Diyarbakır Anneleri

Diyarbakır'da PKK'nın dağa kaçırdığı çocukların annelerinin oturma eylemi var. Ne yazık ki medyada yeterince ilgi görmedi. Üstelik aklını AK parti düşmanlığında sakatlamış bazı TV yorumcuları bunun bir devlet operasyonu olduğunu söylediler. Diyelim ki öyle, ne değişir, doğru bir işi devlet yapıyorsa buna karşı mı çıkacağız?

Türkiye'nin bu terör belasından kurtulması lazım. Bunun yollarından biri ve belki de en etkilisi bölge halkının terör örgütüne artık yeter demesidir. Annelerin attığı her çığlık PKK'ya atılmış onlarca yüzlerce bombadan daha tesirlidir. Önemli olan PKK ile aynı etnik kökenden gelenlerin tepkisidir. Bir örgüt kendi tabanından tepki görmeye başladığı an gerileme süreci de başlamış demektir.

Çözüm sürecinde de bir kaç aile Diyarbakır Belediyesi önünde çocukları için gösteri yapmıştı. Ne hazindir ki o dönemde - PKK'ya ayıp olmasın diye- bu anneler yalnız bırakılmıştı. O dönemin anneleri yeterli desteği almış olsaydı bugün farklı bir manzara ile karşılaşıyor olabilirdik. O gösterilerin önemi idrak edilemediği gibi  gerekli destek de verilemedi. Geriye bir kaç acılı annenin canhıraş çığlıklarından başka bir şey kalmadı.

Bu defa daha kararlı ve giderek büyüyen bir kitle ile karşı karşıyayız. HDP'nin önünde toplanan annelerin sayısı arttıkça örgüt ve onun siyasi uzantısı daha da zor durumda kalacaktır. Tepkileri MİT organizasyonu olarak takdim etmeye çalışanların  stratejik akıl taşımayan sözleri kimseyi yanıltmamalı, yapılan işin değerini  düşürmemelidir. Arkasında kim olursa olsun bölgede PKK'ya kafa tutmanın, meydan okumanın maliyeti bellidir. Bu tip tepkiler için devlet desteği yetmez, bir de yanık bir yürek gereklidir. O anneler o yüreği taşımasalardı hiç bir kurum onları oraya götüremezdi.

Türkiye'nin en önemli, en hayati meselesi etnik bölücülüktür. Onlarca yıldır devam eden yanlış politikalar bu problemi giderek büyütmüş, ülkeye maliyetini her geçen gün artırmıştır. Milli meselelerde siyasi rekabet olmaz, siyasi dayanışma olur. Önemli olan bu işi kimin bitirdiği değil, kim tarafından olursa olsun bitirilmesidir. Dağa kaçırılan çocukların annelerinin gösterdiği tepki de bu işin bir cephesidir.

Bir annenin Diyarbakır'da genç bırakmadınız sözü aslında acı bir gerçeği dile getiriyor. Kimi baskıyla, kimi arkadaş vesilesiyle, kimi PKK türevi STK'lar aracılığıyla dağa götürülen binlerce genç bölgede annelerin en büyük korkulu rüyası olmuştur. Sosyal çevrenin dağa ittiği bu çocukları dağdan indirmenin yollarından biri de o sosyal çevreyi ıslahtır. Bataklık durdukça dağa giden yollar da açık olacaktır.

İşimiz zor, ancak çözümü imkansız değildir. Bölge halkının vereceği her tür desteğin bu meselenin çözümünde büyük değeri vardır. Annelerin başlattığı bu isyanın büyümesi, büyütülmesi herkesin yararınadır. Geçen defa PKK'nın hatırı için susturulan anneler bu defa susturulmamalı, feryatlarının Kandil'i sarsması için elden gelen her şey yapılmalıdır. Unutmayın, onların feryatları PKK'ya atılan atom bombalarıdır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3375/diyarbakir-anneleri.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar