AK Parti ile Aldatanlar

Mahalli seçimlerdeki hezimetlerin tamiri veya hepten giderilmesi hususunda iktidar cenahından henüz bir girişimin yapılmaması bir delikte iki sefer sokulma tehlikesini çağrıştırıyor. Soruyorum...

Mahalli seçim sonuçları yoksa ciddiye alınmadı mı veya “bakın başınızın çaresine” mi demek isteniyor? Bunun da bir başka anlamı, yeni parti kurulur yerinizi alırsınız, bizden buraya kadar...

Men takka tukkası da var.

İsmet paşayı Ecevit, Eceviti de Baykal devirdi.

Baykalı da Kılıçdaroğlu.

İşte bizim demokrasimiz böyledir, o onu devirir o da onu devirir. Demek oluyor ki darbeleri sadece askerler yapmıyor, işin içinde siyasiler de var.

Her devirme bir darbedir.

...

İyi de niçin yeni bir parti?


Darbe daha kolay değil mi? Kaparsın liderliği yoluna devam edersin. Şimdi bakıyoruz siyasi sahaya, aynı tabandan dağ ya fare doğuracak veya kelebek. Hem de “yenilikçi” olacakmış.


Derler ya, suyundan da koy!...

Yenilikçiler; atom bombası mı yapacaklar, füze mi uçuracaklar?

Terör konusunda daha mı kararlıdırlar?

Şimşek çakar gibi al sana bir güvenli bölge mi!...

...

Yapılmadı desek, şu anda bunlar yapılıyor.

Otobanlar da yapılıyor, dünya çapında hava limanları da yapılıyor. Gemi de helikopter de yapılıyor. Üstene üstlük, Birleşmiş milletlere de “Beşli Çete” diyebiliyoruz. En önemlisi, IMF tefecisine muhtaç değiliz.

Bunlar az iş mi!

O zaman, bu yahninin neyi eksik?

...

Tören kaçırmayanlardan, laiklik felsefesine nakış atanlardan, gavurun içkisine su bardağı ile iştirak edenlerden, ne eve dönüş olur ne de kasaba!

İtikadında dik duramayanları yalama olmuş sayıyoruz.

Açık söylüyorum, yamulandan bu millete hayır gelmez.

O halde neyin ve kimin partisi?

Zaten elini sallasan partiye değiyor.

...

Partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıymış, kurt da dumanlı havayı pek severmiş. İkitdara karşı yapılan propogandaların başlıklarını “battık, gittik” gibileri teşkil ediyor. Sanki bundan önceki iktidarlar çok başarılı imiş da AK parti gelince daha da kötüye gitti. Gitti desek doğru olmaz.

Gitmedi, daha da iyi şeyler oldu.

Ancak ve ancak, buradan iki yol ayrılır. Birisi muhalefettir, havada uçsan o yine muhalefetini yapacak. Diğeri de AK partiye oy verenlerin rahatsızlığı.

...

Rahatsızlık önemli bir meseledir.

Giderilmezse sen gidersin.

...

Millet verdiği yetkinin karşılığını otoban, köprü, gemi, uçak şeklindeki maddi gelişmelerden ziyade manada bekliyor. Yani ki, alt tarafında daracık pantolon, başında örtü ile bu işler olmaz. Özüne inmez.

Hatta sulandırır, kokuşturur...


Millet kendini, milli eğitimde, dizilerde, gezilerde, ekranlarda arıyor... Kısacası; okulda, kışlada, camide, adliyede...

...

Nasıl ki kurmayın olmadan askerin, askerin olmadan kurmayın olmaz. Yumurta tavuktan tavuk da yumurtadan çıkar. Asılın iktidarı asıldır, gevşeğininki ise gevşektir. “Gevşemeyin” buyuruyor ayet.

...

İşte AK partiye oy verenlerin sıkıntısı burada, yoksa yapamadığı edemediği için değil. Yaptı etti fakat kendisine umut bağlayanların manevi sahadaki beklentilerine cevap veremedi. E şimdi yenilikçiler diyelim, ne yapacaklar? AK partinin yapamadığını yapabilecekler mi? Hangisinde öyle bir cevher var? Keşke olsa da yeniden Malazgirt'le kucaklaşsak.

Fatih’in şanlı sancağı altında bir araya gelebilsek.

...

Mesela yeni parti kurmayı düşünenlerin devlet reformu diye bir projesi olabilecek mi? Yoksa uydum kalabalığa, Kemalizme devam mı? Mesela şu belediyeler, devlete yük olmaktan başka hiçbir işe yaramayan resmi arpalıklar. Kaldırılsalar milletin hayrına olur. Devlet batman gelen yükünden kurtulur, hafifler. İşte terör nedeniyle üç büyük şehrin belediyelerine kayyum tayini doğru olanını gösteriyor. Gezdim gördüm, kayyumlar daha başarılı ve daha ekonomik. Hizmetler daha sağlıklı, yerinde zamanında.

...

Tepkilerin birisi de denetimsizliktir.

Denetim yetersizliği, iktidar nimetlerine konanların kasalarına yarıyor.

Ne yakıtta, ne beslenmede, ne enerjide, ne ulaşımda, ne ihalelerde doğru dürüst denetim yok. Mamak Başkentin burnunun dibinde, her saat elektrik kesintisi. Yanan cihazlar, dolaplarında bozulan besinler... Kimsenin dönüp baktığı yok. SHEL diye mazot alıyorsun, kalitesiz çıkıyor, araba hemen teklemeye başlıyor. Hangisini sayalım! Hadi ruhlar denetlenmedi, bari “al ver hesapları” denetlenmeliydi. İşte kadron yoksa, yolu yaparsın da bunları yapamazsın. Dışından AK partili içinden muhalif olan uyanıklar çaktırmadan vaziyeti iyi ediyor. Geçinip gidiyorlar...

Giderek partinin fabrika ayarları bozulmaya başlayınca ortak aramak zorunluluğu doğar. O ortak da “damar milliyetçiliği” açıklamalarıyla HDP denilen terör örgütünün değirmenine su taşır. Kürt halkı, “madem bizi dışlıyorlar biz de başımızın çaresine bakarız” derler. O zaman terörle savaşman su almaya başlar. Dağda vurursun amma kentlerde diriltirsin.

Bunları hesap kitap işi yapmayan bir iktidarın mesafesi ister istemez kısalmaya başladığı gibi amip gibi kendiliğinden de bölünür.

...

Yıllardır bu tip eleştirilere her nedense iktidarın kulakları sağır.

Uyku hali. Rahmetli Şevki Eygi çokça yazdı söyledi.

Bir sefer de, “yahu senin derdin ne?” diye sormadılar.

Sormazlar, sorulmaz!

Gittiği yere kadar gider...

...

Yeni hevesliler çıkar sahneye.

Abdullah Gül'ün muhalif açıklamaları da bunu gösteriyor.

Davutoğlu, Gül, Babacan AK partinin kuruluş yıldönümüne çağrılmadılar. Demek ki ipler iyice koptu. Kopmaz mı! YSK İstanbul seçimlerini iptal ediyor Gül kınıyor, Hadepli PKK bağlantılı belediye başkanları görevden alınıyor Gül yine kınıyor. Adeta yeni bir muhalefet. Adını ne koyarsanız koyun, aynı düşüncenin mensubu olduklarını söyleyenler bu kadar parçalara ayrıldıktan sonra “dava adamı” olma iddiaları milletin istikbalinde dikiş tutmaz. Yenilikçilik menilikçilik palavra.

Kısacası koltuk kavgası.

...

Tarih tüm haşmetiyle önümüzde.

Bu millet ne zaman parçalanmışsa o zaman kolay yutulmuştur.

...

Biz ne dersek diyelim imam yine de bildiğini okuyor.

Ey imam! Bildiğini okumaktan artık vazgeç.

İnat, ısrar, müsamahasızlık iyiye gitmez kötüye gider.

Konuyu ben mi anlayamadım?


Kendi seçmeninden gelen eleştirilere aldırmamak şuurlu bir davranış mıdır, yoksa bir güç AK parti ile milleti hem oyalıyor hem de aldatıyor mu?


Okuyorlar üflüyorlar fakat rüku yapan pek yok.

Fasulye sırığı gibi ayakta kaldık, hem de şaşkın! Bekliyoruz, imam tekbir getirecek biz de rüku ve secde yapacağız. 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3338/ak-parti-ile-aldatanlar.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar