Öğrenci, Öğretmen, Okul

Eklenme Tarihi: 02.07.2019 09:15:00 - Güncellenme Tarihi: 07.04.2020 08:48:37


1.

Oku diye başlayan, beşikten mezara kadar ilim istemekle emrolunan bir medeniyetin insanlarıyız.

İlmin, cinsiyet farkı gözetmeden, kadın erkek herkese farz olduğu beyan edilen bir medeniyetin insanlarıyız.

Bilenlerle bilmeyenlerin kesinlikle aynı olmadığı, bilen kişinin uykusunun, bilmeyen kişinin ibadetinden daha faydalı olduğu ifade edilen bir medeniyetin insanlarıyız.

Bilenin mürekkebinin, bilmeyen şehidin kanından daha ağır olduğu kabul edilen bir medeniyetin insanlarıyız.

Bilmek, öğrenmek, bilgiye ulaşmak, bilgiyi edinmek için mesafe kavramının ortadan kalktığı bir medeniyetin insanlarıyız.

Bilginin, iyi, güzel, faydalı olmak kaydıyla, müminin yitiği olduğu ve bu yitiği kimin yanında, kimin yöresinde, kimin töresinde bulursa bulsun alması gerektiğini amentü gibi ufkuna asan bir medeniyetin insanlarıyız.

*

2.

Allah?ın Resulü (sav) ilmi faydalı ve faydasız olarak ikiye ayırır ve faydasız ilimden Allah?a cc sığınır.

Öyleyse okurken, öğrenirken, beşikten mezara ilim peşinde koşarken ilk önce dikkate almamız gereken husus, edindiğimiz bilginin mutlaka faydalı olmasıdır.

Edindiğimiz bilgi kime/ kimlere faydalı olacaktır?

Herkese, canlı cansız her şeye...

İşte öğrenmenin, bilmenin, bilmek için enerji ve para harcamanın, zaman tüketmenin, uykusuz kalmanın, anadan babadan kardaştan ayrılmanın, akla gelmedik sıkıntılara katlanmanın, üzülmenin, gerektiğinde göz yaşı dökmenin asıl amacı canlı cansız her şeye faydalı olacak bilgiyi edinmektir.

Çünkü bizler, insanların hayırlısı olabilmek için, insanlara faydalı olmanın gerekliliğini rehber edinmiş bir medeniyetin insanlarıyız.

Bu çerçevede faydalı bilgiler öğreneceğiz; bu faydalı bilgilerle insanların ihtiyaçlarını gidererek onlara faydalı olacağız ve böylece insanların hayırlısı olma mazhariyetine kavuşacağız.

Demek oluyor ki, insanların hayırlısı olabilmek için insanlara faydalı olmaya, insanlara faydalı olmak için de faydalı bilgilere sahip olmaya, faydalı bilgilere sahip olabilmek için de faydalı bilgiler peşinde koşmaya mecburuz.

Öyleyse, eğitimin, öğretimin, öğrenmenin ve öğretmenin, okumanın, bilmenin ana eksenini belirleyecek ve ana çerçevesini çizecek olan faydalılıktır.

Yani bizim medeniyetimizin insanları okumak için okumanın, öğrenmek için öğrenmenin, bilmek için bilmenin peşinde olmazlar, olamazlar, olmamalıdırlar.

Bir başka ifadeyle, bizim medeniyetimizin insanı malumat furuş olmanın; Hz Ali?nin (ra) ifadesiyle, bir nokta olan ilmi gereksiz bilgilerle çoğaltmanın, bilgiyi ana eksenden uzaklaştırmanın, onu ana çerçevenin dışına çıkarmanın, Anadolu insanının o enfes ifadesiyle ?boşa kürek sallamanın? tuzağına düşmemelidir.

Düşerse ne olur mu diyorsunuz?

Düşerse, hiç işe yaramayan, hayatta hiç karşılığı olmayan, ne kendisinin, ne öğrettiklerinin ihtiyacını gidermeyen, karın doyurmayan, derde çare olmayan bir yığın faydasız bilginin hamalı olur, tıpkı bugün çoğu insanımızın, çoğu diplomalımızın olduğu gibi...

Bu oluşun amiyane tabirle ifadesi, insanın nakit olan vaktini, bir avara kasnak gibi dönerek, boşa harcamasıdır.

Eskilerin ifadesiyle, hebaen mensura yani boşu boşuna bir harcayış, boşu boşuna bir ömür tüketiş...

Gerçekten de, yine eskilerin ifadesiyle ?benim oğlan bina okur, döner döner yine okur?un karşılığında edinilen bir yığın faydasız, işlevsiz, gereksiz bilgi...

Hayattan kopuk...

Hayatın gerçeklerinden uzak...

*

3.

Endülüs?ün bilge adamı, güzel insan İbn-i Haldun ilmi ikiye ayırır:

Zaruret için öğrenilen bilgi

Kemalat için öğrenilen bilgi

Ve bu ayırmadan, tasniften, sınıflamadan sonra hükmünü verir:

Zaruret için ilim öğrenmek, kemalat/ fazilet/ erdem için ilim öğrenmekten önce gelir.

Bir başka ifadeyle, belki kimileri için kemalat için ilim öğrenmek öncelik taşısa da, büyük çoğunluk için ilim öğrenmenin amacı zaruret nedeniyle ilim öğrenmektir.

Yani kimi tuzu kuru insanlar bilmiş olmak için bilmenin peşinde koşarlarken, büyük çoğunluk yaşamak için, daha iyi yaşamak için, kendilerine göre en iyi yaşamak için bilginin ve öğrenmenin peşinde olacaklardır.

Anlaşılacağı gibi okumanın, öğrenmenin, bilmenin, ilim sahibi olmanın amacı, ekseni, çerçevesi bellidir:

Yaşamak, daha iyi yaşamak, en iyi yaşamak için bilgi sahibi olmak...

Öyleyse?

Edindiğimiz bilgiler en azından bizim karnımızı doyuracak, en yukarıdan ise bize hayal ettiğimiz en iyi hayatı sağlayacak, en güzel hayatı yaşatacak özellikte olacaktır.

Bu amacı gerçekleştirmek için de bilginin, o bilgiye dayalı üretimin, inşanın, ihyanın, imarın hayatta karşılığı olmalı, bu karşılığın doğal sonucu olarak müşterisi bulunmalıdır.

*

4.

Bütün bu söylenenlerin muhatabı ise, bir milletin geleceği olan, geleceğe uzanan eli konumundaki çocuktur, öğrencidir, gençtir...

Bu bakımdan eğitimin, öğretimin ana unsuru çocuktur, öğrencidir, gençtir.

Milletler geleceğe uzanan elleri konumundaki çocuklarını, öğrencilerini, gençlerini iyi yetiştirmek, iyi eğitmek, iyi donatmak, iyi doldurmak, iyi inşa etmek, iyi imar etmek, iyi ihya etmek zorundadırlar...

Hele de bizim gibi ebed müddet çizgisinde bir millet olma sevdası taşıyan, kendine özgün muhteşem bir medeniyetin davasını güden, önderliğini yapan, sancağını taşıyan bir millet çocuğunu, öğrencisini, gencini özünden kaybetmeden çağın gereklerine göre donatmak, doldurmak, yetiştirmek için çok daha dikkatli olmak zorundadır.

Çocuğu, öğrenciyi, genci özünden koparmadan dolduracak, donatacak, yetiştirecek olan kişi ise öğretmendir.

Bu bakımdan, bu aşamada eğitimin ana unsuru öğretmendir.

Hal böyle olunca:

Öğretmenin zihnen, ruhen, örfen sağlıklı olması gerekir.

Anlaşılacağı gibi zihnen, ruhen, örfen sağlıklı olmayan kişilerden öğretmen olmaz.

Zihnen, ruhen, örfen sağlıklı olmayan kişilerden öğretmen olursa, onların dolduracağı, donatacağı, yetiştireceği çocuğun, öğrencinin, gencin zihnen, ruhen, örfen sağlıklı olması mümkün değildir.

Bu bakımdan öğretmenin özel kişiliğe sahip olması gerekir.

Her okuyanın, her diploma sahibinin öğretmen olmaması gerekir.

Hele de bu zaman diliminde, ailelerin çocuklarına çoz az zaman ayırdıkları göz önüne alınarak, öğretmen olacak kişilerin çok özel, örnek şahsiyetler olmasına özen göstermek icap eder.

Sadece diplomayla, sadece bilgi sınavıyla seçilecek olan öğretmenlerin gencimizi doldurması, donatması, yetiştirmesi; onu zihnen, ruhen, örfen sağlıklı kılması mümkün değildir.

Eskilerin ifadesiyle kişiyi yarım hoca dinden, yarım doktor candan ederse, yarım öğretmen de bir çocuğu, bir öğrenciyi, bir genci ve bir milleti geleceğinden eder.

Yarım öğretmenin dolduracağı, donatacağı, yetiştireceği çocuk, öğrenci, genç bizim çocuğumuz, bizim öğrencimiz, bizim gencimiz olmaz, olamaz.

Bizim olmayan çocuğun, öğrencinin, gencin getireceği gelecek de bizim milletimizin geleceği, bizim medeniyetimizin geleceği olmaz.

An itibariyle ülkeyi yönetenlerin, maalesef böyle bir tasaları, dertleri, meseleleri yoktur.

Hepsi de günü kurtarmak, kendilerine göre iyi donatılmış olan okulları, zihni, ruhi, örfi sağlığı bilinmeyen öğretmenlerle doldurmak peşindedirler.

Ve bu gidişin nereye olduğunun hiç farkında da, kaygısında da, tasasında da değillerdir.

Çünkü öyle bir meseleleri yoktur.

Oysa eğitim bir ülkenin en önemli meselesidir.

Milletleri geleceğe taşıyacak, gelecekte onurlu bir hayat yaşatacak olan eğitimdir.

Eğitimin ana aktörü ise öğretmendir.

Bu bakımdan öğretmen okuldan, okulun en iyi şekilde donatılmasından çok daha önemlidir.

Bir başka ifadeyle, önce öğretmen donatılmalı, sonra okul...

Çünkü iyi donatılmış, zihnen, ruhen, örfen sağlıklı bir öğretmen, en kötü şartlarda bile çocuğu, öğrenciyi, genci en mükemmel şekilde dolduracak, donatacak, yetiştirecek ve geleceğe hazırlayacaktır.

Fakat iyi donatılmamış, zihnen, ruhen, örfen sağlıklı olmayan bir öğretmen, en iyi donatılmış bir okulda bile çocuğu, öğrenciyi, genci dolduramayacak, donatamayacak, yetiştiremeyecek ve onu medeniyetimizin insanı olarak geleceğe hazırlayamayacaktır.

Medeniyetimizin insanı olacak insanımızı yetiştirecek olan öğretmenlere sahip bir eğitim anlayışına kavuşmak ümidiyle...

  

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3173/ogrenci-ogretmen-okul

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.01.2020 Akdeniz’de olmak ya da olmamak
03.12.2019 Kadına Dair Notlarım!
15.11.2019 Kaç Bakıcı Bir Anne Eder?
04.11.2019 Derin Devlet ve Devletin Derinliği
07.10.2019 Neme Lazım ya da Tasasız Olmak
22.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
21.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
11.09.2019 Böyük Türkiye'ye Büyük Oyun
05.09.2019 'Başlarım Sizin Kürdistan Davanıza!'
26.08.2019 Cinayet mi Kadın Cinayeti mi?
20.08.2019 Bu Topraklar Kılıç Hakkımızdır
05.08.2019 Tayyip Bey ve Cihan Devleti Yürüyüşü
30.07.2019 Ak Parti Nasıl Kurtulur?
22.07.2019 Türk Milletinin Ruhunda Devlet Geni Vardır
15.07.2019 Ölmesine İzin Verilmeyen Millet
09.07.2019 15 Temmuz Kıymeti Bilinmeyen Zafer!
02.07.2019 Öğrenci, Öğretmen, Okul
24.06.2019 Sayın Cumhurbaşkanı Mesajı Nihayet Aldı
18.06.2019 Firavunlar Kaybeder Mursiler Kazanır
10.06.2019 Eğitim Ayakta Durmak İçindir
03.06.2019 İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezsiniz
27.05.2019 S-400 ve ABD?nin Sancısı
19.05.2019 Cumhurun İstanbul Sınavı
31.12.2018 Karşı mahallenin hindisi!
16.12.2018 Yerel Seçimlerde Cumhurun mutlak ittifakı şarttır
28.11.2018 Belediye başkan adaylarına
16.11.2018 Sayın Cumhurbaşkanım bu milleti günaha sokmayın!
01.11.2018 Diplomasız ariflere sualimdir: Odun mu seçelim yoksa ceket mi?
24.10.2018 İttifak çok ince ayar bir iştir
13.10.2018 ?Vay anasını! Gördünüz mü? Papaz Brunson bırakıldı! Ben dememiş miydim??
08.10.2018 Karşılıksız para gibi karşılıksız diplomalar
02.10.2018 İdam adalet müebbet zulümdür
23.09.2018 Yerel seçimler milat olsun
30.08.2018 Kainat imamı, mesih, mehdi, Rabinoğlu FETÖ'nün hakkını yemeyelim
13.08.2018 Haçlı Kuşatmasında bir 'diktatör' Recep Tayyip Erdoğan
03.08.2018 Bir ana, bir bebek ve Amerikan ambargosu
23.07.2018 15 Temmuz bağlamında vatan hizmeti ve bedelli askerlik
15.07.2018 Eğitim kanayan yaramız
05.07.2018 Yirmi iki yıl önce ne demişiz?
29.06.2018 24 Haziran için ne demiştik, ne oldu, ne olacak?
23.06.2018 24 Haziran dünyanın sonu değil
19.06.2018 Seçim sonrasında yeni Türkiye
08.06.2018 Sağ ve sol arasında oy geçişleri
30.05.2018 Cumhur İttifakı içinde oy değişimi
20.05.2018 Dürüst ve cesur
12.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanım seçmenin aklını test etmeyin
02.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanına son çağrımdır
27.04.2018 Özlenen Birliktelik 'Cumhur İttifakı'
22.04.2018 Sistem değişirken
09.04.2018 Bir kahramanlık hikayesi
02.04.2018 Şeker Fabrikaları bağlamında 'Devlet'
