PKK'yı İç Siyasetin Parçası Yapmak

Hiç bir hukuki ahlaki ölçünün tanınmadığı bir seçim süreci yaşadık.

Artık sözün tükendiğinin sanıldığı bir noktada Abdullah Öcalan sahneye çıkarıldı. Tunceli Üniversitesinden İmralı'ya götürülen Ali Kemal Özcan, Öcalan'la görüştürülerek HDP seçmenine tarafsız kalma çağrısı yaptırıldı.

Çağrıya bölücü örgütün diğer türevleri ve aktörleri de müspet cevap verdiler.

Böylece Öcalan yeniden iç siyaseti tanzim eden bir aktör haline getirildi.

Ağabey Öcalan'ın yaptığı açıklama yetmemiş olacak ki, Osman Öcalan devletin televizyonuna çıkarılarak aynı çağrı tekrar edildi.

Bu iki Öcalan on binlerce insanımızın kanına girmiş iki kanlı katil. Biri içeride, öteki kırmızı bültenle aranıyor. Erbil'de ticaret yaptığı bilinen Osman Öcalan'a her nasılsa Türk istihbaratı bir türlü ulaşıp ele geçiremiyor. Ama aynı Osman Öcalan'ı TRT kolayca bulabilip, ekranlara çıkarabiliyor.

Bu olayın neresinden tutarsanız tutun tam bir skandaldır. Hatta dilim varmıyor ama on binlerce şehidin kanı üzerinde iki Öcalan'ın yürümesi, onların aziz hatıralarının çiğnenmesidir.

Abdullah Öcalan ile 2012-2015 yılları arasında da masaya oturuldu. O tarihlerde de çok yazılar yazdım. PKK'yı meşrulaştırıyorsunuz, özgüvenini artırıyorsunuz yapmayın dedim. Hatta bazı AK partili dostlara bu konuda brifing de verdim. Ama her şeyi biz biliriz kibri gerçeği görmeye mani oldu. Türk milleti iktidarın yaptığı bu yanlışın faturasını yüzlerce şehit vererek ödedi.

Faturayı başkaları ödedikçe bu tür ilişkilere girmek kolaydır, hele körleştirilmiş, idraki iğdiş edilmiş bir toplum söz konusu ise.

Ancak bu son olay bardağı taşırmıştır, bunun hiçbir makul izahı yoktur. Büyük psikolojik yıkım yaşayan terör örgütü yeniden mezardan çıkarılmıştır. Bundan böyle Fırat'ın doğusu için söylenen sözlerin hiç bir kıymet-i harbiyesi olmayacaktır. ABD niye PYD'yi muhatap alıyor, PYD bir terör örgütüdür kabilinden yakınmaların da hiç bir gerçek ve inandırıcı boyutu kalmamıştır. Apo'nun mesajı Osman Öcalan'ın televizyona çıkarılması ile binlerce şehidin kanları satılmıştır.

Hemen söyleyeyim İstanbul'u kimin aldığı çok umurumda değil, hepimizin umurunda olması gereken ülkemizin bekası, terörden kurtulması, adalet ve demokrasi ile yönetilmesidir. Bu kafa ile bunların hiç birinin olması mümkün değildir. Oğlu PKK ABD sorumlusu olan bir Doçent yasak olmasına rağmen Öcalan'la görüştürülüyor, belki ABD'nin mesajını götürüyor ve siz buna önayak oluyorsunuz. Hani sizin beka diye bir derdiniz davanız vardı? Bu ülkeyi uçurumun kıyısına getiren bu iki Öcalan değil miydi?

Öcalan'ın mesajından sonra MHP cenahından tepkiler geleceğini düşünenlere de bir çift sözüm var: MHP cenahından da tabanından da etkili bir reaksiyon gelmez. Çünkü Öcalan affedildiğinde o taban buna tepki göstermeyerek ideolojik anlamda bittiğini ilan etmişti zaten. Belki bir avuç kendi kendini kandırarak orada duran ülkücü gerçeği görecek bu çirkin oyuna tepkisini gösterecektir, geriye kalanları Apo ile aynı safta bulunmak belki rahatsız edecek ama tercihlerini değiştirmeyecektir. Çünkü MHP'yi yönetenlerin misyonu ülkücü hareketi baskılamak, milli bir iktidarın önünü almaktır.Onların derdi farklı düşünen ülkücülere saldırmak, geçmişte rahmetli Yazıcıoğlu'na yaptıklarını, şimdi de Akşener ve İYİ partiye yapmak.

Dün itibarıyla üç beş oy daha fazla almak uğruna tarihimizin en büyük suçları işlenmiştir. Bir gün bu ülkeye hukuk ve adalet geri dönerse buna çanak tutanların en ağır şekilde yargılanacaklarından hiç kimsenin şüphesi bulunmamalıdır. Teröristle iş birliği yapan ister iktidar ister muhalefet bunun hesabını vermelidir. Aksi takdirde ortada ne devlet kalır ne millet.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3131/pkkyi-ic-siyasetin-parcasi-yapmak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar