İyi Partili Ülkücülere Dönün Çağrısı

Geçen haftanın sürprizi CB Erdoğan'ın Bahçeli'yi evinde ziyaret etmesiydi.  Gazeteler, haklı olarak bu ziyarete çeşitli anlamlar yüklediler. Herkes durduğu yerden tahminlerini yazdı. Ancak işin gerçeği bir gün sonra Bahçeli'nin İYİ partiye giden ülkücüleri MHP'ye çağırması ile anlaşıldı.

İYİ parti olmasaydı, MHP/AKP ittifakı her seçimin galibi olarak çıkardı. İYİ parti tüm hesapları bozarak muhalefet cephesini seçimin galibi olacak noktaya getirdi. Son yerel seçimlerin en önemli aktörü de İYİ partiydi. Hem Kılıçdaroğlu, hem de Akşener parti çıkarlarını bir tarafa atarak bir ittifak kurmayı tercih ettiler, netice de ikisi de kazandı. İYİ Partiye dağılacak diyenler yanıldı, tam aksine kalıcı olduğunu gösterdi. Şu son kongresi ile de -kurumlaşma- yönünde büyük bir adım attı.

Ülkücülerin en büyük şikayeti parti içi demokrasinin olmayışıydı. Böyle olunca da hak edenler yerine -Türk milliyetçiliği ile hiç alakası olmayan- tipler genel merkez veya genel başkanla kurdukları şahsi ilişki ile istedikleri yerlere gelebiliyorlardı. Parti içinde demokratik bir yarışın olmayışı hem ülkücü enerjinin körelmesine, hem de idealist, ahlaklı, karakterli kadroların hareketten ve siyasetten uzaklaşmasına neden oluyordu. Akşener'in genel başkan adaylığı da aslında parti içi diktaya bir isyandı. Ülkücüler MHP'yi demokratikleştiremeyeceklerini anlayınca yeni bir parti kurmak  zorunda kaldılar.

O süreçte yaşananları yeniden anlatmaya gerek yok, yargı ile nasıl oynandığı, kongre kararının nasıl tedbir konularak durdurulduğu herkes yaşayarak gördü. Sonra da 15 Temmuz ihaneti bahane edilerek içinde Akşener, Ümit Özdağ, İsmail Türk, Y. Ağıralioğlu, İrfan Sönmez, Ramazan Akgün, Servet Avcı, A.İslamoğlu, Y. Selim Demirağ gibi isimlerin bulunduğu ülkücüler sahte isimli bir mektupla FETÖ'cü diye gammazlandılar. Bunların bazısı günlerce nezarette kaldı, bazıları 3 ay hapis yatmak zorunda kaldı. Mektubu yazan kişi milletvekili seçimlerinde ödüllendirilerek milletvekili yapıldı.

Şimdi Sn. Bahçeli İYİ partililere dönün çağrısı yapıyor. İYİ partiyi kuranların gidiş sebepleri belli, parti içi demokrasinin olmayışı, parti siyasetlerinin kim tarafından ve nasıl belirlendiğinin bilinmemesi, ideolojik tutarlılığın kalmaması... Dönün diyebilmek için bu şikayet konularının giderilmesi lazım. Böyle bir değişim MHP'de mümkün müdür, mümkün olmasını temenni ederim. Çünkü bu ülkenin her zaman milliyetçi bir siyasete ihtiyacı var. (Yeni kurulacak partilerin de ülkücülerin hassasiyet alanlarına ilgi göstereceklerini sanmıyorum) Bugün bayrağı İYİ parti devralmış gibi gözükse de MHP'nin demokratikleşmesi ülkücülerin hem bir araya gelmesini kolaylaştıracak hem de iktidar alternatifi haline gelmelerini sağlayacaktır.

Bahçeli'nin çağrısı böyle bir hassasiyet ve amaçtan mı kaynaklanıyor? Hayır!  İYİ parti durdukça artık AK partinin MHP'nin desteği ile bile olsa iktidarını sürdürmesi mümkün değil. Yarın Davutoğlu ile Babacan'ın partileri de sahne aldığında bu ihtimal gittikçe zorlaşacak. AK parti yeni ortaklar aramak zorunda kalacak. Onun için, ne pahasına olursa olsun İYİ partinin dağıtılması, zaafa uğratılması, zayıflatılması gerekiyor. İYİ parti sahneden silinirse AKP/MHP ittifakı her seçimden galibiyetle çıkacak.

Ancak Sn. Akşener bu çağrıya çok güçlü bir hamle ile cevap verdi, kongrede çarşaf liste imkanı getirerek demokratik bir yarışın önünü açtı. Artık kimse şunu lider seçti, bana haksızlık yapıldı diyemeyecek. Kendini yönetenlere delege ve parti tabanı karar verecek. Bu da Bahçeli'nin çağrısını cevapsız bırakmak için yeterli bir neden. Ülkücüleri çağırmanın yolu gelin demek değildir, MHP'yi her ülkücünün siyaset yapabileceği şekilde demokratikleştirmektir. Ülkücüler lider sultasından, ideolojik muğlaklıktan, neye ve kime hizmet ettiği belli olmayan politikalardan kaçtılar, bunlar dururken niye geri gelsinler?

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3270/iyi-partili-ulkuculere-donun-cagrisi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar