İlk Olmanın Zorlukları: Safiye Ali

Türkiye Cumhuriyetinin ilk kadın doktoru olan Safiye Ali, 2 Şubat 1894 yılında İstanbul’da dünyaya gözlerini açtı. Soylu bir aileden gelen Safiye Ali’nin babası II. Abdülhamit’in yaverlerinden Ali Kırat Paşa, annesi ise Medine Harem Şeyhi olarak, Mekke’de de 17 yıl şeyhülislam olarak görev yapan en Hacı Emin Paşa’nın kızı Emine Hasene Hanım’dır. Safiye Ali, aynı zamanda rahmetli Başbakan Bülent Ecevit’in annesinin teyzesidir. Hatta Ecevit ölmeden,  2006 yılında anne tarafından büyük dedesi olan Hacı Emin Paşa tarafından miras olarak kalan Medine’deki araziyi ve arazi üzerinde kalan kütüphaneyi Diyanet Vakfı’na bağışlar.

Dönelim Safiye Ali’ye… Altı kişilik bir ailenin en küçüğü olan ve zekâsıyla dikkat çeken bu genç kızın ailesi eğitime oldukça önem verir ve okul dışında da kızlarına pek çok eğitim aldırır. İngilizce, Fransızca, Almanca ve İtalyanca dersleri alan Safiye Ali, liseyi Amerikan Kız Koleji'nde tamamlar.  O yıllarda gönlünde gittikçe büyüyen bir sevdası, bir hayali vardır: Doktor olmak!

O yıllarda Balkan Savaşı vardır ve cepheden getirilen yararlılar onu derinden etkilemiştir. Safiye Ali, işte o zaman doktor olmaya karar verir.

Liseyi bitirir bitirmez bu rüyasını gerçekleştirmek için Darülfünun Tıp Fakültesine başvurur. Ancak, kadın olduğu için fakülteye kabul edilmez. Hayalinden vazgeçmeyen Safiye Ali, o dönemde hiçbir Türk kadının yapmadığı yapar ve yurtdışında tıp eğitim almaya karar verir. Evin küçük ama en zeki hanımefendisi için bavullar hazırlanmış, yolculuk başlamıştır. İstikamet ise Almanya Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesi’dir.

Hayallerinin peşinde koşmaktan vazgeçmeyen bu azimli Türk kadını, dönemin şartlarını göz önüne alırsak aslında çok zor bir işe kalkışıyordu. Gurbette okumak, yaşamak hiç şüphesiz çok zordu ancak hayalinin büyüklüğü onu Almanya’ya kadar sürüklemişti. Dünya Savaşı nedeniyle Almanya’da da doktor ihtiyacının artması Safiye Ali’nin bu ülkeye gidişini kolaylaştırmıştı. Dönemin Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Şükrü Bey de bu genç ve azimli hanımefendinin yurtdışında tıp eğitimi almasında yardımcı oldu.

Ülkesinin tıp mektebi varken yurtdışında okumak zorunda kalmak Safiye Ali’ye daha ağır geliyordu. Günlüğünde o yıllarda yaşadığı zorlukları şu cümlelerle anlatıyor:

“Çöpten çıkarıp geceleri yediğim yemek hiç ağrıma gitmiyor. Ülkemde tıp fakültesi varken buralarda olmam çok ağrıma gidiyor. Ne olursa olsun ülkeme doktor olarak döneceğim.”

Artık doktor olama hayaline daha da yaklaşan Safiye Ali ve çok çalışan 1921’de  “Bebeklerde İç Pakimenenjit Kanaması Hakkında” başlıklı teziyle eğitimini tamamlayarak, o çok istediği doktor unvanını aldı. İhtisasını ise; Wüerzburg Julius-Maximilians Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bir sene kadın hastalıkları ve iki sene çocuk hastalıkları alanında yaptı. Burada göz doktoru olan Dr. Ferdinand Krekeler (sonradan aldığı adı ile Ferdi Ali) ile evlenir.  Ve artık memlekete dönme vakti gelmiştir.


Safiye Ali, yurtdışında doktor eğitimi alıp Türkiye’ye dönen ilk Türk kadını oldu. Ancak İstanbul’da doktorluk yapabilmesi için diplomasını Türk makamlarına onaylatması gerekiyordu.  Sıhhiye ve Muâvenet-i İçtimâiyye Vekâleti’nde kurulan bir komisyon tarafından diploma onaylandı. Böyle Safiye Ali, 1923’de Cumhuriyetin ilk kadın doktoru olarak tababet icazetnamesini yani doktorluk yapma iznini aldı.

Hayaline kavuşan Safiye Ali için sırada bir muayene açmak vardır. Doktor eşi ile Cağaloğlu’nda bir muayene açan Safiye Ali’yi burada da zorluklar peşini bırakmaz. İlk olmak her zaman zordur tabi… İnsanların önyargılarını, alışkanlıklarını değiştirmek için zamana ihtiyaç vardır. O zamanlar kadın doktora alışık olunmadığı için ilk zamanlar kimse bu genç kadına muayene olmak istemez. Gelen hastalar ise yine kadın olması sebebi ile düşük ücret ödemek ister. Ancak; aşağılamalara ve dışlanmalar onu yıldırmaz.

Kadın ve çocuk doktoru olan Safiye Ali, fakir aileleri ücretsiz tedavi eder. Eline geçen ilk parayla da Süt Damlası Bakım Evi'ni açar. Çocuklara düşkün olan doktorumuz hasta ve zayıf çocukların tedavi edilmeleri amacıyla Hilal-i Ahmer Hanımlar Merkezi Küçük Çocuklar Muayenesini kurar.


Safiye Ali sadece doktorluk yapmakla kalmaz. Kız çocuklarının tıp eğitimi almaları için de eğitim vermeye başlar. Amerikan Koleji bünyesinden açılan ilk kız tıp okulunda ders vererek aynı zamanda Türkiye’de tıp eğitimi veren ilk kadın olur.

Altı yabancı dil bilen Safiye Ali, tıp uluslararası akademik kongrelerde de ülkemizi temsil eder. 18 farklı ülkede tam 300 kadın doktorun katıldığı Londra’da düzenlenen Beynelmilel Kadın Doktorlar Cemiyeti’nin kongresinde 25 kişilik delege meclisine girer. 

İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'da bulunan Doktor Safiye Ali ve doktor eşi Ferdi Ali, savaşta zarar gören kimsesiz çocukları tedavi eder, onlarla yakından ilgilenir. Savaş sırasında bombardımanlarla muayenehaneleri de küle döner ve doktor çift Türkiye’ye geri döner.

Safiye Ali’nin, doktorluğa adanmış ve ilk olmanın zorlukları ile geçen ömrü ironik bir şekilde sona erer. Kansere yakalanan başarılı doktor, Almanya’ya bu kez kanserle mücadele etmek için gider. Başarılı bir ameliyat geçirdikten sonra ülkesine geri döner. Lakin hastalık yakasını bırakmaz. Yeniden tedavi olmak için Almanya yolunu tutan ve hastalığı günden güne ilerleyen Safiye Ali’nin yorgun vücudu artık tedaviye cevap vermez.  Türkiye’nin ilk kadın doktoru ve ilk kadın tıp akademisyeni Safiye Ali, 5 Temmuz 1952 günü Almanya’nın Dortmund şehrinde hayata veda eder.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3182/ilk-olmanin-zorluklari-safiye-ali.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar