Davutoğlu, Babacan...

Davutoğlu ile Babacan'ın kuracağı partiler için CB -boş çuval- benzetmesi yaptı. Bu benzetme ile Cumhurbaşkanı bu kişilerin başarılı olamayacağını, arkalarına toplumsal bir destek alamayacaklarını ifade etmiş oldu.

O zaman paniğe veya kırgınlığa gerek yok. Başarılı olamayacağına inanılan bu kişiler için ek bir mesaiye de gerek yok.

Sözle gerçek her zaman örtüşmeyebilir. Özellikle siyasette çoğu zaman söz başka gerçek başkadır. Siyasetçiler kendilerine rakip olacak isimlere pirim vermek istemezler, onun için görünürde çok hafife alır gibi yaparlar ama gerçekte çoğu gece korkudan uykuları kaçar.

Toplumsal destek bulamayan hiç bir hareket başarılı olamaz. Davutoğlu da, Babacan da tecrübeli ve içeride kalanlara göre başarılı siyasetçiler. Üslup ve tavırları ile farklı olduklarını her fırsatta gösterdiler. Mesela bu iki ismin ağzından toplumun farklı kesimlerini rencide edecek pek bir laf duyulmamıştır. Hiç bir zaman kürsüleri boks ringine çevirmediler en azından nezaket ve terbiye olarak birçoklarından farklı olduklarını gösterdiler. Üstelik Davutoğlu'nun geniş bir bilgi birikimi ve kürsü hakimiyeti de var. Şimdi bu iki isim etrafında bir toplanma varsa -boş çuval- olmadıkları ve toplumsal bir karşılıkları olduğu içindir.

Toplum -ben- merkezli siyasetlerden bıktı. 2010 referandumundan sonra meclis, milletin beklentilerinden çok bir kişinin beklentilerine göre devleti tanzim etmekle uğraştı. Güç, tek elde temerküz ettikçe devlet giderek zayıfladı, işlevlerini yapamaz hale geldi. Kurumlar ve kurallardan ibaret olan devlet anlayışının yerini bir kişiden ibaret olan devlet yapısı aldı. Nitekim düne kadar şu partili CB sistemini savunanlardan geriye o güçten nemalananların dışın savunan tek bir kişi bile kalmadı.

Bir yerde yeni parti arayışları varsa orada siyasi bir tıkanma ve başarısızlık da var demektir. Davutoğlu ve Babacan yakın bir geçmişe kadar Cumhurbaşkanına en yakın isimlerdi. Belki bu ayrışmayı önemli hale getiren de budur! Sayın Cumhurbaşkanını en iyi tanıyanlar ayrılıyor, onu en çok alkışlayan, poh pohlayanlar ise onu en az tanıyanlar. Yakınlarını kaybetmeye başlayan bir lider uzaklarında olanları daha çabuk kaybeder, çünkü yakında olan gerçeği, uzakta olan hayalindekini görür.

Bu yeni oluşumlar başarılı olur mu sorusunun cevabını vermek için henüz çok erken. Türk seçmeni güce odaklı bir seçmen. Çıkışını iyi yapan, vatandaşa güç bende mesajı veren başarılı olur. Çünkü başarı için bütün imkanlar var, ekonomik sıkıntı var, adalet sıkıntısı var, korku diliyle siyaset yapmanın sıkıntısı var. 23 Haziran'da vatandaş sandığa giderek korku eşiğini aştığını gösterdi. Türkiye bundan sonra sorunlarını daha rahat konuşacak tepkilerini daha cesaretle dile getirecektir. Yeni aktörlerin en büyük dezavantajları AK partinin siyasetlerinden de sorumlu tutulmaları ve vatandaşın AK partiye bulaşan bir kadroya icazet verip vermeyeceğidir. İmamoğlu'na gösterilen teveccüh toplumun ibresini muhafazakar siyasetçilerden daha liberal ve demokrat siyasetçilere çevirebileceğini göstermektedir. Davutoğlu ve Babacan siyasetlerini AK parti çizgisinden uzaklaştırdıkları ve yeni yönelimlere cevap verdikleri ölçüde başarılı olacaklardır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3206/davutoglu-babacan.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar