yönetildi, durumu ortada, Suriye/Irak tek akılla yönetildiler. İkisi de parçalanmanın eşiğinde. Demokrasi çok akılla yönetimin adıdır.

Biz gelin bu ülkeyi çok akılla yönetin dedik kötü mü ettik?
Çünkü ülkenin nereye gittiğini görüyorduk. Derdimiz kendimize ikbal aramak değildi, aziz milletimize bir çıkış yolu göstermekti. Israrla ve inatla gidilen yolun yanlış olduğunu göstermekti.
Dün niye susuyorsunuz diyenler bugün niye konuşuyorsunuz diyorlar. Dün belki hatalarını görürler diye sustuk, bugün de bunun olmayacağını gördüğümüz için konuşuyoruz. Derdimiz kimseyi karalamak değil. Derdimiz giderek kronikleşen sorunlarımıza onlar bizi çözmeden bizim onları çözmemizdir. Zamanımız daralıyor. Kimsenin siyasi ikbali bu milletin geleceğinden önemli değildir. Birilerine ikbal sağlamak için susmak bir milletin kaderini o kişinin ikbaline feda etmektir.
Her şey iyi ve güzel olsaydı kıyamete(ölünceye)kadar konuşmazdık.
Ama hiç bir şey iyi değil.
Her şey iyiyse millet niye feryat ediyor?
Her şey iyiyse enflasyon niçin yükseliyor.
Her şey iyiyse esnaf niye kan ağlıyor?
Her şey iyiyse mutfakta niçin yangın var?
Her şey iyiyse kendinize verdiğiniz zammı memura niçin veremiyorsunuz?
Her şey iyiyse bu kadar belediye niçin kaybedildi?
Her şey iyiyse niçin komşu devletlerin hepsi ile sorunluyuz?
Her şey iyiyse milli gelirimiz niçin 11 bin dolardan 8.500 dolara düştü?
Her şey iyiyse bu kadar zam niye?
Keşke her şey iyi olsaydı da bize bunları söylemek düşmeseydi. Biz sussak bile sokak susmuyor, mutfak susmuyor, işini,aşını kaybeden insanlar susmuyor. İşsizliğin yüzde 9'dan 14'e çıktığı bir ülkede sorun vardır hem de büyük bir sorun vardır. Bütün bu gerçekler ortada dururken ülke ve milletimize karşı sorumluluğumuz bizi konuşmaya milletin tercümanı olmaya itmiştir. Bizi konuşmaya mecbur eden mevcut zihniyetin bu sorunları çözeceğine dair inancımızın kaybolmasıdır. Nitekim vatandaş da yarınına umutla bakamamaktadır.
Herhangi bir davaya ihanet etmiş değiliz. Bizim davamız millete hizmet davasıdır, Kişisel hırslardan dava olmaz. Tarih, hırslarının kurbanı olmuş bir sürü muhterisin acı hikayesine tanıklık etmiştir.Ülkeyi falan parti falan kişi yönetsin diye bir dava olmaz. Davalar milletler içindir. Dün hangi davanın peşindeysek bugün de o davanın peşindeyiz. Davamız demokrasi davasıdır. Davamız müreffeh bir Türkiye inşa etme davasıdır. Davamız, insanımızı sırtı pek karnı tok bir noktaya getirme davasıdır. Davamız adalet davasıdır. Kimsenin fikrinden, inancından, siyasetinden dolayı muaheze edilmediği bir adalet ortamı yaratma davasıdır. 

Davamız,devletimizi güçlü milletimizi zengin ve özgür kılma davasıdır.İnsanları kuru bir kalabalık olmaktan çıkarıp millet yapan, onları devlete bağlayan adalettir. Bugün yargı adalete değil genellikle siyasete çalışıyor. Kuvvetler ayrılığının olmadığı yerde adalet yolunu şaşırır. Vatandaşa değil gücü elinde bulunduranlara hizmet eder. Dinimiz ortak inancımızdır. Onun siyasi rekabetin bir aracı haline getirilmesi din olmaktan çıkarılıp siyasi bir proje haline dönüştürülmesidir. Siyasi bir proje haline gelen bir din bir iman meselesi olmaktan çıkar, bir kavga ve menfaat aracı haline gelir. Buna asla müsaade etmeyeceğiz. Siyaseti bir hizmet ve proje yarışı haline getireceğiz. Siyasetin doğru zeminde yapıldığı bir ülkede kim daha dindar sorusu sorulmaz kim daha iyi yönetir sorusu sorulur ve seçimlerin sonucunu bu sorunun cevabı tayin eder. Yönetme zeka ve birikimine sahip olmayanlar ise yüce dinimizin arkasına saklanarak eksiklerini örtmeye çalışırlar. Siyasetimiz nefsimize sadakati değil,liyakati esas alacaktır.Cumhuriyeti Demokrasi ile,Hukuku Adalet ile,Devleti liyakat ve ehliyetle buluşturmak için Yeni Hal,Yeni Yol için Bismillah...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3402/siyasetimiz

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

10.01.2020 Bir Kitap Bir Yazar
22.12.2019 Her Yeni Hareket Yeni Bir Umuttur
23.11.2019 Saraydaki CHP'li
15.11.2019 Dersim'i Doğru Okumak
06.11.2019 Türkiye Cumhuriyeti Şirket Değil, Devlettir
20.10.2019 Rasyonel Siyaset, Diplomatik Dil
05.10.2019 Suni Gündemlerle Oyalanmak
05.10.2019 Suni Gündemlerle Oyalanmak
17.09.2019 Siyasetimiz!
15.09.2019 Yeni Sosyolojiye Yeni Siyaset
09.09.2019 Konuşmak mı Susmak mı, İşte Bütün Mesele
02.09.2019 Cami ve Siyaset
17.08.2019 Vefa Kimedir?
13.08.2019 Millet Olmak ve Adalet
21.07.2019 Yazıcıoğlu Niçin Öldürüldü?
04.07.2019 Toplumun Gerisinde Kalmak
24.06.2019 Kutuplaştırıcı Siyasete Tepki İmamoğlu'nda Somutlaştı
20.06.2019 Fanilik Şuuru
12.06.2019 Dost Acı Söyler Çünkü Doğruyu Söyler
26.05.2019 Bir Dev Eser; Ortadoğunun Cahşları
23.05.2019 Dünya Değişirken, Değişime Direnmek
19.05.2019 İslam'da Yöneten Yönetilen İlişkisi
14.05.2019 Ramazan ve Nefis Muhasebesi
09.05.2019 Kaybettik?
05.05.2019 Her Eleştiri Zararlı mı?
27.04.2019 Eleştiri Düşmanlık Değildir
22.04.2019 Saldırı Demokrasiyedir
14.04.2019 İstanbul'un maliyeti
05.04.2019 Kaybedecek vakit yok
28.03.2019 Adalet istiyorsan adil ol!
22.03.2019 Siyasetin üslup sorunu
21.02.2019 Cizre'den ve Cizre Spor'dan ben özür diliyorum
13.02.2019 Asıl felaket budur!
21.01.2019 Bağımsız bir yargı için kuvvetler ayrılığı şarttır
15.01.2019 Dost acı söyler
31.05.2018 Gerçek oruç tutalım o oruç bizi değiştirsin!
24.04.2018 Cumhuriyet?in Şehir ve Mimarî Tefrikası-4
23.04.2018 Cumhuriyet?in Şehir ve Mimarî Tefrikası-3
22.04.2018 Cumhuriyet?in Şehir ve Mimarî Tefrikası-2
21.04.2018 Cumhuriyet?in Şehir ve Mimarî Tefrikası
25.03.2018 Muhsin Yazıcıoğlu?nu rahmetle anıyoruz?
13.03.2018 HDP kime hizmet ediyor
16.02.2018 Afrin ve Alçı
27.01.2018 Önce Afrin, sonra da...
16.01.2018 SEYYİD AHMET ARVASİ
31.12.2017 TÜRKİYE GÜÇLÜ OLURSA İSLAM DÜNYASI GÜÇLÜ OLUR.
17.12.2017 DÜN DE BUGÜN DE EN BÜYÜK SORUN, TERÖR VE BÖLÜCÜLÜKTÜR -BAYDEMİR GİBİLER İYİ ANLASINLAR-
03.12.2017 HOŞGÖRÜ KÜLTÜRÜ
26.11.2017 DERSİM'İ DOĞRU OKUMAK
19.11.2017 ATATÜRK TARTIŞMALARI
12.11.2017 BÖLGE HALKI PKK'YA KIRMIZI KART GÖSTERMELİ
06.11.2017 CUMHURİYET
22.10.2017 KÜRT SORUNUNA ÜLKÜCÜ BAKIŞI
15.10.2017 KATALONYA DERSİ
08.10.2017 İNSAN OLMAK YA DA TERBİYE DE İLK ADIM
24.09.2017 ÖLÜYE SAYGISIZLIK
12.09.2017 12 EYLÜL, DARBELER NEYİ ÖĞRETİR?
03.09.2017 MALAZGİRT
20.08.2017 EREN BÜLBÜL ve PKK
13.08.2017 BATI TRAKYA MÜSLÜMAN TÜRK AZINLIĞIN UNUTULMAZ LİDERİ
07.08.2017 PARANOYA
23.07.2017 CEMAATLEŞME Mİ, ULUSLAŞMA MI?
15.07.2017 15 TEMMUZDAN DERS ALMAK
11.07.2017 CUMHURBAŞKANI'NIN KARARLILIĞI VE TERÖR
02.07.2017 GERÇEK GÜÇ BİLGİYE SAHİP OLMAKTIR
24.06.2017 KILIÇDAROĞLU'NUN ŞOVU
16.06.2017 AYBÜKE YALÇIN ÖĞRETMEN'İM ÖLMEZLİĞE KAVUŞTU
07.06.2017 DAHA ÇOK DEMOKRASİ DAHA ÇOK BİRLİK DEMEKTİR
30.05.2017 BİR BÜYÜK ALPEREN: AHMET ER
28.05.2017 GERÇEK ORUÇ TUTALIM O ORUÇ BİZİ DEĞİŞTİRSİN!
20.05.2017 KONGREYE DOĞRU...
15.05.2017 CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ABD'YE GİDERKEN: BATI'NIN MÜDAHALESİ OLMASAYDI DAEŞ DE, YPG DE OLMAZDI!
03.05.2017 PKK'NIN YENİ ÜSSÜ
22.04.2017 DÜNÜN SİYASETİ NİÇİN KAYBETTİ,BUGÜN NE YAPILMALI?
19.04.2017 Yerli, Millî, Sivil ve Demokratik Bir Hükûmet Modeli: Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi
17.04.2017 REFERANDUM SONUÇLARI NASIL OKUNMALI?
08.04.2017 AİHS'DEN KOPMAK BİZİ NEREYE GÖTÜRÜR?
31.03.2017 SİYASETİ DİNİ ALANA TAŞIMAK
23.03.2017 YENİ BİR AHLAK SIÇRAMASI
15.03.2017 DOSTLARI ÇOĞALTMAK
06.03.2017 TERÖR MÜCADELESİNİN BİR BAŞKA YÖNÜ
28.02.2017 28 Şubat?ın Ardından...
19.02.2017 İÇ SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI
06.02.2017 ÖNCE ADALET
29.01.2017 SURİYE'DE YENİ DÖNEM
20.01.2017 MİLLETE YASLANAN KAZANIR
11.01.2017 RECEP TAYYİP ERDOĞAN-H.NİHAL ATSIZ
07.01.2017 RUSYA İLE AYNI SAFTA OLMAK
31.12.2016 Suriye İçin Politika Değişikliği Şart
21.12.2016 BİR OLMA VAKTİ
13.12.2016 DEVLETİ SAHİPLENMEK, DEVLETİN SAHİBİ OLMAK
26.07.2016 ŞİMDİ BİRLİK ZAMANI
19.07.2016 AVRUPA PARLAMENTOSU VE DAVASINI ANLATAMAYAN ÜLKE
12.07.2016 MUHSİN YAZICIOĞLU DAVASI
05.07.2016 SURİYE'DE YENİ POLİTİKAYA İHTİYAÇ VAR
28.06.2016 İSRAİL İLE İLİŞKİLER
21.06.2016 Mücadele Terörledir
14.06.2016 ORTAK DEĞERLERDE BULUŞMAK
07.06.2016 Suriye İçin Politika Değişikliği Şart
31.05.2016 Teröre Karşı Milletçe Mücadele edilir
30.05.2016 Bir Yazı ve Gerçekler
17.05.2016 Sarıkamış Direnişi...
10.05.2016 PKK?nın Medya Uzantıları
03.05.2016 Ülke Kaybederken Hiç Kimse Kazanamaz
28.04.2016 Vakıflarımızı Kaybediyoruz -3
27.04.2016 Vakıflarımızı Kaybediyoruz -2
26.04.2016 Vakıflarımızı Kaybediyoruz-1
19.04.2016 Eleştiri mi, Karalama mı?
12.04.2016 Sadece Teröristle Mücadele Yetmez!
05.04.2016 PKK Fani, Kardeşlik Bakidir
29.03.2016 Barışı Denedik İhanete Uğradık
22.03.2016 Alışmayacağız
15.03.2016 HDP?lilerin Dokunulmazlıkları...
08.03.2016 Çözüm Sürecini Türkiye?nin Zaafı Sandılar
01.03.2016 28 Şubat?ın Ardından...
23.02.2016 PKK/HDP?nin Gerçek Yüzü
17.02.2016 CHP Nereye Koşuyor?
09.02.2016 Barış PKK?nın Tasfiyesi ile Mümkündür
05.02.2016 Rus?u, Yunan?ı Müdahaleye Çağıranlar...