19.03.2018 Tarih dönerse talih de döner
12.03.2018 Sayın Cumhurbaşkanının delikanlısı olmalı
01.03.2018 28 Şubat'tan Cihan Devleti'ne
31.01.2018 Biraz Şahadet Göderin'den Kızılema'ya
22.01.2018 BEDİRDEN HENDEK?E SURİYE HAREKÂTI
12.01.2018 SAYIN CUMHURBAŞKANIM KANAMAYI DURDURUN
03.01.2018 ON MİLYON İRANLI GÖÇMENE HAZIR MISINIZ?
28.12.2017 EY RABİNOĞLU FETULLAH TEVBE ZAMANI!
19.12.2017 TEPEGÖZ YA DA KART DOMUZ TRUMP
14.12.2017 KUDÜS GÜÇLÜNÜNDÜR
05.12.2017 FARZ-I KİFAYE YA DA TOPLUMSAL FARZLAR
30.11.2017 DÜNYA AMERİKAYI YARGILAMALI
20.11.2017 MEHDİNİN ASKERLERİ YA DA RABİNOĞLU FETULLAH?IN KULLARI
09.10.2017 AMERİKA BİTMEDEN DÜNYADA SAVAŞ BİTMEZ
29.09.2017 MTV YA DA DEVLET OLMAK BEDEL İSTER
20.09.2017 KALKAN TEOG?UN AKLA GETİRDİKLERİ
07.09.2017 BEŞ DİPLOMALI İŞSİZLER
28.08.2017 GÜÇLÜ KUVVETLİ KULLAR
16.08.2017 AK PARTİ'NİN ON ALTI YILI
09.08.2017 HIRSIZI DÖRT İŞLEMLE BULMAK
28.07.2017 MERVE KAVAKÇI'DAN ?KÖROĞLU GÖZÜN KÖR OLSUN?A
17.07.2017 FETOYİSTLERLE NASIL BAŞ EDECEĞİZ?
10.07.2017 UÇ BEYLİĞİNDEN CİHAN DEVLETİNE
01.07.2017 Mahatma Gandhi?den Gandi Kemal?e HAK YÜRÜYÜŞÜ
20.06.2017 İYİ BİR İNSAN OLMAK
12.06.2017 İLİM İSTEMEK
06.06.2017 ABD'NİN TÜRKİYEYİ İŞGAL HAZIRLIĞI
02.06.2017 ŞEHİTLER KERVANI UZAYIP GİDİYOR
23.05.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM BU MİLLET İSTEDİĞİNİZ HERŞEYİ VERDİ
16.05.2017 TALANLA BÜYÜYEN, YALANLA YÜRÜYEN DEVLET: ABD
17.04.2017 TÜRKİYE KAZANDI
08.04.2017 EVET?E ODAKLANIN
01.04.2017 SÜMÜKLÜ ADİL İKİNCİ ADAM MI?
13.03.2017 ALÇAK ÜLKE/ NETHERLANDS YÖNETİCİLERİ NE YAPMAK İSTİYOR
06.03.2017 PARTİCİ Mİ? PARTİLİ Mİ?
27.02.2017 EVET Mİ, HAYIR MI SÖYLE NEDİR SENİN CEVABIN?
19.02.2017 BU MİLLETİN TAMAMI VATAN HAİNİ Mİ?
12.02.2017 YA PRANGALI DEMOKRASİ YA DA CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ
05.02.2017 REFERANDUM YA DA MUHAFAZAKÂRLAR ARASI MEYDAN SAVAŞI
29.01.2017 DEVLETİ ASLİ GÖREVLERİNE DÖNDÜRMEK
25.01.2017 MİLLETİ YÖNLENDİRMEK ZORDUR
16.01.2017 CHP, NEREYE GİDİYOR?
09.01.2017 ALGI YÖNETİMİ VE MUSTAFA KUSEYRÎ
03.01.2017 ALLAH (C.C.) KUDRET ELİYLE İSLAM?IN SON ORDUSUNU SON VURUŞA HAZIRLIYOR
25.12.2016 CİA RABİN OĞLU FETULLAH?I OYUNA GETİRDİ
20.12.2016 ABD?NİN ORTADOĞU?DAN KOVULUŞU
07.12.2016 MEMURSEN YA DA AH AKİF AĞABEY
30.11.2016 'EĞİTİMDE MESAFE ALAMADIK'
20.11.2016 USÜL ESASTAN ÖNCEDİR
09.11.2016 ABD SEÇİMLERİNDE ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ
27.10.2016 BAŞKANLIK SİSTEMİ
12.10.2016 RABİN OĞLU FETHULLAH?IN SAPTIRDIKLARI
06.10.2016 ?EDERİ BİR DOLAR OLAN GERİ GELECEKSE, GÖMÜLMEYE DE HAZIR OLMALI?
23.09.2016 OHAL MUTLAKA DEVAM ETMELİDİR
17.09.2016 SABATAİZMDEN FETOİZME
08.09.2016 PKK ÜRETEN FETÖ BATAKLIKLARI