Böyle Olur İmamların Düğünü

Meteoroloji mühendisleri İstanbul Havalimanı yerinin yılın 107 günü rüzgarlı, 65 günü sisli olduğunu, iniş ve kalkışlarda tehlike oluşturacağını söylediler ama kulak arkası ettiniz.

Uçak mühendisleri pistlerin Karadeniz fırtınalarına ters olduğunu, uçakların rüzgarı yandan alacağını, bunun da büyük risk olduğunu belirtiler ama duymazdan geldiniz.

Ulaştırma Bakanı şimdi itiraf ediyor:

"Kötü yere yapmışız."

Ve devam ediyor:

"76 günde 179 uçak inişi pas geçti."

Çünkü yan rüzgar tehlikesi büyüktü.

Dünya Sivil Havacılık Örgütü İstanbul Havalanındaki tehlikeyi mercek altına almış; İstanbul havaalanı her an kapanabilir.

Sakın ha o zaman "Dış güçler bizi kıskandı, o yüzden havaalanımızı kapattılar" gibi saçmalıklar yapmayın.

***

Muhafazakarların Arapça ve Farsça kelimeleri korumak için ortaya attığı bir kural vardır:

"Eğer dağdaki çoban da üniversitedeki profesör de bir kelimeyi anlıyorsa o Türkçedir."

O zaman soruyorum:

"Prezident (Devletbaşkanı) kelimesini Azerbaycan'dan Kırgızistan’a kadar dağdaki çoban da, üniversitedeki profesör de anlamaktadır.

Türkçe midir?

Hakikat kelimesi Arapçadır. Çoban da anlar, işçi de...

Türkçe midir?.. Üstelik "gerçek" diye Türkçe bir karşılığı da var...

Bunun gibi bin örnek daha verebilirim.

Bu gibi kuralları gençlik yıllarımda "Büyüklerimiz öyle diyorsa doğrudur" diyerek ben de kabullenmiştim.

Şimdi anlıyorum ki yanlışmış.

***

Türkmenistan ve Özbekistan'da Farsça baskın dildir. Farşça bilmiyorsanız oradaki soydaşlarınızla anlaşamazsınız.

Farşça Kuran dili midir? Hayır!..

"Efendim, her dil, başka dillerden kelime alır" laf ebeliği yaparlar.

Orta Asya coğrafyasında olanın adı Farsça'nın istilasıdır, işgalidir.

Anadolu coğrafyasında yaşanan ise hem Farsça hem Arapça'nın Türkçe'yi köşeye sıkıştırmasıdır.

Eğer Hristiyan bir Gökoğuz (Gagauz) Türkü ile karşılaşır iseniz daha kolay anlaşırsınız. Çünkü onlar Araplaşmamıs veya Farslaşmamıştır.

Türküz Türkçe konuşacağız.

Araplaşmaya hayır!..

Farslaşmaya hayır!.

***

Adam Bakü'de oturuyor, Adana BŞ belediyesinde bankamatik memuru. İşten atılınca MHP tabanı "Kıyım var" diyor.

CHP'li yeni başkan oğlunu belediye sirketine genel müdür atıyor parti tavanı ve tabanından tepki alıyor, geri adım atıyor.

Ak Parti Keçiören Belediye Başkanı Altınok bankamatikçi karı kocayı çöpe veriyor parti teşkilatı ayağa kalkıyor. "Onlar bizim hırsızımız, yapamazsın."

Vurguna, soyguna, talana partisine bakmaksızın ortak bir bilinç geliştirmeliyiz, değilse adam olamayız, müslüman olamayız, milliyetçi olamayız...

***

Ekrem İmamoğlu ve ekibinin siyaset tarzını takdir ediyorum. Babadan, dededen kalma eskimiş metotlarla değil çağı doğru okuyarak bilgi çağı gençlerinin kalbine giden yolları arıyor ve buluyor.

"İstanbul belediye başkanının Kazdağları ve Salda Gölü'nde ne işi var?" demeyin sakın. Sosyal medya hesabında oralara uzanıp yansıttığı çevre bilinci ile yeni kuşakların kalbine giriyor...

Niye biliyor musunuz?..

Bugün 14 yaşında olan gençler 4 yıl sonra seçmen olacak.

Geleceğe yatırım işte budur!..

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3283/boyle-olur-imamlarin-dugunu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar