Neşet sevdalısı Çukurkuyulu Kahraman Ömer’in Hikayesi

Kışın gerçekten kış olduğu zamanlardı…

Takvim yaprakları 20 Şubat 1974’ü gösterdiğinde Niğde’nin Çukurkuyu Köyü’nde, 15 Temmuz 2016 tarihine adını kahramanlıklarda yazdırmış bir isim dünyaya geldi: ÖMER HALİSDEMİR

O’nun dünyaya gelişi, şubatın ayazında herkesin yüreğini ısıtmıştı.

Ailenin üçüncü çocuğu olan Ömer, köyündeki Fatih İlkokulu’nu bitirdi.

Daha o yaşlarda, hem okudu hem de çalıştı. Okuldan arta kalan zamanlarında babasının sürüsüne çobanlık yaptı. İsmail Erol Ortokulu’nu bitirdikten sonra, liseyi Niğde’deki Endüstri Meslek Lisesi Makine bölümüne kaydını yaptırdı. Babası “mesleğini eline alsın, eli ekmek tutsun” diyerek onu meslek lisesine yazdırmıştı. Okuduğu lise evlerine uzaktı, her gün 50 kilometre yol gidip geliyordu, ama Ömer hiç şikâyet etmiyordu.

Bir tarhana çorbası bir de Neşet Baba

Hayatta en çok sevdiği ise; annesi Fadimeana’nın tarhana çorbası ve Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş türküleri idi.  Hele Neşet Baba, “Zahidem kurbanım oyyy, ne olacak halım” diye başladı mı keyfine diyecek yoktu.

Yönetmen Mesut Gengeç'in hazırladığı 'Ben Ömer' isimli belgeselde arkadaşı Kadir Karayel onun Neşet Ertaş sevgisini şöyle anlatıyordu:

 “Uzun soluklu yapılan operasyonlara giderken mümkün olduğunda sazını da yanına alırdı. Saz çalmayı, türkü söylemeyi severdi. Neşet Ertaş’ı çok severdi. ‘Ya Beni de Götür Ya Sen de Gitme’ türküsünü çok söylerdi. Gittiğimiz yerde internete bağlanma imkânı varsa köyünü izlerdi. Fonda türküler dinlerdi”

Ömer’in kulağından çıkmayan bir ses daha vardı.  O da babasının “Şerefinle yaşa, büyüğüne saygılı, küçüğüne şefkatli ol” sözleri idi.

Asker olmak istiyordu

Liseyi bitirdiğinde artık askerlik zamanı gelmişti. Bir mesleği olmuştu, ancak onun rüyasında askerlik vardı.

1993’te asker oldu. Tezkere vakti geldi çattı ancak askerlik sevdası yüreğine iyice kazınmıştı, askerliği bırakmak istemiyordu. Uzman çavuş olarak orduya katılan Ömer; 1996’da gönüllü olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en seçkin birliklerinin başında olan Özel Kuvvetler Komutanlığı’na geçti. Burada, dile kolay 20 yılı tamamladı. Asker arkadaşları onu, hep “Arazide çok iyiydi, çok cesurdu, az uyurdu, gözü karaydı, görev adamıydı. Yorulmazdı” diye anlatıyordu.

Başarılı, çok iyi bir asker olan Ömer, 1999’da astsubaylığa terfi etti. 24 yaşına geldiğinde Hatice Hanım’la evlendi, Elifnur ve Doğan Ertuğrul adında iki çocuğu dünyaya geldi.

İyi bir eş, iyi bir babaydı. Çok sevdiği mesleği onu yine sevdiklerine hasret bıraksa da içindeki vatan sevdası hepsinden de ağır geliyordu.

O evinin temellerini atarken hainler de darbenin temellerini atmaya çalışıyordu

Yurtdışında, yurt içinde sayısız görevden sonra gurur duyduğu üniformasını çıkarıp emekli olmayı ve doğduğu topraklara köyüne dönmeyi istiyordu. Doğduğu köy burnunda tütüyordu. Hatta köyüne emekli olunca yaşayacağı evini bile yaptırmaya başlamıştı.

4 Temmuz 2016’de evinin temelleri atılırken, hainlerde o tarihlerde Ömer’lerimizin hayallerini çalmak için sözde darbe girişiminin temellerini atıyordu.

Çukurkuyulu kahraman Ömer, 15 Temmuz günü Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda nöbetine başladığında, sıradan bir günün kana bulanacağını kim bilebilirdi ki…

Diğer bazı personelin mesailerini bitirip birlikten ayrılmaya başladığı sırada içine anlamlandıramadığı bir sıkıntı düştü Ömer’in ve babası Hasan Hüseyin Halisdemir’i aradı. “Baba içimde bir his var” dedi. Babası da “Oğlum dikkatli ol, tedbirli ol. Allah muhafaza bir şeyler olabilir” diyerek oğlunu rahatlatmaya çalıştı.

Aksakallı’dan 8. görüşmede “vur” emri geldi

Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda birden hareketlilik başladı.  Çok geçmeden akşam saatlerinde Ankara’ya gelmeye çalışan Semih Terzi’yi taşıyan askeri uçak yaklaşık 25-30 personelle Diyarbakır’dan havalandı.

Tam bu sırada Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı o gece 8 kez Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir’le görüştü, bilgi aldı. Son görüşme ise şöyle gerçekleşti:

Aksakallı: Ömer; Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür! Bunun sonunda şehadet var. Hakkını helal et.

Ömer Başçavuş: Başüstüne komutanım, hakkım helal olsun. Siz de helal edin...

Saat 02.00 sıralarında Terzi ve ekibini taşıyan helikopter piste indi. Hızlı adımlarla karargâha doğru yürümeye başlayan Tuğgeneral Terzi’yi, Ömer Halisdemir bekliyordu. Karargâh binasına çok az bir mesafede sağ taraftan 3-4 el ateş ederek Terzi’yi vurdu. Yere yığılıp kaldığını gören kuruma timi Ömer Halisdemir’e kurşun yağdırmaya başladı.

Darbeci hainlerin yüzlerce kez ateş ettiği 42 yaşındaki Astsubay Ömer Halisdemir orada şehit oldu.

Son görevinin bedelini canıyla ödeyen Ömer Halisdemir, o gecenin seyrini değiştirmiş, darbeseverlerin heveslerini adeta kursaklarında bırakmıştı.


http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3214/neset-sevdalisi-cukurkuyulu-kahraman-omerin-hikayesi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar