Cinayet mi Kadın Cinayeti mi?

Eklenme Tarihi: 26.08.2019 14:53:00 - Güncellenme Tarihi: 09.04.2020 14:19:24


1.

"Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olması dışında, kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur.

Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur." (Maide/32)

Cinayet yani bir insanın öldürülmesini Kur?an böyle ifade ediyor.

Yani burada haksız yere bir insanın öldürülmesini gündeme getiriyor.

Bunu gündeme getirirken kadın, erkek, çocuk demiyor.

Çünkü, kadın, erkek, çocuk tanımlamasına konu olanların hepsi, o tanımlamaların çerçevesine girmeden önce, birer insan...

Her biri Allah?ın muhatabı...

Her biri ahsen-i takvim üzere yani en güzel biçimde yaratılmış olan varlıklar...

Her biri yaşamayı hak ettikleri için yaratılmışlar...

Her biri, Kırıkkale?de o caninin, o belhum adal?ınyani hayvandan aşağı varlığın öldürdüğü insanımız gibi, bu şekilde ölmek istemeyen insanlar.

Her birinin anası, babası, kardeşleri, yakınları, sevenleri var...

Her birinin o yavrunun ?anne lütfen ölme? diye bağırdığı gibi bağıranları, bağırmak isteyenleri, gözyaşı dökenleri, ciğeri yananları var...

Evet, ortada bir cinayet var ve öldürülen bir kadın...

Hem de yanında olan 10 yaşındaki çocuğunun gözleri önünde...

Ve öldüren cani aynı zamanda çocuğun babası...

Ve arkasından 6 yaşındaki çocuğunun gözleri önünde öldürülen bir başka kadın, bir başka anne...

Öldüren bir başka cani, bir başka belhum adal yani hayvandan aşağı bir başka varlık...

Yatalak karısını ve bu katle engel olmak isteyen kızını öldüren bir başka cani, bir başka belhum adal yani hayvandan aşağı bir başka varlık...

Ve 82 milyonluk Türkiye?mizde bu tür öldürmelerin sayısı o kadar fazla ki, bunları kadın cinayeti olarak tanımlamak işin popülizmi yani halk yağcılığı yani tribünlere oynamak yani nabza göre şerbet vermek olur.

Bu da ne yönetenlerin ne de yönetilenlerin hayrına olmaz...

Bir de Cumhurbaşkanından Adalet Bakanına ve AK Parti sözcüsüne kadar yetkili ve etkili kişilerin maktülün ailesini arayarak ?katil en ağır cezayı çekecek? demeleri yok mu, insanımızı gerçekten çileden çıkarıyor...

Demokrasiyle yönetilen bir hukuk devletinde yetkili ve etkili kişilerin ihsas-ı reyde bulunmaları yani reylerini belli etmeleri yargıyı etkilemeye yöneliktir ve bunun adaletle hiç alakası yoktur.

Demokrasiyle yönetilen bir hukuk devletinde yetkili ve etkili kişilerin söyleyecekleri söz, ?adalet en kısa zamanda yerini bulacak, suçlu hak ettiği cezayı alacaktır? sözü olabilir.

Maalesef yetkili ve etkili kişilerimiz bunu diyemezler...

Çünkü onlar da biliyorlar ki, adalet en kısa zamanda yerini bulmayacak...

Herkesin gözü önünde işlenen bir cinayette bile, yargımız bir yıla yaklaşan bir sürede delil toplayacak, görgü şahidi arayacak ve ondan sonra mehkemeye başlayacak...

Ve yıllar süren yargılamadan sonra, yetkililerin ve etkililerin ta baştan ifade ettikleri ?en ağır cezayı? yani müebbedi ya da bir veya bir kaç kez ağırlaştırılmış müebbedi verecek...

Sonra da bu milletin paralarıyla o caniyi semizleşinceye kadar besleyecek...

Burada sormamız gerekmez mi?:

Herkesin gözü önünde teammüden, düşünerek, taşınarak, planlayarak bir insanı öldürenin hak ettiği ceza, milletin parasıyla hapiste semizleşinceye kadar beslenmek midir?

Yoksa yaşama hakkı elinden alınan, ölmek istemeyen, yapacak işleri, bakacak çocuğu, gerçekleştirilen hayali olan bir insanın, bir kadının, bir annenin hiç hakkı yok mudur ki onun katili çoktan öldürülmeyi hak etmişken, hapise konacak ve beslenecek, öyle mi?

Ve bu beslenmenin ve semizleşmenin adı, Cumhurbaşkanının ve diğer yetkililerin ve etkililerin ifadesiyle ?en ağır ceza? olacak öyle mi?

Sorun bakalım o öldürülen kadına, öldürülen kadınlara, babası tarafından öldürülen kıza:

?Sizlerin katillerine en ağır cezayı vereceğiz ve onları kafeste kaz besler gibi besleyecek ve iyice semizleşince salıvereceğiz, ne dersiniz??

Öldürenler kocaları ve babaları da olsa, onların diyecekleri şu olacaktır:

?Bizler katillerimize en ağır ceza verilmesini istemiyoruz.

Bizler katillerimize, kanımız yerde kalmayacak olan cezayı istiyoruz.

Bunun adı da, besili kaz gibi semizleşinceye kadar hapiste beslenmek değil, idamdır.

Katillerin idamı, bizlerin demokratik, insani ve İslami hakkımızdır.

Sizler hangi yetkilerinizle bizim hakkımızda karar veriyorsunuz??

Evet, durum bu kadar açıktır...

Adaletten zerre kadar haberi olan hiçbir kimse, asla en ağır ceza istemez.

Çünkü en ağır ceza, isteyene de, verene de, onaylayana da, alkışlayana da vebal yükler.

Bu millet hayvandan daha aşağı olan bu mahlukların hak ettikleri cezayı almalarını istiyor.

O da idamdır.

Bir başka şey ise:

Bu millet, ispatlı şahitli olan bu tür katl olaylarının en kısa zamanda sonuca bağlanmasını istiyor.

Yıllar süren davaların hem caydırıcılığının hem de ibret alınma özelliklerinin kaybolduğunu ise cümle alem biliyor.

Bilinen evrensel bir gerçektir ki:

Geciken adalet, adalet değildir...

Yöneticilerin, kendilerini yargıç yerine koyarak hüküm ifade eden cümleler kullanmak ve tribünleri hoşnut etmek yerine; güçlerini hızlı yargılanmanın sağlanmasına harcamalıdırlar ve şöyle demelidirler:

?Katiller/ suçlular en kısa zamanda hak ettikleri cezaları alacaklar ve öldürülen/ mağdur edilen insanlarımızın ahı yerde kalmayacaktır.?

Bunu diyebiliyor musunuz, ey yöneticilerimiz?

Diyemiyorsanız, mizana kadar susun!

Aksi halde:

?Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz

Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok çirkin bir davranıştır.? (Saff/2-3) ayetinin itabına maruz kalırsınız...

Ya da ?Kur'an okurlar, fakat okudukları boğazlarından aşağı geçmez.? Peygamber sözünün çerçevelediklerinin içinde olursunuz...

İster misiniz?

İstemeyin derim...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3345/cinayet-mi-kadin-cinayeti-mi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.01.2020 Akdeniz’de olmak ya da olmamak
03.12.2019 Kadına Dair Notlarım!
15.11.2019 Kaç Bakıcı Bir Anne Eder?
04.11.2019 Derin Devlet ve Devletin Derinliği
07.10.2019 Neme Lazım ya da Tasasız Olmak
22.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
21.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
11.09.2019 Böyük Türkiye'ye Büyük Oyun
05.09.2019 'Başlarım Sizin Kürdistan Davanıza!'
26.08.2019 Cinayet mi Kadın Cinayeti mi?
20.08.2019 Bu Topraklar Kılıç Hakkımızdır
05.08.2019 Tayyip Bey ve Cihan Devleti Yürüyüşü
30.07.2019 Ak Parti Nasıl Kurtulur?
22.07.2019 Türk Milletinin Ruhunda Devlet Geni Vardır
15.07.2019 Ölmesine İzin Verilmeyen Millet
09.07.2019 15 Temmuz Kıymeti Bilinmeyen Zafer!
02.07.2019 Öğrenci, Öğretmen, Okul
24.06.2019 Sayın Cumhurbaşkanı Mesajı Nihayet Aldı
18.06.2019 Firavunlar Kaybeder Mursiler Kazanır
10.06.2019 Eğitim Ayakta Durmak İçindir
03.06.2019 İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezsiniz
27.05.2019 S-400 ve ABD?nin Sancısı
19.05.2019 Cumhurun İstanbul Sınavı
31.12.2018 Karşı mahallenin hindisi!
16.12.2018 Yerel Seçimlerde Cumhurun mutlak ittifakı şarttır
28.11.2018 Belediye başkan adaylarına
16.11.2018 Sayın Cumhurbaşkanım bu milleti günaha sokmayın!
01.11.2018 Diplomasız ariflere sualimdir: Odun mu seçelim yoksa ceket mi?
24.10.2018 İttifak çok ince ayar bir iştir
13.10.2018 ?Vay anasını! Gördünüz mü? Papaz Brunson bırakıldı! Ben dememiş miydim??
08.10.2018 Karşılıksız para gibi karşılıksız diplomalar
02.10.2018 İdam adalet müebbet zulümdür
23.09.2018 Yerel seçimler milat olsun
30.08.2018 Kainat imamı, mesih, mehdi, Rabinoğlu FETÖ'nün hakkını yemeyelim
13.08.2018 Haçlı Kuşatmasında bir 'diktatör' Recep Tayyip Erdoğan
03.08.2018 Bir ana, bir bebek ve Amerikan ambargosu
23.07.2018 15 Temmuz bağlamında vatan hizmeti ve bedelli askerlik
15.07.2018 Eğitim kanayan yaramız
05.07.2018 Yirmi iki yıl önce ne demişiz?
29.06.2018 24 Haziran için ne demiştik, ne oldu, ne olacak?
23.06.2018 24 Haziran dünyanın sonu değil
19.06.2018 Seçim sonrasında yeni Türkiye
08.06.2018 Sağ ve sol arasında oy geçişleri
30.05.2018 Cumhur İttifakı içinde oy değişimi
20.05.2018 Dürüst ve cesur
12.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanım seçmenin aklını test etmeyin
02.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanına son çağrımdır
27.04.2018 Özlenen Birliktelik 'Cumhur İttifakı'
22.04.2018 Sistem değişirken
09.04.2018 Bir kahramanlık hikayesi
02.04.2018 Şeker Fabrikaları bağlamında 'Devlet'
19.03.2018 Tarih dönerse talih de döner
12.03.2018 Sayın Cumhurbaşkanının delikanlısı olmalı
01.03.2018 28 Şubat'tan Cihan Devleti'ne
31.01.2018 Biraz Şahadet Göderin'den Kızılema'ya
22.01.2018 BEDİRDEN HENDEK?E SURİYE HAREKÂTI
12.01.2018 SAYIN CUMHURBAŞKANIM KANAMAYI DURDURUN
03.01.2018 ON MİLYON İRANLI GÖÇMENE HAZIR MISINIZ?
28.12.2017 EY RABİNOĞLU FETULLAH TEVBE ZAMANI!
19.12.2017 TEPEGÖZ YA DA KART DOMUZ TRUMP
14.12.2017 KUDÜS GÜÇLÜNÜNDÜR
05.12.2017 FARZ-I KİFAYE YA DA TOPLUMSAL FARZLAR
30.11.2017 DÜNYA AMERİKAYI YARGILAMALI
20.11.2017 MEHDİNİN ASKERLERİ YA DA RABİNOĞLU FETULLAH?IN KULLARI
09.10.2017 AMERİKA BİTMEDEN DÜNYADA SAVAŞ BİTMEZ
29.09.2017 MTV YA DA DEVLET OLMAK BEDEL İSTER
20.09.2017 KALKAN TEOG?UN AKLA GETİRDİKLERİ
07.09.2017 BEŞ DİPLOMALI İŞSİZLER
28.08.2017 GÜÇLÜ KUVVETLİ KULLAR
16.08.2017 AK PARTİ'NİN ON ALTI YILI
09.08.2017 HIRSIZI DÖRT İŞLEMLE BULMAK
28.07.2017 MERVE KAVAKÇI'DAN ?KÖROĞLU GÖZÜN KÖR OLSUN?A
17.07.2017 FETOYİSTLERLE NASIL BAŞ EDECEĞİZ?
10.07.2017 UÇ BEYLİĞİNDEN CİHAN DEVLETİNE
01.07.2017 Mahatma Gandhi?den Gandi Kemal?e HAK YÜRÜYÜŞÜ
20.06.2017 İYİ BİR İNSAN OLMAK
12.06.2017 İLİM İSTEMEK
06.06.2017 ABD'NİN TÜRKİYEYİ İŞGAL HAZIRLIĞI
02.06.2017 ŞEHİTLER KERVANI UZAYIP GİDİYOR
23.05.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM BU MİLLET İSTEDİĞİNİZ HERŞEYİ VERDİ
16.05.2017 TALANLA BÜYÜYEN, YALANLA YÜRÜYEN DEVLET: ABD
17.04.2017 TÜRKİYE KAZANDI
08.04.2017 EVET?E ODAKLANIN
01.04.2017 SÜMÜKLÜ ADİL İKİNCİ ADAM MI?
13.03.2017 ALÇAK ÜLKE/ NETHERLANDS YÖNETİCİLERİ NE YAPMAK İSTİYOR
06.03.2017 PARTİCİ Mİ? PARTİLİ Mİ?
27.02.2017 EVET Mİ, HAYIR MI SÖYLE NEDİR SENİN CEVABIN?
19.02.2017 BU MİLLETİN TAMAMI VATAN HAİNİ Mİ?
12.02.2017 YA PRANGALI DEMOKRASİ YA DA CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ
05.02.2017 REFERANDUM YA DA MUHAFAZAKÂRLAR ARASI MEYDAN SAVAŞI
29.01.2017 DEVLETİ ASLİ GÖREVLERİNE DÖNDÜRMEK
25.01.2017 MİLLETİ YÖNLENDİRMEK ZORDUR
16.01.2017 CHP, NEREYE GİDİYOR?
09.01.2017 ALGI YÖNETİMİ VE MUSTAFA KUSEYRÎ
03.01.2017 ALLAH (C.C.) KUDRET ELİYLE İSLAM?IN SON ORDUSUNU SON VURUŞA HAZIRLIYOR
25.12.2016 CİA RABİN OĞLU FETULLAH?I OYUNA GETİRDİ
20.12.2016 ABD?NİN ORTADOĞU?DAN KOVULUŞU
07.12.2016 MEMURSEN YA DA AH AKİF AĞABEY
30.11.2016 'EĞİTİMDE MESAFE ALAMADIK'
20.11.2016 USÜL ESASTAN ÖNCEDİR
09.11.2016 ABD SEÇİMLERİNDE ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ
27.10.2016 BAŞKANLIK SİSTEMİ
12.10.2016 RABİN OĞLU FETHULLAH?IN SAPTIRDIKLARI
06.10.2016 ?EDERİ BİR DOLAR OLAN GERİ GELECEKSE, GÖMÜLMEYE DE HAZIR OLMALI?
23.09.2016 OHAL MUTLAKA DEVAM ETMELİDİR
17.09.2016 SABATAİZMDEN FETOİZME
08.09.2016 PKK ÜRETEN FETÖ BATAKLIKLARI