Bismillah!

Ayağını seven gelmesin diyordu inandığımız lider. Yol uzundu, hedef kutsaldı. Söz konusu vatandı, gerisi teferruattı. Ayağımızı hiç esirgemedik o yollardan. Ne çakıl taşlarına ne de dikenlere hiç aldırmadık. O yoldan da hiç ayrılmadık. 

Bugün geldiğimiz nokta belkide çıktığımız yolun yarısı bile değil. İnandığımız değerler ve ölümüne savunduğumuz doğrular aynı; inandığımız insanlar değişti vesselam. Aslında yolun kutsiyeti kadar, yol arkadaşlarının da ne kadar kıymet teşkil ettiğini bu süreçte öğrendim. Ne güzel bir sözmüş “evvel refik, bade’l tarık”. Yol arkadaşlığında yapılan tercih hatalarının bir siyasi hareketi millete götürmesi gerekirken gün be gün zillete nasıl taşıdığını üzülerek seyrediyorum aylardır. Kollektif akıl ve istişare kültüründen uzaklaşmanın faturasının ne kadar ağır olduğunun en açık ve taze örneği de tekrarlanan İstanbul seçimidir.
Bedelini milletin ödediği ve ödeyeceği hiçbir faturayı kabullenmem mümkün değil. Kalem ve kelamı namus bilen bir yazarın, evlatları olan bir annenin, memleket meselelerini kendi derdi bilmiş bir siyasinin safının milletin kendisi dışında bir yer olması imkansızdı zaten.
Biliyorum ki artık o tren raydan çıktı. İstikameti de millet değil zillet. Hızla zillete doğru ilerleyen bir trenden inerek, millete gitmenin vicdani rahatlığını betimlemek çok zor. Sadece gerçekleri değiştirebileceğimi düşünerek aylardır emek verdiğim, kendimi hırpaladığım için kızgınım o kadar.
Ekonominin yolunda gitmediğini, ötekileşmenin toplumda yarattığı gerilimi, eğitim alanında 17 yıldır bir arpa boyu ilerleyemediğimizi yok saydığınız gibi, zillete gittiğiniz gerçeğini de yok saymaya devam edebilirsiniz. Ama unutmayın ki yok saydığınız, küçük gördüğünüz her şey için gün gelir ağır bedeller ödersiniz.
Kuyulara, zindanlara attığınız Yusuflardan habersiz, yemeği Merve ve Fatma ile yerken sofraları da sürekli, benim gibi davaya koşulsuz inanmış isimsiz nicelerine temizlettiniz. Bugün çıkmış Ömerler arıyorsunuz. Kendiniz Ömer olmadan o Ömerleri zor bulursunuz. Hesabi yaşamı felsefe edinenlerin, hasbi ve yapıcı tenkitleri, eleştirileri tehdit görmesi çok normaldir. Zira kişi kendinden bilir işi. Siz bu hasbi insanları itibar suikastçisi tetikçilere teslim ettiğiniz gün kaybettiniz.
Velhasıl kelam artık gördüğüm hiçbir Ak partiliye aylardır sorduğum “fe eyne tezhebun” sorusunu yöneltmeyeceğim. Artık biliyorum siz zillete, biz millete gidiyoruz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3384/bismillah.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar