Neden Öz Türkçe Olmaz

Ben, Türkiye’mizin en az yetmiş beş üniversitesinden davet edildim. Gidip o üniversitelerimizde konuştum. Umumiyetle Türkçe üzerinde durdum. Çünkü toplulukları millet haline getiren çok mühim iki kültür kökü var: Dil ve din! Bu iki kültür kaynağından birinci sırada olanı dildir. Din elbette çok mühim bir kaynaktır. Ama birinci sırada dilimiz bulunmaktadır. Bunu sevgili Peygamberimiz de kabul ediyor.

O’na soruyorlar:

-‘Ya Resulallah din nedir?’ diyorlar, cevap veriyor;

-‘Din nasihattir!’ diyor.

Çok doğru! Biz bu nasihati nasıl yapacağız? Sağır ve dilsizlerin el kol hareketleriyle mi?

-Hayır! Değil! Güzel ve zengin bir Türkçe ile dinimizi anlatacağız. Bu gerçeği çok iyi bilen bir takım hain-gafil kişiler, dilimizin zenginliğini de bozmak istiyorlar. Bin yıldan beri konuşa-yaza Türkçeleştirdiğimiz, şiirimize, atasözlerimize, nesrimize yerleştirdiğimiz ve dağdaki çobandan, Çankaya’daki Cumhurbaşkanına kadar herkese öğrettiğimiz, sevdirdiğimiz bir takım kelimeleri “Bunlar Arapça veya Farsça” asıllıdır” gerekçesi ile dilimizden çıkarıp atmak istiyorlar. Mesela aşağıda sıraladım kelimeler, Yunanca asıllıdırlar. Yani dilimize Yunancadan girmişlerdir. Siz, yaşadığınız yıllar içinde bazı öz Türkçecilerin ağızlarını açıp da veya kalemlerine sarılıp da “Anahtar-avlu-balyoz-cımbız-çerez-demokrasi-efendi-fener-fiske-fistan-fotoğraf-gübre-güğüm-halat-ıspanak-ıhlamur-iskelet-kilit-kiraz-kundura-küfe-lamba-limon-marangoz-martı-marul-mermer-sahan-sofa-takunya-tifo-uskumru-telefon-tırpan-yalı-yunus-vernik… gibi kelimeler Yunancadır. Bunları dilimizden çıkarıp atalım diyerek yazıp çizdiklerini gördünüz mü? Duydunuz mu? Okudunuz mu? Okumadınız!

Bu kelimeler tamamen Türkçeleşmişlerdir. Yunanca olmalarına rağmen bu kelimelerden bir tekinin bile Türkçeden atılmasını istemiyorum. Ama, bu kelimeler kadar Türkçeleşen Arapça-Farsça kelimelerin de dilimizde kalmalarını istiyorum.

Bilindiği gibi, bizim ilk Türkçe sözlüğümüz 1072 yılında Kaşgarlı Mahmut tarafından düzenlendi ismi: Divan-u Lüga-it Türk idi. O sözlükte on bin kelime bile yok. Kaşgarlı Mahmud’un sözlüğünü incelerken bir husus dikkatimi çekti. Bilindiği gibi Türkçe’mizde 13 harfle kelime başlamıyor. Bu harfler şunlardır: C/F/G/H/J/L/M/N/P/R/Ş/V/Z.

Divan-u Lügat-it Türk isimli sözlüğümüzü önüme koyarak inceledim. Gördüm ki bu 13 harfle başlayan kelime sayış, sadece 134’tür. Bugünkü TÜRKÇE SÖZLÜĞÜMÜZDE ise bu 13 harfle başlayan kelime sayımız 15 bin 343’tür. Mesela Kaşgarlı Mahmut sözlüğünde ‘C’ harfiyle başlayan sadece 5 kelime var. ‘F’ harfiyle başlayan bir kelimemiz,  ‘R’ harfiyle başlayan iki kelimemiz, ‘L’ harfiyle başlayan on bir kelimemiz bulunuyor. Radyo ve Televizyon yayınları bugünkü gibi yaygınlaşmadan önce çok uzun yıllar, milletimiz, Arapçadan, Farsçadan, Yunancadan dilimize giren ve ‘R’ harfiyle başlayan kelimelerin başına ‘İ’ harfi koyarak konuştu. Mesela radyoya ‘İradyo’, Receb’e ‘İreceb’, Ramazan’a ‘İramazan’, rafa ‘iraf’ derdi.

Benim annem: Limon, lazım, leğen diyemezdi… İlimon, ilazım, ileğen derdi. Yukarıda sıraladım 13 harfle başlayan ama tamamen Türkçeleşen 15 bin 343 kelimeyi aman öz Türkçe konuşalım hastalığı yüzünden dilimizden çıkarıp atalım mı? Bundan, Türk Dili, Türk Edebiyatı ne kazanacaktır?

Kaşgarlı Mahmut’un tespitine göre, dün yani 1072 yılında, bütün Oğuz boyları arasında ÜM: Şalvar, ONG: kolay, ANG: yanak, ARK: pislik, AST: sokak, ÇIR: yağ, ÇOK: kötü, alçak yerine kullanılıyordu.

Dünkü soydaşlarımız kayın ağacına: Kürt, kediye: Muş, ata: Yund, yulara: Örk diyorlardı. Bugün biz aman öz Türkçe konuşalım diyerek Kürt’e kayın ağacı, kediye, muş mu diyelim?

Ali Püsküllüoğlu, 1971 yılında, ÖZTÜRKÇE sözlük düzenledi. Aldım ve yukarıda belirttiğim 13 harfle başlayan kelimeleri saydım. Gördüm ki; Püsküllüoğlu’nun öz Türkçe sözlüğünde sadece 3 bin 175 kelime bulunuyor. Elimizdeki Türkçe sözlüklerde ise 80 bin ile 100 bin arasında kelime yer alıyor. H. De. Balzac: “Millet, edebiyatı olan bir büyük topluluktur” diyor. Necip Fazıl Kısakürek’in hükmü de şöyle: “Eğer bir milletin edebiyatı yoksa, o milletin hiçbir şeyi yoktur demektir.”

Edebiyatın temel malzemesi dildir. Zengin bir dil olmadan edebiyat zengin bir dil olmadan ilim olmaz.

Bugün gençliğimizi, milletimizi 80 bin, 100 bin kelimelik Türkçe sözlüklerden 3 bin 175 kelimelik öz Türkçe sözlüklere çekip götürmek isteyen kimseler, eğer gafil-cahil kişiler değillerse, kesinlikle gençliğimizi, milletimizi geri bırakmak isteyen çok tehlikeli modern yobazlarımızdır. El aman bu kart yobazlardan!

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3244/neden-oz-turkce-olmaz.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Alper Aksoy
26.07.2019 00:04
Yavuz Bey yazınız beni 60'lı, 70'li yıllara götürdü... 1. Siz ısrarla "umumiyetle" deseniz de artık "genellikle" kelimesi yerleşti, 2. Siz Arabın "mühiminde" ısrar etseniz de Türk'ün "önemli" sini sizin çocuklarınız ve torunlarınız da kullanıyordur. 3.Siz Arabın nasihatına bel bağlasanız da Türk Gençliği "öğüt" kelimesiniz yeğliyor. 4. Siz Türk'ün "özellik, konu" kelimelerini kullanmayıp Arabın "husus"unu kullansanız da bunu dağdaki çoban da terk etti, üniversite öğretim üyeleri de... 5. Siz Arapça "gafil"den yana olurken, Türk'ün "aymaz"ı aldı başını gidiyor, gitsin de... 6. Herkes anlıyor dediğiniz "cumhurbaşkanı"nındaki arızayı da görmek gerekir. Bildiğiniz gibi "cumhur" halk demektir... Biz "halk" değil "milletiz".... Milletin devleti olur ama halkın olmaz; dolayısı ile devleti olmayan halkın başkanı da olamaz... Cumhurbaşkanı yerine "Devletbaşkanı" kullanmak Türk töresine daha uygundur, mantık dokusu daha sağlamdır... Azerbaycanda da "prezident" diyorlar... Ne kadar itici bir kelime... O eskimiş ölçü var ya "dağdaki çoban da anlıyorsa Türkçedir" diye başlayan, ona da uyuyor... Peki "prezident" Türkçe midir?.. Değil... "Cumhurbaşkanı" da Arap bedevi kültürünün kavramıdır ama Türk devlet geleneğine uymadığı için Türkçe sayılmaz. Alper Aksoy Çok uzatmayayım; Arapça, Farsça konusundaki hassasiyetinizin onda birini de Türk'ün Türkçesinden esirgemeyiniz. Arapça, Farsça, Fransızca, İngilizce kelimelerin Türkçe karşılığı varsa kullanmak Türklüğün gereğidir.
İbrahim
26.07.2019 12:22
Hocam hoşgeldiniz, ne vakittir görünmediniz böyle köşelerde, özledik sizin bilgi dağarcığınızdan süzülen iksirlerden müstefid olmayı. Daha sık bekleriz yazılarınızı.. Türkçemiz, hususan tv'lerde ve sosyal medyada katlediliyor, inkıraza uğruyor. Acilen tedbir almak gerekmekte. Tabi ki ilk başta hükümet erkanından beklenir böyle şeyler ama nafile! Onlardan bir cacık olmadı şimdiye dek Ancak milliyetperver, mukaddesatçı ve münevver vatan evlatlarından bekliyoruz ki lisanımızı muhafaza etsin, nizamata dahil etsin ve dahi halkımıza öğretsin.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar