Hem Muhalif, Hem de Yeni Partilere Karşı Olmak

Yeni oluşumlarla ilgili iddialara sadece AK Partililer tepki göstermiyor, güya AK Partiye muhalif olanlar da gösteriyor.
AK Partilileri anlamak mümkün. Onlar partilerinin parçalanmasını, mevcut iktidarın gitmesini istemiyorlar.
Bazıları için AK Parti eşittir İslam.
Bu doğru mu? Tabi ki değil,İslam bir parti ile, cemaat ile veya tarikat ile tahdit edilemez.
Kaldı ki İslam diyerek de İslam'a zarar vermek mümkün.
İslamcılığı tasfiye edecek ve fakat gelecek tepkilerden korkuyorsanız, İslamcıyı yine İslamcı ile tasfiye edeceksiniz. Tasfiyeci din kisvesi giydiğinde bazılarının gözünde yaptığı her şey mübah hale geliyor.
Çünkü biz, dinin hükümleri ile değil, dinin yerine ikame ettiğimiz parti veya liderlerin hükümleriyle hareket ediyoruz.
AK Parti giderse 17 yıldır ondan nemalanarak şişen ihale mücahitlerine de yol görünecek. Ellerindeki imkanları kaybetmemek için canla başla çırpınıyorlar.
Evet çırpınıyorlar, çünkü bundan sonra bu siyasete bir yol olmadığını görüyorlar.
Yeni parti çalışmalarına bir de AK Parti muhalifi olup buna rağmen karşı çıkanlar var. Bunların bazıları, AK Parti içinden çıkmış bir kadronun alternatif olmasını istemiyorlar. Hayır, kurulmasın demek muhalefete bir şey kazandırmamasına rağmen bu fikirlerinde ayak diretiyorlar. Diyelim ki Davutoğlu veya Babacan parti kurmadı, AK parti tabanını yanına alabilecek başka bir alternatif var mı?
Bu tabana en yakın parti Akşener'in lideri olduğu İYİ Parti. Aslında mevcut durumu en iyi okuyan siyasetçilerden biri de sayın Akşener. İYİ Parti lideri, kendisiyle yapılan mülakatta yeni partilere olumlu baktığını şu sözlerle ifade etti: "Gül,Babacan ve Davutoğlu'nun kuracaklarını öğrendiğimiz partilere olumlu bakıyorum. Seçenek oluşturulması lazım,İYİ parti olarak AKP seçmenine ulamakta zorluklarımız var..." Sn Akşener, AK Partinin yıpranmış olmasının yetmediğini, tabanının önüne yeni alternatifler getirilmedikçe bu seçmenin orada kalacağını görüyor. Onun için de hiç bir komplekse kapılmadan, kendi partisinin de alternatifi olacak bu partilere olumlu bakıyor. Niçin? Türkiye'nin geleceğini kendi partisinin geleceğinden önemli gördüğü için.
Aslında bugün sn Davutoğlu'na, Sn Babacan'a yeni parti yolunu açan da Sn. Akşener. Çok zor şartlar altında, tehditlere, engellere aldırmadan ortaya çıktı ve yeni bir parti kurarak kendisinden sonra geleceklerin önünü açtı. Şimdi de bu sözleri ile hem siyaseti iyi okuduğunu gösteriyor hem de muhalefete önemli bir vizyon sunuyor. Ancak sn Akşener'in niçin AK Parti tabanına ulaşamadıklarını da sorgulaması gerekir. 17 yıllık AK parti iktidarında bir çok hatalar yapıldı, iktidar yıprandı ama Türkiye'nin seçmen sosyolojisi ve davranışları da değişti. Bu değişim dikkate alınarak bir siyaset dili ve kadrosu oluşturulabilseydi bugün yeni partilere çok az ihtiyaç olur, AK Partinin yerini İYİ Parti alabilirdi.
Yeni oluşumların diğer karşıtları da daha çok alternatifin CHP veya İmamoğlu olmasını isteyenlerden oluşuyor. Yerel seçimlerde yakalanan havanın başarılı belediyecilik örnekleri ile genel seçimlere taşınabileceğini düşünüyorlar. Bunun için de yeni oluşumları görmezden gelmeye, gündem dışına itmeye çalışıyorlar. Davutoğlu'nun son röportajında bu stratejik tutum açık bir şekilde görüldü. Davutoğlu, çok önemli şeyler söylemesine rağmen medya bilinçli bir tercihle Davutoğlu'nun sözlerini değil,işini kaybeden gazeteciyi konuştu. Böylece Davutoğlu'nun sözleri hiç konuşulmamış gibi arada kaynayıp gitti.
Medya bu kafa ile gider, muhalefet de Akşener'in öngörüsüne uygun ciddi bir strateji üretemezse AK partiye verilen gönüllü destek kerhen desteğe dönüşerek devam eder. Türk siyaseti yeni alternatifler üretebilmeli, değişim isteyenler de buna açık olmalıdırlar.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3233/hem-muhalif-hem-de-yeni-partilere-karsi-olmak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar